Cumhuriyet, Yüzünü döndü mü?
Eklenme: 29.10.2013 00:00:00

Unuttunuz mu?

Neyse, hatırlatalım.

Bugün, Cumhuriyet bayramı.

Maşallah.

Baksanıza, 90 yaşına girmiş.

Ülke olarak yıl dönümünü kutluyoruz!

***

Ne diyeyim.

Nice yıllara.

Bayramınız, kutlu olsun.

***

Peki.

Bu yaşın "kemaline" rağmen.

Cumhuriyet "cumhur'lu" işlev görüyor mu?

Yoksa kurulduğu günden buyana olduğu gibi arıza-i durum kesintisiz mi sürüyor?

"Cumhursuzluğa" devam mı ediyor?

Yani, "halksız".

Yani, halka rağmen halksız.

***

Evet,

Görünen manzara, net.

Ne yazık ki,

90 yıldır halen "cumhursuzluğu" konuşuyoruz.

***

Belki birileri itiraz edebilir.

Son 10 yıl için.

Haklılık var.

Ama.

Son 10 yıl değil, son üç yıl diyebilirim.

2010'deki referandum "halkı" öne çıkardı.

***

Deriz ya.

Bir nebze de olsa Cumhuriyet "Cumhur'u" gördü.

Lakin halen, "halklar" özgür değilse.

Eşitlik.

Düşünce.

İnancı ve ibadetti.

Fikir beyanı "kabul" görülmüyorsa.

İnsanlar.

Düşüncesinden dolayı "cezaevine" konuluyorsa.

Dilleri, kimlikleri "inkr" edilenler vaki ise de.

***

Her şeye rağmen.

Diyorum ki, "Cumhuriyet" cumhura yüzünü dönmüştür.

Artık birbirlerine sahiplenmektedir.

Şöyle ki,

Daha önce Cumhuriyet'i "'tekelinde" tutan vesayetçiler vardı.

Ben varsam, cumhuriyet var.

Ben yoksa cumhuriyet ve cumhur yok.

Mazide kaldı.

***

Devran o devran değil.

Değişti.

Onun için, Cumhuriyetin artık, "demokrasiyle" bütünleşmesi gerekir.

Bunun için de.

Cumhura yüzünü dönen Cumhuriyet.

Ve Cumhuriyet'e hayat veren Cumhur.

Yekvücut hareket etmeli.

***

Ki Cumhuriyet, demokrasiyi "sindirebilsin"

çünkü hala demokrasiye yabancı.

Haydi hep birlikte.

Yabancılığı "ortadan" kaldıralım.

Yoksa.

Cumhur'u kaybeden Cumhuriyet payidar olamaz.

Sizce.

***

Buarada.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül.

Bu yıl;

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat büyük ödülünü sanatçı Ahmet Kaya'ya verdi.

Önemli bir adım.

İşte bunun için yukarıda ifade ettim.

Önceleri;

Cumhuriyet cumhuru tanımıyordu.

Ama artık, Cumhuriyet cumhura yüzünü dönmüştür.

Kaya'a verilen ödül bu "yüzün" döndüğünün göstergesidir.

Ötesi değil.

BDP'DE KRİZ Mİ VAR?

Bence de.

Özellikle, Diyarbakır özeline ilişkin.

Hal-i hazırdaki görüntü ve gelişmeler, "krizi" ifade ediyor.

Malumunuz üzre.

BDP, Diyarbakır için "kadın kotası" uygulayacağını açıklamıştı.

***

Bayan aday gösterilecek.

Pardon;

Sayın Demirtaş'ın itirazı vardı değil mi, "bayana".

Bayan değil, kadın.

Evet, "Bayan değil, Kadın aday olacak?"

İki dönem görev yapan Baydemir'in bırakacağı koltuğu için.

***

Bilindiği gibi.

Aday başvuruları için, parti, takvim koymuştu.

Başvurular, 25 Ekim'e kadar.

Hafta içerisinde, bu süre uzatıldı.

Denildi ki, 30 Ekim'e kadar.

***

Öyle ya.

24 saatten kısa bir süre kaldı.

Ama dün itibariyle;

Gelen bilgilere göre "henüz bir başvuru yok".

Bir kadın çıkıp;

"Ben Büyükşehir Belediye Başkan aday adayıyım" demedi.

***

Doğrusu.

Belirsizlik nedendir bilinmiyor.

Ama denilene göre.

Diyarbakır için "kadın kotası" zora ki olmuş.

O da, Ahmet Türk'ün "direnç" göstermesindenmiş.

***

Şöyle ki.

Mardin Türk'ün "seçim" bölgesi.

Eee.

Mardin yeni "Büyükşehir" oldu.

Parti, burası için, "kadın aday" önermiş.

Ancak Türk karşı çıkmış.

Olmaz diye.

***

Gerekçesi de;

"Seçmenler kadın başkanı yadırgayacak mış?"

Böyle olunca.

Diyarbakır'a kadın kotasının rotası çevrilmiş.

Kısacası.

Türk "sesini" yükselmiş,

Diyarbakır "sessiz" kalınca, "karar" Amed'e kılınmış.

***

Peki,

Niye Diyarbakır dirençsiz kalmış.

Bilemiyorum.

Galiba sahipsizliğinden olsa gerek.

Belki, "bencil" bir fikir olarak görülebilinir?

Ya da, farklı bir zihin mülahazası üretilebilinir?

Diyorum ki.

Mardin için "bu hassasiyet" ikmal ediliyorsa.

Neden;

Diyarbakır için böylesi bir hassasiyet ikmal edilmedi de

Hemen kabul edildi.

***

Ki, Diyarbekirin konumu herkesin malumu...

Üstlendiği "misyon" belili.

Siyasi,

Sosyal,

Ekonomik

Ve Kültürel yönüyle de.

çok ama çok farklı.

***

Bu karar.

Doğrusu arıza-i bir durum.

Sanırım.

Hal-i hazırda var olduğu ifade edilen, kriz ve başvurusuzluk bundan olsa gerek.

***

çünkü.

Gösterilecek aday.

Ve üzerinde durulacak isim açısından.

Sorumluluk ağır.

Özellikle; Baydemir'in "bırakacağı" koltuğu ve misyonu doldurabilecek mi?

Sandıktan çıkacak sonucu da eklersek.

Durum, hayli sorgulayıcı.

***

Bakalım.

Hesabı verme "noktasında" cesareti kim gösterecek.

Kim üstlenebilecek?

Bekleyip göreceği.

30 Ekim'e 24 saat kaldı.

Kim aday,

Kim değil, kim hangi ismi önerdi?

Aşikr olacak.

***

Belki.

O zaman biraz daha cümleleri "detaylandırabiliriz."

Şimdilik.

Görünen tablo şunu söyletiyor.

Diyarbakır için;

"BDP'de aday krizi yaşanıyor?"

Kimse, inkr etmesin.

***

PROGRAMA DAVET!

Not..

Bu akşam saat 23.01'da,

Büyüktimur'la Gündem, canlı programım var.

Uzay ve Söz tv'nin ortak yayınıyla.

Güneydoğu'daki;

Faili meçhul cinayetler,

Suikastler,

Toplu katliamlar ve kayıplar "ele alınıp" tartışılacak.

Sizleri de..

Programa bekliyorum, soru ve önerilerinizle.