Dilan’a bir şans
Eklenme: 6.12.2012 00:00:00

Sözün,

Önceki günkü nüshasında şöyle bir haber vardı.

Dilanın Büyük Dramı.

Haber.

Ve resim dikkatinizi mutlaka çekmiştir.

Doğrusu;

Haberi okurken, sağlık sorunumu ve sancıları unuttum.

Haline ağladım.

Ve oturup;

Bugünkü yazıyı ona atfen kaleme aldım.

Belki;

Bir katkım olur, yaşadığı dram sona erer.

***

Evet,

Dilan Diyarbekirli ve henüz 15 yaşında...

Gencecik bir kız.

Beş yıldır hasta.

Böbrek yetmezliği yaşıyor.

Hastalık yüzünden;

Her gün 11 saat Pretion Diyalize giriyor.

Ki; çok sevdiği yaşamı elden gitmesin diye.

Acı bir vaka.

Dilan, yalnız.

Okula gidiyor;

Ama arkadaşlarıyla istediği gibi oynayamıyor.

Okuldaki hiç bir etkinliğe katılamıyor.

Şöyle diyor;

Yaşıtlarım gibi her şeyi yapamıyorum.

***

Annesi olmadan,

Ya da yanında biri bulunmadan, yalnız başına.

Kendi ifadesiyle; hayatım duruyor

Dilan.

Okuldan sonra da evde ödevlerini yaptıktan sonra makineye bağlanıyor.

Aslında;

Hastalığı ve böbrek rahatsızlığı doğuştan.

Ancak son beş yıldır; makineye bağlı.

Derler ya;

Doğarken ağladım, bir daha da susamadım.

Dilanın,

Hayat dramı da işte böylesi bir ha.

***

Buyruk ailesi, kısıtlı imkanlara sahip.

Ama buna rağmen;

Evin bir odasını hastane odasına çevirmişler.

Ki kızlarının sağlıklı bir ortamda periton diyalize girmesi sağlansın diye.

Böbrek yetmezliği.

Ve diyaliz, haliyle Dilanın gelişmesini de engelliyor.

Yaşıtları gibi gelişmiyor.

Zaten;

Dilanın kaldığı odanın resmi, ürkütüyor.

Genç kız odasından çok;

Her tarafı ilaçlarla dolu küçük bir eczaneyi andırıyor.

İlaçlar.

Makineler.

Akşam saat 10'da girdiği diyalizden, sabah saat 9'da çıkıyor.

***

Dilan için hayat gerçekten de zor.

Tüm bunlara rağmen içindeki o okuma azmi var ya, şapka çıkarıyor.

Lakin

Kendisinin yakalandığı amansız hastalık.

Ve ailesinin, imknsızlıklara karşı gösterdiği direnç, tabiri caizse nereye kadar?.

Dayanabilmek.

Biliyorum.

Yazının her satırı karşısında duygulanmamak elde değil.

Yürek dağlayıcı.

İnsan olan, vicdanı olan herkes bundan mutlaka etkilenir.

Doğrusu; bu dramdan çok etkilendim.

Lakin şu da var.

Sadece ağlamak, hüzünlenmekle biz Dilana ve ailesine faydalı olamayız.

Toplum olarak, en önemlisi devlet olarak yapılması gerekenler var.

***

Şöyle ki;

Rutin olarak yapılan küçük çaplı sosyal yardımlar yeterli mi hayır.

Dilanın derdine derman olabilecek tıbbi destekler ve maddi katkıların sunulması gerekir.

Böbrek nakli olması lazım.

Anne yüreği!

Annesi böbreğini vermek istemiş ama kan grubu uymadığı için kabul edilmemiş.

Böbrek nakli için sıra bekliyor.

Burada önemli bir konu ortaya çıkıyor.

O da organ nakli ile ilgili sıkıntılar.

Bağışların en az olduğu bölge maalesef Güneydoğu.

Halk arasında bilinç düzeyinin yükselmesi lazım.

Defalarca açıklandı.

Dinen ve sağlık açısından hiçbir mahsuru yok; Organ bağışı!

***

Aksine;

Dini açıdan hayat kurtarmaya girdiği için sevaptır.

Sağlık açısından da hiçbir risk yok.

Bu konuda duyarlılık gerekli.

Diyorum ki;

Bu hal-i duyarlılık işlev görürse işte böyle gencecik yavruların dramı son bulur.

Kimi böbrek.

Kimi kalp.

Kimi karaciğer ve diğer organlara kavuşur ki.

Evet,

Diyorum ki Dilanlar ölmesin!

Duyarlılık da esas olsun.

***

Berber baba Hasan Buyruk.

Dilanın babası.

Onun anlattıkları var ki; yürek dağlayıcı.

Bakın Baba yüreğiyle Dilanın yaşadıkları.

Ve Buruk ailesinin yaşam için verdiği mücadele;

Medikal malzemeleri çok pahalı.

Bu malzemeleri SGK karşılamıyor.

Giderlerini biz karşılıyoruz.

Bu sadece bizim değil, diyalize giren bütün hastalar için geçerli.

Aylık yaklaşık bin liraya medikal malzeme alıyorum.

4 çocuğum var.

Geçimimi çok zor yapıyorum.

Bu konuda yetkililerden yardım bekliyoruz.

Kızımın tedavisi için sürekli kredi çekiyorum.

Benim önceliğim kızımın sağlığı.

Kızımın çektiği bu ıstıraptan kurtarılmasını arzuluyoruz.

Böbrek nakli olması gerekiyor

***

Sonuç;

Ter-ü taze Dilanın dramı bu.

Buyruk ailesinin de, çaresizliği.

Toplumsal;

Bütünlüğün sağlanması için, benden buradan sizlere aktarmak.

Yani,

Etkili ve yetkili zevat ile vicdan sahiplerine duyuru.

Dilan ölmesin.

Dilan yaşasın.

Ki toplumsal dayanışmanın neye hikmet olduğu, görülsün.

çünkü Dilan diyor ki;

Ben yaşamak istiyorum.

Ben arkadaşlarım gibi koyup-oynamak istiyorum.

Ve ben okumak istiyorum.

Ki benim gibi darda olanlara yardım edebileyim.

Dilana bir şans.