BİLGEN BİR ŞEYLER YAPABİLİR Mİ?
Eklenme: 20.12.2021 00:00:00

Onu zaman gösterecek.. Hafta sonu, HDPnin siyasi geleneğinden gelen eski bir dostumla sohbet ediyorum..

O sordu, HDPden ayrılan Ayhan Bilgen Kürtler ve Siyasal Parti oluşumu noktasında siyasi kulvarda, bir şeyler yapabilir mi?..

Ya da, HDPden kopmalara yol açar mı?..

Soruya yanıt vermeden önce, HDP ve öncesindeki siyasi partilerin hayat hikayesine bakmak lazım..

Mevcut gelen-giden partiler sürekli siyasi tartışmaların odak merkezinde oldular?..

Neden siyaseti ve varlıkları hep, polemik mevzusu ikmal ederek, tansiyonu yüksek konumda oldular.

Bunları öncelikle bir analiz edelim, isimlendirelim!

Ana gerçek şudur..

Ki bugün değil, 90lardan günümüze kadar kesintisiz devam ede gelmektedir; siyasi tartışmaların merkezi oluşu.

HDP dhil

Öncesinde geleneği sürdüren siyasi partiler, düz ovada siyasetlerini bağımsız, özgür ve şiddetten ırak bir yol seyri içerisinde, ortaya koymadılar/koyamadılar?.

Ya da koymada imtina ettiler.

Bu da hep tartışılan oldu..

Tercih edilen bir yol mu, yoksa stratejik bir planın parçası mı, her ne ise!..

Ana akıl, Güneydoğu eksenli varlık siyasetle değil, şiddetin ürettiği korkuyla bir şeylerin olabileceğine meyil verildi

***

Kanaat mi, inanç mı, dikte mi?

Tabi bir de, dönemin devlet çarkı içerisine sızmış illegal oluşumların yarattığı şiddet!

Vesayet üreticiler

Oluşan ve oluşturulan iç, dış destekli kaotik ortam

Günün siyasi konjonktürü..

Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinin, Türkiye üzerinden tarihsel hesap üretmeleri

Bir bütünlük içerisinde Kürtlerin nam-ı hesabına sahne alan siyasi kimlikler, kırsalla biat edici kalıp, durdular..

Yani PKK ile ilişkiyi önemsedi ve bunu da siyasi arenasında baskı mekanizması olarak, kullandı!..

Bu rotada hayli de etkili oldu diyebiliriz..

Ben varsam, siyaset vardır ve Kürt vardır..

Ben yoksam; kimse de yoktur

Nitekim, HDPnin geleneğinden gelen tüm partilerde görev üstlenen siyasiler öz irade ve zihinleriyle varlık göstermediler..

Birileri istedi, işaret etti, olsun dedi, misyon aldılar..

PKK ne dediyse, o

Ki bu politika hem siyasilerde hem de bölge insanında, çeşitli etkenlerin dayatmasıyla kabul görüp, kanıksandı..

Şiddetin üretimi olarak, yaşanan kayıplar, ölümler de ailelerde yarattığı travmatik ruh hali, birçok şey bu alana, meyil vererek katkı sundu.

***

En önemlisi de!..

Yaşamın her alanında oluşan ve adına mahalle baskısı verilen domino taşı misali etkileşim, ne bölge insanını ne de siyasileri ve ne de yeni bir arayışa girme adına, zihin işletenlere imkan ve yol tanınmadı..

Vesayet geliştirdi..

Şiddet, korku, endişe, kaygıyla duvarlar örüldü..

Karşı çıkan, azıcık sesini yükselten, ya da bu yol bana göre değil diyen ya infaz edildi ya da istenmeyen adam ilan ettirilerek, aforoza uğradı!..

Şöyle hafızaları yoklarsak, son 30 yılda kimler geldi, kimler geçti, kimler infaz edildi, kimler istenilmeyen adam ilan edilerek, terk-i diyara mahkum bırakıldı?..

Gerçek şudur ki, ne dün ne de bugün HDP ve geleneğinden gelen partilerde Kürtler söz sahibi olmadı, olamadı ya da bırakılmadı?

Kürtler adına Kürt olmayanlar, söz sahibi oldu..

Görüntüde Kürtler, ama arka fonda vesayet üreten diasporalar

En haşini de, Türk solu..

Bugün bile, bileşenlerden söz edilince, ana akımda onlar var

Celladına aşık misali..

***

Netice itibariyle!..

30 yıllık PKK patentli faaliyet gösteren siyasi partiler de vaki değil, isyan bayrağı çekip yeni bir parti kurma adına, ayrılıp saf oluşturmaya kalkınması!

Şiddete karşı çıkması

PKK ile aramıza mesafe koyalım düşüncesinin, Kral çıplak deyip, dillendirilmesi.

Kars eski Belediye Başkanı Ayhan Bilgenin ortaya koyduğu irade bu yönde, bir ilk..

En kritik dönemde, en stratejik davanın görüldüğü zamanda, HDPden istifa ederek, Yeni bir Kürt Partisi kuracağını açıklıyor olması dikkate değer..

PKK ilişkisi düz ovadaki siyasette ne değişti de, bu hamle gelişti derseniz, buna dair çok şeyler anlatılabilir?

Peki, Bilgen ne yapabilir?

Ya da, kendi söylem, eylem ve ortaya koyduğu politika açısından, bir değişim, farklılaşma, yeniliği öne çıkaran akıl üretebilme ortamı elde edebilir mi?

En önemlisi PKKnın kendi kulvarında giden siyasiler üzerine oluşturduğu korku dehşetini kırma adına cesaret ortaya koyabilir mi?..

Doğrusu yolun başı, zaman ne gösterir bilmem..

Ama şu ifadesi düşünce üretmiyor değil..

Farklılık adına.. Kimlik siyaseti, sorun çözücü değil diyor..

Diyeceksiniz ki, bu ifade bile bir korku ve endişe içermiyor mu, siyasetin özgürlüğü adına!

Doğru!

***

Tabi bir de, Bilgenin daha bir kaç ay öncesine kadar aynı safta yol yürürken. Parti faaliyetlerinde..

Parti liderinin sağında ve solunda

Kendi oturduğu koltukta..

Hendek-barikat olaylarında..

Gezi faaliyetlerinde

Neleri söylediği, nelere dikkat çektiği, hangi söylem ve eylemlerde bulunduğunu da göz önüne getirdiğinizde, yine aynı soru karşımıza çıkmıyor değil..

Ne değişti yol ayrımına gelindi?

90larla günümüzü kıyaslarsak elbette ki çok şeyler değişti minvalinde konuşulabilir!?..

*Özellikle PKKya karşı yürütülen etkili mücadele bir çok kırılma yarattığı gibi, bölge insanında korku ve kaygı üretici sinmenin de kabuklarını kırmadı değil

Bir özgüven gelişti herkeste..

Korkular atıldı..

Ki, Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti de çok tabuların devrilmesini sağladı..

Özü itibariyle, siyasetin ve düşüncenin, farklı konuşmanın, dillendirmenin önü açıldı diyebiliriz?..

Ben Bilgenin çıkışını, bu kulvarda değerlendiriyorum

***

Siyasette bir şey değiştirebilir mi?..

Ya da etkisi ne olabilir?..

İşte o noktada pek de beklentisi yüksek biri değilim

AK Partiden de, vesayetçi CHPden de, Milliyetçi İpten de kopup parti kuranların, Türkiyenin siyasi atmosferinde ne kadar rüzgar estirici olma gerçeğinde etkili oldularsa da, Bilgenin etkisi de onların bir alt kodunda olur diyerek, yazıya nokta koymak istiyorum..

çünkü, Bilgen eksenli gelişen siyasi faaliyetleri daha çok irdeleyip, konuşacağız, çalışacağız..

Eski HDPli dostun ifadesiyle silahlar konuştuğu sürece, siyaset be kezlik kulvarından çıkamaz..

***

GÜNÜN SÖZÜ

Olabileceğiniz kişi olmak için asla geç değildir.