Altılı masanın işbirliği maratonu startını alırken, şöyle demiştim!.. Fikirleri de, zikirleri de beş benzemez olanların, libası dikiş tutmaz!.. çünkü, mevcudiyet dış orjinli bir yamama olduğu için, mal çürük.. Hele ki, herkes ben iyi terziyim gibisinden usta kesilince, ne iğnenin, ne de ipin kıymeti harbiyesi kalmaz!
***
Ki hal-i alem orta yerde cereyan ediyor.. Seçim sath-ı mailine girildi, ama hala onları bir arada tutacak olan, Cumhurbaşkanı adayı noktasında, mutabakata varmış değiller.. Ne bir isim üzerinde uzlaşı ne de bir kaç isim üzerinde; tercihsel seçim gibi demokratik süreci işletebilmiş değiller.. Herkesin hesabı başka!..
***
Kılıçdaroğlu hem masadan, hem de parti içerisinden adaylığıyla alakalı vize almış değil.. Ama, her ortamda ben varım diyor.. Rakip gördüğü İmamoğlu ile Yavaşa karşı görevinizi yürütün mesaj ve hamleleriyle, arenadan uzak tutuyor.. Ki tüm sloganları da, teşkilat hareketlerini de, kendisine odaklı, geliştiriyor
***
Siyasal iktidarı da, seçime odaklı iş, eylem ve söylemlerinin kendisine odaklı gelişmesi yönünde, politika üretiyor.. Özetle, Kılıçdaroğlu kendisine has bir politikayla, Cumhurbaşkanlığı adaylığını masanın üyeleri kadar, Parti ve Kamuoyu nezdinde, dikte ediyor.. Tek aday benim!
***
Malum, altılı masanın ikinci tur oturumları ise 2 Ekimde başlıyor.. O güne dek- Kılıçdaroğlu özellikle altılı masada kendi adaylığını kesinleştirebilir.. Ama ben buna pek ihtimal vermiyorumçünkü, en büyük rakip Akşenerin adaylık noktasındaki tavrı
***
Yani, masanın Ablası Akşener.. Seçim sonrasına odaklı hesap içerisinde olduğu herkesin malumudur!.. Cumhurbaşkanı adayı benim adamım olsun ki Parlamenter sisteme geçişte, icraatın başında, ben olayım diyor.. Yani Başbakanlık.. Ki, Kılıçdaroğlunun adaylığına sıcak bakmayan masadaki isimlerin başında geliyor.. Ve bunu bariz şekilde ortaya koyuyor..
***
Nitekim, son İstanbul Büyükşehir Belediyesine yaptığı, zabıtalı, kırmızı halılı ziyaret ve karşılama, her şeyi ifşa etti.. Ben, İmamoğlunu istiyorum.. Kaldı ki, İmamoğlunun kibirli çıkışlarıyla oluşan itibar kaybını yeniden canlandırma adına adaylığıyla alakalı ısrarcı tutumuna odaklanıp, beni de hesaba katın diyor..
***
Ki bu ikilem, kaldı ki İmamoğlu için yeni parti kuruyor, kurmayı düşünüyor gibisinden kulis bilgilerinin de akması sadece 6lı masayı değil CHP açısından dibine bomba konulmuş bir hal kazanıldı.. Kılıçdaroğludan da ağırlıklı olarak İyi Partinin İmamoğlu eksenli dayatması sessizlik içerisinde giden Mansur Yavaşın elini de havaya kaldırabilir?!
***
Ki günün sonunda İyi Parti, Yavaşın adını masaya getirirse, şaşmayın.. Diyeceği şu; Siz Cumhurbaşkanı adayı CHPli olsun demiyormuşsunuz! Aha buyurun, Yavaş da CHPli değil mi?.. Reis adayı Yavaş olsun derse, bilelim ki altılı masanın dışındaki ters köşe olmaz!?..
***
Diyeceksiniz ki geriye kalanların hesabı nedir?! Hem cumhurbaşkanlığı hem de parlamenter sistem de; yekün bir temsiliyet alabilmek istediklerini sağır sultan biliyor. Ama garantili istiyorlar.. Onun için de, dikkat edilirse küçük partiler 2023e odaklı tüm faaliyetler, mutabakat metnine dökülsün diyor.. Yoksa; işbirliğimiz hiçbir şekilde mutabakata dönüşmez, herkes kendine olur.. Babacanın Partim var, Davutoğlu duayen benim, devleti tanırım, Karamollaoğlu, ittifak değil, işbirliği diyor..
***
Bir de, dış kapının mandalı konumuna sokulan ve oyları çantada keklik görülen, HDPde, iktidar kadar muhalefete de kılıçları çekip, fena şekilde artık diş gösteriyor.. Ne diyor, bizim olmadığımız masaya desteğimiz olmaz şayet işbirliği ve mutabakat var ise, aynı karede olmalıyız.. Nitekim, HDP hal-i hazırda altılı masanın en büyük çıkmazı.?
***
Pervin Buldan ne diyor?.. Hiç kimse HDP üzerinden siyaset yapmasın. HDPyi siyasi malzeme haline getirmesin. Herkes haddini bilsin. HDPyi ağzına alırken bin kere düşünsün..
***
Evet, altılı masa pamuk ipliği gibi!.. Gelinen aşama itibariyle, koptu kopacak.. Özellikle seçimi destek noktasında kazanabilecek kilit parti HDPye, İyi Partinin olduğu masada olmayız, söylemi.. Ki, Gürsel Tekinin HDPye bakanlık verilmesiyle başlayan tartışmalar, krize dönmüş görünüyor.. Her ne kadar, nabız yoklama, sahanın tepkisini ölçme olarak görüyor ve ittifak kurulursa etkisi ne olur, hesabı var olduğu düşünülse de; gerginlik hakim!
***
CHPden İyi Partiye, HDPden altılı masanın topyeküne tepki odaklı mesajlar gitmiyor değil Önceki gün İyi Parti Genel Sekreteri Uğur Poyrazın şu cümlesi, kafa karıştırdı.. Seçime giderken şu an CHP ile ittifak kurmadık? Ki bu ifade bir anda şu soruyu ikmale getirmedi değil ipler kopuyor mu?
***
Bir de, CHPli eski Milletvekili Barış Yarkadaş ile İyi Parti arasındaki ihale tartışması da, tansiyonu yükseltiyor.. Karşılıklı suç duyuruları.? Ne diyor Yarkadaş; HDPlilerin verdiği oylarla belediye başkanları seçilecek, o belediye başkanlarının dairelerinde daire başkanlarınız oturacak, genel müdürleriniz olacak, ihaleler alınacak sonra da diyeceksiniz ki Biz HDPyi meşru saymıyoruz.bu nasıl bir siyasi tavırdır.
***
İyi Partili Poyraz Yarkadaşın iddiaları üzerine İYİ Parti adına Suçu bildirmeme ve İftira suçlarından suç duyurusunda bulundu. Poyrazın avukatı Eray Gülcü, suç duyurusuna ilişkin yaptığı açıklamada Barış Yarkadaş açıklamaları ile; herkesi zan altında bırakmıştır dedi.
***
Kaldı ki, Birkaç gün önce 6lı masanın yüzde 0.6lık prensi konumundaki Gültekin Uysal da döktürdü.. Ankara Belediyesine ilişkin zehir zemberek bir konuşma yaptı. Söz örgütü var diyerek, Türkiyenin en büyük partisi rantiye partisidir. Ankarada çeteleşmiş bir yapı var, kimisi iktidar partisinden, kimisi muhalefet partilerinden seçilmiş, cürüm oluşturmak için örgütlenmiş bir suç şebekesi...
***
Ancak bu çıkışa dair üzerinde duran olmadı.. Niye bilinmez bir denklem olsa da özünde şu ifade edilir.? Uysalın bu söylemi gerçekten bir yolsuzluğun ve usulsüzlüğün deşifresi mi yoksa, bu ifadeler üzerinde siyasi bir çıkarım mı var?! Netice itibariyle, altılı masanın hal-i hiç de iyi bir hal içermiyor!.. Görünen o ki, kazanı önümüzdeki günlerde daha haşin ve azgın bir şekilde; taşmaya devam edecek! Sizce
***
CHP 99 YAŞINDA!
Bir asrı devirmek, her siyasal akıma ve partiye nasip değil?!.. Ama CHPye nasip!.. Peki, bir asır ömre sahip bir parti, neden sürekli eleştiri konusu ve neden, tek parti şeflik döneminin dışında, tek başına salt çoğunlukla iktidar olmadı?.. Ki bu gidişle olacağı da pek gözükmüyor ise de?!..
***
Niye derseniz!.. çünkü, Atatürk partisi hiç ama hiç olmadı!?.. İnönü fikriyatlı dış orjinli bir proje olarak, kendini idame etti.. Atatürk dedi, Atatürkü sömürdü!.. Kuvayi Milliye ruhu dedi dış güçlerin güdümünde, batıla odaklı bir ruhun arkasından gitti!
***
Her söylemi, her işlemi, her beyanı ortaya koyduğu siyasal duruşu, ne milli, ne yerli oldu.. Tamamen gayrimilli yolara düşüp, saptı Millete rağmen, milleti dışlayıp, batılı kutsadı...
***
Ve sürekli, yüzde 75 oranındaki milletin CHPye karşı duruşu ve iktidar şansını vermemesinin tek nedeni; Cumhuriyetin bağrından(!) çıkan ilk siyasi parti olma hasebiyle salih olmadığı gerçeğidir!
***
Onun için, CHPye her yaş gününde, söylenen şudur!.. Bir asırdır çıktığın o yörüngeden dön ve milletin ortak malı olmaya çalış.. Laikliğin ipine sarılıp, Müslüman mahallesinde salyangoz satma gaflet ve delaletinden kendini arındır.. Ki, milli ve yerli olasın! Ama nerdeeee?!
***
GÜNÜN SÖZÜ
Merhaba arkadaşlar, sağol abla(İstanbul Belediyesi önü)
Failed to load the video