DÜŞMAN BAŞINA!
Eklenme: 30.03.2010 00:00:00

Sanırım; Manşet Haberi okumuşsunuzdur. "Düşman başına". Keyfe mayeşa bir icraat anlayışı. Evet! DSİ 10 Bölge Müdürlüğü'nde 'olup-bitenler'. Özellikle de; 2009 yılına ait 'yatırım' içtihadı. Ve bu minvalde 'tenkis' edilen milyon TL'ler. Hadise'nin detayına buradan girmek istemeyeceğim. Zaten teferruatını 'haberde' okumuşsunuzdur. Tekrarı fuzuli olur.

* * *

Evet; Düşman Başına! İnanın habere ilişkin veriler önüme geldiğinde 'dondum' kaldım. İnanamadım! Bir yanlışlık var? Bu kadar bariz bir 'keyfiyet' olamaz. Ne kurumsal 'ciddiyete' ne de 'devletin' içtihadına yakışmayan bir durum.. Araştırın, soruşturun dedim. Ne yazık ki; Rakamlar ve veriler aynen doğru! Hazin bir durum! Nasıl bir sorumsuzluk. Ve nasıl bir kurumsal işleyiş ki bu kadar 'derbeder' durum hasıl olur.

* * *

Düşünebiliyor musunuz? İşsizliğin, yoksulluğun, geri kalmışlığın. Ve gelir seviyesinin 'en' aşağı düzeyde bulunduğu Diyarbakır. İş dünyasının 'ekonomik' krizden; boğazlandığı bir dönemde. Siyasal iktidarın da; bu gerçekleri görme noktasında 'projeler' ürettiği. Milyon TL'lik 'yatırımlara' ödenekler ayırdığı. GAP Acil Eylem Planı gibi bir 'Yeni Hayat' evresini geliştirmek istediği. Bunla alakalı 'toplumsal' umutlar yeşerdiği, bir zamanda. Siz gelin; 'keyfiyete' hasıl olun. Allah'a reva mı?

* * *

Bakınız! DSİ 10. Bölge Müdürlüğü'ne; 2009 yılı yatırım projeleri için 629 milyon lira para aktarılıyor. Bir bölümü Enerji sektörüne. Yani barajlara. Diğer bölümü de; Tarım sektörüne. Yani sulama kanallarına. Ve bir de yıllardır 'inşa' edilen ancak bitimleri yılan hikâyesine dönen diğer projeler. Bunların 'GAP Acil Eylem' planı içerisinde kısa sürede bitirilmesi. Hem istihdam alanlarının yaratılması. Hem de tarım alanlarının sulamaya açılması. Çiftçilerin yüzlerinin gülmesi için.

* * *

Ne var ki; DSİ 10 Bölge Müdürlüğü? 'Yatırım da nedir?' deyip. 2009 yılına ait ödeneğinin yüzde 60'ına tekabül eden parayı tenkis ediyor. 629 Milyon 906 Bin 055 TL'nin; 329 Milyon 090 Bin 617 TLsini Genel Müdürlüğüne iade ediyor. Bu paranın sadece; yüzde 40'ı olan 300 milyon 815 bin 438 TL'sini harcıyor. Bir de; Üç büyük ihale yapıyor. Her biri 200 milyon TL'nin üzerinde. Sulama amaçlı kanalların inşasına ilişkin proje ihaleleri. Gel gör ki; Bu üç büyük işle de ilgili olarak şuana kadar 'bir çivi' çakılmadığı gibi; 82 milyon TL'lik harcanması gereken ödenek de; 'tenkis' edilmiş. Diyarbakır'ın 'paraya ihtiyacı' yok!

* * *

Elimde başka veriler de var? Özellikle Şanlıurfa'nın. İnceliyorum. Ve tabi ki; Diyarbakır'la da 'karşılaştırıyorum'. Acaba burda da 'düşman başına' bir durum var mı diye? Ne yazık ki; DSİ 10 Bölge Müdürlüğünün 'tam aksine'. "Bu kent, bu halk, bu coğrafya bizim" anlayışı hakim. Kendisine 2009 yılına ait tahsis edilen ödeneğin yüzde 90'ını harcamış. Hatta bazı projelerine 'diğer bölgelerden' parasal aktarım sağlamaya çalışmış. Diyarbakır'la aynı zaman aşımı içerisinde; İhale edilen 5 iş. Ki her portalı birbirine uyan işler. Bunlar için; ödeneğin tümünü kuruşu kuruşuna harcamış. Diyarbakır ise; 'bu üç projenin' ödeneğini geri göndermiş.

* * *

Doğrusunu isterseniz! DSİ 10. Bölge Müdürlüğüyle 'alakalı' uzun süreden beri; Kulağıma çok ciddi 'söylentiler' gelmiyor değildi? Adamcılık, keyfi görevlendirmeler. Fuzuli harcamalar. Resmi araçların 'özel işlerde' görevlendirilmesi gibi. Umursamıyordum. Ama bu verilerin dokümanı önüme gelince; Vay be! DSİ 10. Bölge Müdürlüğünde 'meğer' neler oluyormuş dedim?

* * *

Paralar tenkis edildi. Kamulaştırmalar 'askıya' alındı. Sulama kanalları 'işlevsiz' bırakıldı. Kral kızı, Dicle, Batman ve diğer 'yatırım' projeleri. 2009'u sınıfta 'kalarak' bitirdi. 2010'la alakalı son durum ne? Eski tas eski hamam misali! Düşünüyorum! Eğer icraat aynı istikamette devam ediyorsa. Ki görüntüler onu gösteriyor. O zaman Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz'ın; "GAP Projeleri 2013'ün sonuna bitecek' sözü ne kadar doğru olur?

* * *

Ya da; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın! Terörle Mücadele kapsamında büyük önem verdiği; GAP Acil Eylem Planı dediği gibi 'Bölgeye bu seyirle' nasıl 'Hayat verecek?'. Galiba birileri, birilerini ciddi manada 'kandırıp-kayırıyor?'. Bilemiyorum! Bakan Yılmaz'ın. Mehdi Eker'in. Özellikle de Diyarbakır Milletvekillerimizin bu durumdan haberi var mı? Eğer haberdarlarsa; 'Vebali' boyunlarında. Eğer değilse de; 'bu keyfiyeti' sorgulamalılar.

* * *

Ha buarada! Geçtiğimiz haftaydı; bu bilgiler bana ulaştığında. Fikri takip ve hadisenin 'iç yüzüyle' alakalı; DSİ 10. Bölge Müdürü Turgay Özgür'ü makamından aradım. Sekreteri; 'Müdür Bey yoklar. Bir haftaya kadar da gelmezler' deyip kapattı. Bir daha aradım. 'Eğer müdürünüz lütfedip gelirlerse(!) bizim aradığımızı mutlaka söyler misiniz. Acil görüşmemiz lazım' Ne hikmetse; aradan günler geçti 'hala' arayan yok.

* * *

Dönmediler. Nedendir bilinmez, dönmeyişleri. Bakalım! Bu haberin ve yazının ardından; 'bize dönerler mi, dönmezler mi?' Ortaya çıkan bu hadiseye karşı 'ne söylerler?' Kurumsal ve bireysel 'gerekçeleri' nelerdir? Doğrusu 'merak' etmediğim sorular değil. Ancak 'arayacaklarını' sanmıyorum! Çünkü 'verebilecekleri' cevap ancak 'Bakan ya da genel müdür öyle istedi' olacak? Zaten; Bugüne kadar 'kimse ben suçluyum' demiş değil. Neyse! Biz yine de 'cevap hakkı' noktasında söyleyecekleri varsa; söyleyebilirler. Açığız! Cevapları gelirse elbette ki burada yer alırlar.. Ama doğru söylerlerse!