Kahrolası!
Tarihi bir yapı…
Tescillenmiş bir Diyarbakır evi…
Ama virane olmuş…
***
Bir okurum gönderdi!
Not düşerek…
Tepkisini de, "dillendirip" söylüyor…
Hendeği anladık…
Barikatı anladık…
Terörü…
Şiddeti, operasyonları anladık…
***
Binlerce yıllık; "kültürü" bağrından yaşatan…
Tarihi…
Açık hava müzesi diyerek, övündüğümüz…
Taşlı evler…
Taşlı mabetler…
Mekânlar…
***
Camiler…
Hanlar…
Hamamlar…
Kiliseler…
Havralar… Ne derseniz!
Yakıldı.. Yıkıldı?
Harap edildi…
İnsanlık kadar; "tarihi de" yok ettiler…
***
Ama!
Bugün diyoruz ki; "yeniden inşa" edeceğiz…
Küllerinden "ayağa" kaldıracağız…
Yeni bir Sur…
Yeni bir tarihi "restorasyonla" ihya edeceğiz…
Elbette ki, her yıkımın bir inşası vardır…
Olmalıdır…
Lakin giden gelmiyor…
***
İşte bu noktada!
Resim'deki gördüğünüz yapı da…
"Giden gelmiyor" noktasında…
Bu yapı…
Melik Ahmet Caddesi'nde…
Yani Ziya Gökalp Mahallesinde bulunuyor…
***
Eski bir Diyarbakır evi…
Havlulu…
Tek katlı bir yapı idi…
Ki daha bir kaç yıl öncesine kadar; "otel" olarak faaliyet gösteriyordu..
Tescilli bir tarihi mekân…
Dokunulamaz…
***
Lakin gelin görün ki…
Bugün…
Bırakın, hendek ve barikat "terörünü"
Bir insanlık terörü var…
Evin bir bölümü; yıktırılmış…
Şimdi "otopark" olarak kullanılıyor…
***
Yapı kime ait bilmiyoruz…
Otopark yapanlar da kim belli…
Ama bildiğimiz!
İşlemeli sivil bir mimarı olan…
Birçok figür ve yazı, bulunan…
Tarihi ev;
İşte gördüğünüz gibi "kaderine" ticari kazanç adına terk edilmiş…
Görün…
Görün de ibret-i âlem olun…
***
Doğrusu!
Resim…
Genel itibariyle, verdiği mesajda şunu söyletiyor…
Tarihe…
Tarihi mirasa…
Ey sizler…
"İhanetlik ve kalleşlik" yapıyorsunuz!
Bu bir cinayettir…
***
Bakalım!
Yürek burkan; "yıkıma ve tarihe".
Kim, kimler?
Ne diyecek?
Nasıl bir gerekçe ve savunma, verilecek…
Ya da bir "müdahale" olacak mı?
Hep birlikte göreceğiz…
***
Diyeceğim şu ki…
Tarihine,
Kültürüne,
Medeniyetine sahip çıkmayan…
Geleceğine de…
Yarınlarına da; "sahip" çıkamayacağı gibi…
"Güveni de" yoktur…
***
Biliyorum!
Diyeceksiniz ki, "bunun gibi" onlarca yapı var…
Evet…
Ne diyoruz, Diyarbekirim!
Taşı gibi bahtı da kara…
Vesselam…
***
REFERANDUM'A DAİR ANKET
Muhtemelendir ki.
Referandum, Nisan sonu veya Mart başı…
Yani kısa bir zaman dilimi var.
Ki 7 Şubat sonrası, "referandum'a dair, bir hayli atmosfer gelişecek.
Peki, daha ilk günden; "halkın" gelişmelere dair, fikr-i beyanı ne?
Daha açık ifadeyle; "ne düşünüyor, neyi nasıl anlıyor?
***
Diyarbakır'a dair, söz'ün dünkü manşeti cevap veriyor.
Mini bir nabız yoklama…
Ortak mesaj şu…
"Yetmez! Ama Evet..."
Yani, Diyarbakır şu an için, "sistem değişikliğinden" yana görünüyor..
Tabi, AK Parti'nin bölgeye "taahhütleri"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, "sistem değişikliğinde" neler olabileceğine dair vereceği mesaj…
Çok ama çok; "farklı bir rüzgârın" esmesine neden olabilir…
Bunu zaman gösterecek!
***
Gelirsek…
Türkiye bu konuda, hangi "kulvarda" seyrediyor?
Bu konuda, önceki gün Adil Gür'ün bir araştırması kamuoyuna düştü.
Bakalım sonuçlar neyi gösteriyor.
***
Anayasa nedir?
Vatandaşlara, hiçbir uyarı ve hatırlatma yapmadan, Anayasa’yı tanımlamasını istediğimizde;
Yüzde 17,5’i Devletin koyduğu kanunlar,
Yüzde 9,1’i Kanunlar,
Yüzde 7,9’u Yasaların tamamı,
Yüzde 4,6’sı Yönetim biçimi,
Yüzde 2’si Hak ve Hürriyetler şeklinde tanım yaparken,
Yüzde 31,3’ü bu konuda fikir beyan etmemiş-ya da-edememiş!
Soru: Şu an Türkiye’de yürürlükte olan Anayasa kim tarafından, ne zaman yapıldı biliyor musunuz, söyler misiniz?
Yaklaşık her 2 kişiden biri yürürlükteki Anayasa’nın ne zaman yapıldığını bilmiyor!
***
İlk 4 maddeden bilinenler
Soru: Anayasa’nın ilk 4 maddesinden bildikleriniz var mı varsa söyler misiniz?
18 yaş ve üzeri her 100 kişiden 50’si Anayasa’nın ilk 4 maddesinden herhangi birini bilmemektedir.
Yüzde 39,4’ü “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir”,
Yüzde 33,0’ü “Dili Türkçe, bayrağı ay yıldızlı al bayrak, milli marşı İstiklal Marşı, başkenti Ankara’dır”,
Yüzde 26,1’i “Anayasa’nın ilk 3 maddesi değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez”,
Yüzde 25,4’ü “Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” maddelerini söylemiştir.
***
Yönetim sistemi hakkında bilgi
Soru: Türkiye’de son dönemde bir sistem tartışması yapılıyor. Türkiye hangi sistemle yönetiliyor? Biliyor musunuz?
Türkiye’nin parlamenter sistemle yönetildiğini bilenlerin oranı kasım ayında yüzde 72’ye çıkmıştır.
***
Parlamenter sistem nedir?
Seçmene kendiliğinden olarak ‘Parlamenter Sistemin’ ne olduğunu sorduğumuzda;
Yüzde 31,1’i Meclis-Milletvekilleri şeklinde tanımlama yapmıştır.
Ayrıca yüzde 8,0’i Halkın seçtiği yönetim-Demokrasi,
Yüzde 4,6’sı halen yönetildiğimiz sistem,
Yüzde 4,0’ü Partili sistem şeklinde tanımlamıştır.
Seçmenin yüzde 47,6’sı ise bu konuda fikir beyan edememiştir.
Türkiye’yi kim yönetiyor?
Soru: Türkiye’yi kim yönetiyor?
Ocak 2016’dan bu yana Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönettiğini düşünenlerin oranında yüzde 20,4’lük artış olmuştur.
(% 59.3’ten %79,7’ye).