Ülke sathında bilmem!
Ama Diyarbakır'da "seçim havası" yok!
Caddeler.
Sokaklar, billboardlar.
Ya da, Parti teşkilatlarının vitrinleri, henüz süslenmiş değil.
AK Parti.
DBP/HDP.
çatı Adayı destekçisi partiler de dhil olmak üzere.
Düne kadar Cumhurbaşkanlığı "seçimiyle" ilgili bir aksiyonları pek gözükmedi.
***
Ancak, bugün itibariyle, hareketleneceğe benziyor...
Lakin Mecburlar.
çünkü hafta sonu seçimin iki favori, adayı Diyarbakır'a geliyor.
Cuma. Ve Cumartesi günü trafik yüksek olacak.
İlk önce, Ekmeleddin İhsanoğlu gelecek.
Onun geliş günü, Cuma günü!
Doğrusu, mitin yapacak mı, yapmayacak mı henüz belli değil.
Ama aldığım bilgiye göre!
Ki kesin gözüküyor.
İstasyon meydanında "fiyasko" yaşamamak için, "mitingden" imtina edilecek miş.
Partililerin de, "isteği" bu yönde imiş.
Aman ha!
Denilmesin ki, "Ekmeleddin Diyarbakır'a 500 kişiyi bir araya getirmedi" diye.
***
Takdir edersiniz ki;
çatı Adayı'nın en büyük destekçisi Kılıçdaroğlu!
Kendileri üç seçim geçirdi.
Ama bir tekinde bile Diyarbakır'da "miting' düzenleme cesaretini gösteremedi.
O da, "salon" toplantılarıyla yetinip, gitti.
En son Diyarbakır'a gelişi, Ramazan öncesiydi.
Öyle ki, Ankara'dan gelmeden önce Diyarbakır'a gidip "Eylem yapan Ailelerle" buluşacağım dedi.
Diyarbakır'a geldi, ailelerle görüşmedi.
Partisinin bir iki milletvekili gidip görüştü.
Yani biliyor ki, Diyarbakır'da CHP'ye "ortaya konulan ikiyüzlü siyaset" nedeniyle ekmek yok.
Ankara'da ayrı, Diyarbakır'da ayrı siyaset!
Oy getiri noktasında "maya" tutmaz!
***
MHP deseniz hiç yok.
Bir miting yaptı, 500 kişi toplayamadı.
Diğer 7 parti ise, "şehrin" siyasi duruşu karşısında, tabela partisi!
Peki, Ekmeleddin İnsanoğlu Diyarbakır'da nasıl bir program uygulayacak?
Denilene göre;
Destekçi partililerle görüşmelerde bulunacak.
STK'larla otel salonunda buluşacak, fikir alış-verişinde bulunacak.
Sonra tarihi meknların geziyle, Diyarbakır turu bitecek.
***
Dediğinizi duyar gibiyim!
Diyarbakır'da bir mesajı olmayacak mı, ya da seçim vaadi.
Seçmenden, "oy isteme" gerekçesini sunmayacak mı?
Miting olmayacağına göre, basına beyanatı muhakkak ki olacak?
Doğrusu bu soruyu yazı notuyla nasıl, irdeleyebileceğimi düşünürken!
Dün gece kendisi cevap mahiyetiyle konuştu.
Diyarbakır'a gidişi ve burada verebileceği mesajlar noktasında, katıldığı bir canlı yayın programında bu soru ikmale geldi.
Diyarbakır'da ne konuşacaksınız diye?
Cevabını pür dikkatle takip edip not aldım!
Kısa, tek cümlelik ifadesi oldu.
"İnsan Hakları.
Demokrasi kelimeleriyle, "sosyal ekonomiden" söz etti.
Savaşı terk edip, barışa çalışacağız!"
***
Dikkatimi çekti!
Konuşmasının içerisinde tek bir "Kürt" kelimesi ifadesini kullanmadı.
Ne Kürt sorunu.
Ne Güneydoğu sorunu.
Ne de başka bir isimlendirmede bulunmadı.
Değinmedi bile; Güneydoğu'nun "kanayan dram" hadisesine.
çözüm sürecinin adını deseniz, ağzına almadı.
Eee diyeceksiniz ki, destekçi 9 siyasi partinin görüşü ortada!
Kendisinin de düşüncesi belli.
Velhasıl, "Kürtlere" bakışı hepimizin malumu.
Zaten Ekmeleddin'in de!
9 çatı partinin de pek "Kürtlerden" beklentisi yok!
Olmasını da beklemek, abesle iştigal.
çünkü ismi gibi biliyor ki Kürtlerin bu seçimde iki tercihi var.
Ya Demirtaş, Ya Erdoğan, başkası yok!
***
Cumartesi gününe gelince!
Başbakan Erdoğan gelecek.
Diyarbakır programının "detayı" henüz resmi olarak açıklanmadı.
Kesin olmamakla birlikte!
Erdoğan, Diyarbakır'a öğleden sonra gelecek!
Saat 15.30'da, İstasyon meydanında, partisinde organize edilen mitinge katılacak.
Neler konuşacak derseniz?
Tekirdağ, Samsun'da ve Erzurum'da, Şanlıurfa'da yaptığı konuşmadan farklı, bir "mesaj" doğrusu beklemiyorum.
***
Ama ağırlıklı olarak;
Kürt sorunun çözümü yönündeki, "süreci" detaylandıracak!
Güvence verecek!
Ki bunu her yerde ifade ettiği gibi, seçim manifestosunda da belirtti.
"çözüm süreci kesintisiz devam edecek. Daha atılacak çok demokratik adımlar var" diyecek?
En son, "çözüm sürecini" ete-kemiğe büründüren, "çözüm paketine" vurgu yapacak.
Eve dönüş çağrısında bulunacak.
Dağkapı'daki "Annelerin" sesini İstasyon meydanında bir kez daha, duyuracak.
Anlayacağınız!
Özetle!
Erdoğan diyecek ki, 12 yıllık icraat ortada, vaatlerim de bunlar "Kürt kardeşlerimden, destek bekliyorum" diyecek.
***
Zaten!
Sonu belli bir seçim, 10 Ağustos seçimi!
Tarihsel öneme sahip!
çünkü ilk kez, Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanını "halk" seçecek.
Yani Cumhur tercihini ortaya koyacak.
Her ne kadar, "karşı tezde" duranlar var ise de.
Kendilerine özgü ürettikleri "Erdoğan olmasında kim olursa olsun" sloganı vaki ise de!
Görünün köy kılavuz istemez misali; "Hal-i lem" ortada!
***
Gelirsek!
Selahattin Demirtaş'a.
Diyarbakır programının içeriği henüz, deklare edilmiş değil.
Nitekim daha Yurtdışı gezimini yeni tamamladı.
Dün, yurtta döndü.
Bugün de Batman'da, "seçim startını" verecek.
Zaten, Diyarbakır Demirtaş için "kalem" dediği bir şehir.
Onun için de, "son hamleyi" büyük olasılıkla Diyarbakır'da yapacak.
***
Anlayacağınız!
Hafta sonu, Diyarbakır bir hayli hareketlilik yaşayacak!
Bakalım, Cumhur demokrasi adına nasıl bir "tercih" ortaya koyacak?
Onu da 10 Ağustos'ta hep birlikte göreceğiz.
Ama ön görüm şunu ifade ediyor;
"Yeni Yaşam çağrısı" beklenin ötesinde "tabuları" yıkan bir sonuç alacak.
Hiç kuşkusuz ki, 76 milyon Türkiye'nin ortay paydası hep şu ifadede kilitlenmiyor mu?
Neoliberal, antidemokratik düzen içinde, tekçi-mezhepçi veya ulusalcı anlayışlar arasında bir tercihe zorlanmayı reddediyoruz."
Mevcut adaylar içerisinde bunu da ifade eden düne kadar sadece Kürtlerin, bugün ise, Türkiye'nin "bütünlüğüne soyunan Selahattin Demirtaş.
Yorum sizin!