Dicle Edaş…
Dünkü yazıma, "açıklama" göndermiş…
Tabi, bildik beyan…
Klişeleşmiş ifadelerden oluşan bir beyan!
Yazımdan bir paragraf alınmış…
Ve bunun üzerinden, söylenilmiş…
Diyor ki…
Çiftçi'nin enerji "borcuna" ilişkin bankalardaki hesaplarının bloke edilmesi…
Paranın "tahsiline" gidilmesi..
2014 yılındaki "Bakanlar Kurulu'na" istinaden değil…
Uygulama…
22 Şubat 2017 tarihinde "resmi gazetede" yayımlanan karar üzerine…
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın, 2017/14 numaralı;
“Tarımsal Sulamaya İlişkin Elektrik Borcu Bulunan Çiftçilere Bu Borçları Ödeninceye Kadar 2017 Yılında Tarımsal Destekleme Ödemesi Yapılmamasına İlişkin Uygulama Tebliği’’dir.
Tebliğin 1 ve 2 maddesi de sıralanmış…
***
Bu bölümü aynen aktarıyorum…
‘’Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/12/2015 tarihli ve 29579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Dağıtım Sistemindeki Kayıpların Azaltılmasına Dair Tedbirler Yönetmeliğinde belirtilen yüksek kayıplı elektrik dağıtım şirketleri kapsamına giren ve Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak illerinde 2016 yılında tarımsal amaçlı sulamada kullanılan elektrik için; 2017 yılında ödenecek fark ödemesi desteklerine konu ürünlerde çiftçinin alacağı bitkisel üretime konu destek ödemelerine ödeme zamanında bloke konulması, çiftçinin muvafakati ile ilgili şirkete aktarılması ve kalan kısmın çiftçiye ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 25/4/2016 tarihli ve 2016/8791 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 2016 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.’’
***
Sonraki ifadeler…
Kuruma dair "övgüler" dizelenmiş..
5 bin kişi istihdam ediliyor.
Bölgenin en büyük özel şirketi..
1,5 milyon müşterisine kaliteli, kesintisiz enerji vermektedir…
Temmuz 2013'ten buyana, 650 milyon lira yatırım yapmış..
2020 yılına kadar, yatırıma ayırdığı pay 1.5 milyar liranın üzerinde olacak..
Kayıt dışı; yüzde 70…
Tarımsal sulamada kayıt dışı; yüzde 92..
***
21 dağıtım şirketi içerisinde Dicle Edaş elektrik gücü ile tarımsal sulama yapan müşterilerine yüzde 65 indirimli "elektrik" vermektedir…
Buna emsal veriyor..
Yanı başımızda, Adıyaman, Gaziantep ve Kahramanmaraş.
Buradaki çiftçiler "elektriğin" yüzde 100'ünü ödüyor..
Dicle Edaş, bölge çiftçisinden yüzde 35'ini tahsil etmekte…
Çiftçiye "en büyük" destek, bizden..
Bir itirazları da…
Referandum öncesinde bu işlemin "etkilemeye" dair olmadığını..
Bunun da, "akla ziyan" bir iddia içerdiğini…
Özeti bu…
***
Gelirsek; "bizim" anlattıklarımıza..
Anlattıklarıyla bizim söylediklerimiz; zerre-i miskal örtüşmüyor..
Çiftçi'nin "isyan" bayrağı çekerek, söylediklerine…
Son iki yazımı, "tekrardan" buraya almak istemiyorum..
Çünkü, yer müsait değil..
Ama arşivden ulaşılıp, okunabilir biz neyi söylüyoruz diye…
Buna karşı Dicle Edaş neyi söylüyor..
Halk deyimiyle; "ben ne söylüyorum, tamburam ne çalıyor.?"
***
Neyse..
Ben değil, bu kez Sur Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mirza Vedat Çiftçi konuşsun…
Binlerce çiftçinin, Dicle Edaş'a neden; "isyan" ettiğini…
Çiftçi diyor ki…
İsyanımız, kendi imkânlarıyla sulama yapan çiftçilerimize dairdir…
Ne yazık ki Dicle EDAŞ bütün herkesi "aynı torbanın" içerisine koymuş.
Kendi imkânlarıyla sulama yapan bütün çiftçilerimizin desteklemelerine el konulmuş…
Çiftçi Kayıt Sisteminde sulu ibaresi geçen bütün belgeleri gördükleri an hepsine bloke koymuş durumda.
Burada haksız bir durum var.
Kendi imkânıyla sulama yapan insanın gelirine, desteğine, el koymak adeta onu yoksulluğa sürüklemektir ve çiftçiliği bitirmeye yönelik bir darbedir."
***
Çiftçi...
Dicle Edaş'ın "bölge çiftçisine" yüzde 65 indirimle enerji verildiğine dair iddiayı çürütüyor…
Diyor ki…
"Büyük fahiş fiyatlar uygulanıyor.
2013 yılında dönüm başı 90 TL iken bugün bu fiyat 137 TL.
Böyle olunca ödemesi imkânsız duruma geliyor.
Çiftçilerin sıkıntılarını göz önüne koyduğumuzda mazot aldı başını gidiyor, gübre bin 400 civarında, ilaç da böyle sulak araziyi kendi imkânlarıyla işliyorlar.
Bu haksızlığı görmezden gelemeyiz.
Var olan haklarımızı bütün ziraat odalarımızla birlikte hukuksal zeminde arayacağız."
***
Çiftçi…
"Özel sermayelerin vatandaşları sömürmelerine artık dur demek gerekiyor." diyor..
Ve ekliyor..
"Türkiye'de bütün kurumlar yasaların boşluğundan yararlanıyor.
Bazı yasaların net ibaresi olmadığı için o boşluktan faydalanıyorlar.
9 Mart 2014 yılında bakanlar kurulu tarafından 'borcu olan çiftçilerin desteklenmesi yapılamaz' kararından dolayı böyle bir uygulamaya gidiliyor.
Ama bloke yapılmaz sadece icra yoluna gidilir.
Bu gasp kabul edilemez.
Biz destekten aldığımız parayı mazota, gübreye, ilaca veren insanlarız.
Yakında mısır ve pamukta sulama başlayacak.
Çiftlerimiz bu desteği alamazsa elektrik kesintileri, bloke ve desteklemeden dolayı gecikecek.
Bu da ürüne, çiftçiye ve bölgeye zarar verecek.
Artık bundan vazgeçilmelidir.
Öncelikle çiftçilerimizin üzerindeki blokelerin kaldırılmasını bekliyor, hükümet ve yetkililere seslenerek bir çare bulunmasını istiyoruz…"
***
Velhasıl diyeceğim odur ki..
Çiftçi'nin "isyanı.."
Edaş'ın "kılıfı"…
Davayı topyekûn "tavuk-yumurta" hadisesine dönüştürmüş durumda…
Bakalım, "nasıl bir netice” alınacak..
Ama görünen o ki…
Yasa koyucu, "yasadaki boşluğu" birilerinin nam-ı hesabına iyi kullanıyor..
Yoksa bu kadar keyfiyet..
Ve çiftçiden bu kadar, tepkisel duruş, olmazdı…
***
MUHALEFETİN MAYASI TUTMUYOR?
Kala kala; bir hafta kaldı...
Son düzlük..
Bir sonraki pazar; "seçim.."!..
Ya, "Evet" denilecek…
Ya da, "Hayır" denilecek…
İki şık, tek tercih edilecek referandum sandığında…
***
Son dönemecin, trendine bakalım...
Atmosfer nasıl?…
"Evet…" güçlü görünüyor...
Genel itibariyle; "yükselişini" sürdürüyor..
Artık, "muhalif" şirketler bile yüzde 50'nin üzerinde "Evet'i" göstermeye başladı..
***
AK Parti açısından da, "yükseliş-yöneliş" var…
Tek eksende bir yükseliş yok…
Erdoğan..
AK Parti..
Ve Anayasa değişikliğine dair referandum..
Şuan "paralel" bir destek; söz konusu…
Artışı, her cephede var…
***
Sonuca dair etki noktasında, birçok etken var…
Mitingler..
Açıklamalar..
Birebir istişare toplantıları..
Pek tabi ki; "dış politika.."
Komşu ülkelerde cereyan eden hadiseler "doğru" analizi…
Batı…
Hele ki, Avrupa'nın ikiyüzlü siyaseti…
***
Muhaliflerle…
Yasadışı örgütlerin "aynı" kulvarda yürümesi...
Aklı selim bir zihinle..
Türkiye'nin,
Suriye’nin,
Irak'ın
Mısır'ın
Ve diğer "İslam" ülkelerinin akıbetine uğramaması için…
***
Velhasıl…
Hepsi yekun olarak birbirini "tetiklemektedir.."
Ama!
En ciddi ortak, mutabakat "istikrarlı ve güçlü" bir Türkiye'nin herkesin zihninde yer almasıdır..
Ne olursa olsun; "siyasi istikrar" ülke ve millet için kazanımdır..
***
Muhalefet…
İşte bu gerçekten uzak..
Nitekim "Hayır" cephesi önceki haftalara göre düşüşte…
Çözülme var…
Çünkü, CHP'deki; "itici" ve toplumda "kutuplaşma" yaratan dil..
Bozkurt'un..
Baykal'ın…
Son söylemleri; "bunlar mı ülkeyi ve milleti yönetecek" dedirtiyor...
***
Yine..
Kılıçdaroğlu'nun, "referandum'un" ruhuna uygunsuzluğu..
Maddelere..
16 Nisan sonrası olabileceklere; "Fransız" kalışı..
Türkiye hasımlarıyla işbirliği..
Nasrettin hoca'nın, "göle maya" çalması gibi…
İşi tamamen; “Erdoğan" üzerinde yürütmesi..
Bunu söylersek..
Şunu söylersek..
İthamda bulunursak..
Suçlama getirirsek; "maya tutar mı" anlayışıyla hareket ediliyor…
***
MHP'den "oy devşirme" operasyonu…
Çok ümit edilmişti..
Özellikle, FETÖ patentli Meral Akşener kozu..
Ama zerre-i miskal "rüzgar" estiremediği ortaya çıktı..
Ki, artık esamesi okunmuyor..
Muhalif medyanın "manşetlerinden" tek sütuna indi..
"Hayal kırıklığı var.."
***
HDP…
Kendi derdiyle "ve sistemle" çelişkili bir konumda…
Bölge illerinde istenilen "randımanı" ve havayı yakalamış değil..
Tabi bir çok neden; "sayabiliriz.?"
Lakin ana açmaz; "sistemden muzdaripken, bugün savunmaya geçmek?"
Tabanın kafasındaki tek soru; "ne kadar doğru bir tercih?"
Bu soruya yanıt yok…
***
Hayır'ın bir de "şer yaratıcı" hayırsız kanadı..
FETÖ..
Kırıldı..
Öyle görünüyor ki, "siyasi ayağı” da kırılacak..
Çünkü halkta bu yönde beklenti var..
Ak Parti'nin kulis koridorları, referandum sonrasının "bu işin" temizliği olacak noktasında, gidiyor..
***
Anlayacağınız!
Son düzlüğe girişteki profil, böyle…
Evet yükselişte..
Hayır inişte..
AK Parti "direksiyonu" kontrol altında tutuyor..
Ama muhalefet, "sarhoş şoför" misali yalpa yapıyor..
***
Aslında, ana akım..
Yani milletin ekseriyeti "referandum" sonrasındaki etkiye odaklanmış…
Şuan esen rüzgâr sonuçlara etki yüzdeliği…
Sosyal,
Siyasal,
Ekonomik,
Ve iktisadi etkisi ne olacak..
Özellikle "toplumsal barışa" nasıl yansıyacak..
Etki oranı ne olacak…
Herkes bunun "mülahazası" içerisinde…