DİYARBAKIR ADLİYESİNDEKİ DEĞİŞİM!
Eklenme: 30.05.2013 00:00:00

Önceki gün;

Diyarbakır Adliyesindeydim!

Bir ifade nedeniyle.

Hiç kuşkusuz ki;

Birçok kez buraya gelip-gitmişliğim oldu.

Hele yıllar önce.

Tabiri caizse, Gazete-Adliye arasında, "günlük" mekik dokuyorduk!

***

Keyfi.

Hukuka yakışmayan, taassup baskısı!

Velhasıl,

Anti-demokratik vesayetçi zihniyet.

Pek tabi ki,

çıkar gruplarının, menfaat organizasyonuyla; Adliye Koridorlarını hep aşındırdık.

Devam da ediyoruz!

***

Elbette olacak!

Birçok gazeteci-yazar gibi bizde.

Düşüncelerimizden,

Haber ve yorumlarımızdan,

Resimlerimizden, ortaya koyduğumuz hakikatler noktasında, "Adalet" önünde hesap verdik!

Devam da edecek.

Bizler açısından artık olağandışı değil.

***

Evet;

Biz kamuoyuna karşı görevimizi yapıyoruz!

Ana ilkemiz de bu.

Eleştirdiklerimiz de bunlardan ders çıkarıp toplumun yararını gözetmek yerine.

Ne yazsak ki, bizimle hukuksal olarak mücadele içine girmeyi tercih ediyor.

Olsun.

Dünya var oldukça iyi ve kötü arasındaki mücadele hep devam edecek.

***

Elbette ki; pes etmek yok!

Doğruları dile getirmeye ve yanlışları eleştirmeye devam edeceğiz.

Tabi ki, "hakkı ve hakkaniyeti" gözeterek.

Haklının yanında,

Haksızın da karşısında olacağımız gibi.

Kötü yazacağız, iyi de alkışlayacağız!

Ki aradaki doğruluk fark edilebilinsin.

***

Aslında her şeyde bir hayır var misali adliyeye gitmem hayırlı oldu?

Neden derseniz?

Yıllarca hapishaneden farksız olarak gördüğümüz adliye binasının içindeki "büyük değişimi" gördüm.

İnsan hep kötüyü görünce iyiye denk geldiği zaman da olağanüstü derecede şaşkınlık yaşarmış.

Benim de önceki günkü gidişim ve gördüklerim bu duyguyu yaşattı.

Şaşırdım.

***

Kısa bir süre öncesine kadar.

Adliye'ye işi düşünler fark etmişlerdir.

Hal-i vaziyetin hayli keşmekeşlik içerdiğini.

Öyle ki;

Adliye'nin bulunduğu semte dhil olduğunuzda hemen göze çarpardı.

Özellikle Adliye binasının önünde ve girişindeki sıkıcı, sinir bozucu güvenlik barikatı.

***

Berlin duvarı gibi.

İçeri girdikten sonraki fiziki ve insani bunalım, "gidiş sebebinizle" iki kat artıyordu.

Olumsuzluklar zinciri.

Ama önceki gün gördüklerimle; "hayli" değişim var.

Tabiri caizse; "huzur" verici!

***

O güvenlik barikatı kaldırılmış.

Güvenlik kontrolleri gayet teknolojik.

Medeni ve insancıl hal ana ilke olmuş.

Hele ki eski hapishaneleri andıran binanın fiziki yapısı da değişmiş.

Modern ve çağdaş hale getirilmiş.

***

Malum;

Adliye koridorlarında, bırakın bank ve tabureyi.

Oturacak tümsek bile yoktu.

Ama şimdi modern banklar ve bekleme salonları oluşturulmuş.

İnsanı diyalog var.

***

Gerek Savcı ve Hkimler,

Gerekse diğer adliye personelleri arasındaki görev ve yer koordinasyonu.

Bir adliye binasında olması gerektiği gibi düzenlenmiş.

İnsana itici gelen hkim, savcı ve personel bakış açısı yerini gayet medeni bir üslup ve saygınlığa bırakmış.

Emin olun kimse adliyelere gitmek istemez!

Hele ki benim gibi biri.

Yıllarca, "mağduriyetler" yaşamış biri olarak.

***

Ama;

İfade alım süresi içerisinde olsun.

Gerekse Adliye binası içerisinde kaldığım süre içerisinde olsun.

İnsani davranışlar!

Binadaki fiziki çağdaş düzeleme.

Güler yüzlülükten dolayı inanılmaz bir ferahlık yaşadım dersem yalan olmaz!

***

Evet,

Başsavcı İlker çetin ile birebir tanışıklığımız yok.

Doğrusu, henüz makamına gitmişliğim de yok.

Ama derler ya;

"Sezarın hakkını Sezara vermek" gerekir diyerek bunları buraya yazdım.

Güzel bir söz vardır;

"Aynası iştir lafa bakılmaz" diye.

***

Başsavcı İlker çekin gerçekten çok şeyi değiştirmiş.

İnsanı esas alan bir anlayışla ortaya her bakımdan özel bir eser çıkarmış.

Avukatlar ile hkimler ve savcılar arasındaki ilişkilerin de hep kötü olduğu söylenirdi.

Hele ki, Baroyla-Başsavcılık arası!

Ama ben bunun değiştiğini gördüm.

Hkim ve savcıların avukatlara yönelik medeni tutumları da beni çok etkiledi.

***

Diyeceksiniz ki;

Ekstra bir şey mi yapılmış?

Hayır!

Aslında olması gereken yapılmış.

Fakat önceki dönemlerde bunları görmek mümkün değil.

O günlere bakarak bugünleri hayal bile edilemezdi.

***

En önemli değişikliklerden biri.

Hiç kuşkusuz ki;

"Sabıka" kaydı çıkarma, çabasına getirilen kolaylık.

Malum daha evvel;

Vatandaş koyun gibi sıraya dizilerek sabıka kaydı "ücret" ödenerek alınırdı.

Bu rezalette son bulmuş.

***

Artık isteyen her vatandaş rahatlıkla sabıka kaydını alabiliyor.

Dilekçe ile talepte bulunuyor.

12 dakika sonra hiçbir ücret talep edilmeden, belgesi teslim edilir.

Öyle Adliye koridorlarında, "süründürerek" değil.

Anlayacağınız;

Diyarbakır adliyesi bir hayli "değişim" geçirmiştir.

***

Tabi ki;

Bu değişim bir bakıma yöneticilik başarısı ve zihniyet devriminin sonucudur.

Demek insanı merkez alarak bir kurumu yönettiğinizde bu değişimler olabiliyor.

Hele ki,

Adliye gibi, "hak-hukuk ve adaletin" tecelli ettiği kutsal mekn için.

Kim nasıl algılarsa algılasın.

Buradan Diyarbakır ahalisi adına.

Aynı zamanda şahsı adıma;

Başsavcı İlker çetin'i Diyarbakır adliyesindeki "çehre ve zihniyet" değişikliğinden dolayı tebrik ediyorum..

Ve diyorum ki diğer kurumlarımıza da "örnek" olsun...