EKREMCİLER Mİ, KEMALCİLER Mİ?!…
Eklenme: 5.03.2022 00:00:00

Vallahi ne diyeyim; kim üstün çıkacak, o henüz belli değil! Ama, CHPde Cumhurbaşkanlığı Adaylığı noktasında, bu minvalde hizipleşme hayli kapsam genişletmiyor değil!.. Aslında adaylıktan daha çok CHPde muktedir olabilme adına, büyük bir savaş söz konusu.. Ekremciler ile Kemalcilerin savaşı bu rotada kutuplaşmanın da makasını açıyor.. Yani sular durulacak gibi, hiç gözükmüyor!..

***

Nitekim, 5 Partiyi kendi hanesinde 28 Şubatta toplayıp, ittifak yolunda adım atan Kemal Beyin girişimi.. Ve, olmayacak duaya amin dedirttiği yeni sisteme ikna edici şekilde, imzalar atılmasına rağmen.. Ki, Kemal Bey Altı parti onay verirse Cumhurbaşkanlığına adayım beyanatını verirken.. Ve artık, Kemal Bey kesin aday diye fikri beyanlar açıkça, ifade edilip, hazırlıklara koyuluyorken

***

Ne ilginçtir ki, İktidar muktedirliği babındaki çekişmeyi tüm bu gelişmeler durdurmadı!.. Bilakis; körükledi gibi, bir atmosfer estiriliyor hali hazırda, Ekremciler cenahında! Ki bunun en bariz ve taze örneği, üç gün önceki, Ekrem İmamoğlunun, gelen bir soruya verdiği yanıt, ifşa etmiyor değil!.. Bir Youtube kanalında, Ekrem Beye soruluyor.. Siz şayet aday gösterilmezseniz, bağımsız aday olur musunuz?..

***

Peki bu soruya gelen yanıt sizce ne olabilir?! Sakın ha; Benim Partimin Genel Başkanı ben adayım diyorsa, bizim aklımızdan adaylık gibi, aday olma gibi bir düşünce, fikir ve beyan söz konusu, olamaz.. Biz liderimizin arkasındayız babında bir yanıt verdiğini aklınıza getirmeyin!.. Yok böyle bir yanıt.. Ben aday değilim demiyor.. Ekrem bey; üzerinde çok konuşulacak, fırtına estirilecek bir yanıt veriyor!

***

Verilen yanıt ucu açık.. Neye ve nereye evirirsen, evir.. Kelimesi kelimesine dediği şu!.. Değişik bir dönemdeyiz. çok siyasi bileşenler olan çok sayıda aktörün bir araya gelip bugünkü sürece karşı işbirliği arzusu duyduğumuz bir dönemdeyiz. Bireysel ihtiras ve hedefler geliştirmenin bu döneme çok büyük bir zarar vereceğini, hatta ihanet olacağını biliyorum. Doğru kararın günü geldiğinde verilmesinden yanayım.

***

Yanıtta herkesin odaklandığı cümle bireysel ihtiras.. Bu ifade, kime ve kimlere yönelik!.. Malum bireysel ihtiras CHP açısından, hele ki Cumhurbaşkanlığı ve iktidara karşı güçlü bir blok oluşturulacak havanın estiği evrede ihanet olarak algılanabileceği, düşünüldüğünde!.. Ekrem bey, kendisini mi kast ediyor, yoksa Kemal Beyi mi kastediyor!?..

***

İşte bu noktada, Ekremciler ile Kemalcilerin CHPde iktidar muktedirliği rotasındaki çekişmenin, kapsamına baktığımızda; kim kast edildiği aşağı-yukarı kendini ifade edebiliyor.. Öyle ya, en baba cumhuriyetçiler, laikçiler, kemalistler bile Ekremciler ordusunda Kemal bey, fırsatı kaçırtacak, bireysel ihtirasından kurtulmuyor, zaten kazanamayacak, anketler gösteriyor algı üretimi, sergiledikleri orta yerde iken!

***

Eee; Küresel güçlerin, Türkiyedeki temsilcilerinin peşi sıra ziyaretler yemekler, konferanslar tertipleyip, Ekrem Beye şapka çıkarttıkları, vaki olmuşken.. Demem o ki; bu savaş her geçen gün kızışıyor.. Akşenerin Fatih diye ünvan verdiği Ekreme olan alakasını da göz önüne getirdiğimizde!.. Son raddede Kemal Beye karşı ben adayım bayrağı açılırsa; sizce vaziyet neyi ikmale getirir?

***

CHPnin evinde çok ama çok şeyleri ikmale getirir, ama velakin altılı yapının da, 28 Şubattaki ittifakını da, fena şekilde bombalayacak!.. İşte o zaman siz asıl valsı görün!? Kim ve kimler nasıl figürler sergileyecek!!!...

***

SAMİMİ OLURLAR MI!?..

ALTILInın altına imza attıkları sistem değişikliğine ilişkin yürütülen tartışmalarda en çok dillendirilen de; bu davada samimiler mi? Öyle ya; güç ihtirası vaki iken, onu elden bırakmak her erin, siyasetin, liderin işi olmadığı gibi; ihlaslı samimiyet, pek nadirdir!

***

Diyelim ki, seçimi kazanmak onlar adına her şey çantada keklik noktasında, kuş taşa değdi!.. Ve seçimi kazandılar!.. Cumhurbaşkanı adayı onların belirledikleri zat-ı muhterem oldu.. Meclisteki sandalye aritmetiği de, onlardan yana oldu!.. 360 ila 400ün üzeri!..

***

Malum, 360 sandalye referandum için gerekli!.. 400 ise referandum değil, Meclisteki çoğunlukla, mevcut Anayasayı değiştirebilir Yani; Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminden, Güçlendirilmiş Parlamenter sisteme geçmek için; ilk koşul ve şartlar bunlar..

***

Varsayalım; 400 değil de 360ı buldular.. Ve Referanduma gittiler.. Referandum da halk yönetim sisteminin değişikliğine evet der mi!?.. Ki böylesi bir sonucun çıkması, yüksek ihtimal!.. Lakin, ahalinin hal-i hazırda sistemle bir sıkıntısı yok; çarşı-pazarla sıkıntısı var!

***

Peki, Külliyeye giden zat!.. O bireysel ihtirasın kültürüne kapılırsa.. Reisliğin nimetlerini görüp, yararlanma hesabına girerse!.. Yahu ne aceleniz var; biraz bekleyin derse!.. Öyle ya, Babacan Bey ne diyordu; değişimi beş yıla yayarız.?.. Zat, bundan ayak diretirse!

***

En önemlisi de; üst aklın talimatlarını yerine getirmek için, KHKların ipine sarılmaya başladığında!.. İşin cazibesine, kendilerini kaptırırlarsa!.. İmza altına alınan 23 Maddenin içerisinde yer alan Aflar hanesine arkadaşlar, dostlar diye hitap ettiklerini de, katmalarının zaruriliği vaki olunca!

***

Sahi ya mevcudiyet; neye evirilmiş olur..? Meşhur merhum Demirelin dediği o vecizeli, söz mü ikmale gelir.. Dün dündü, bugün de bugün!.? Eee; siyasetin kaypaklığı da burada saklı değil mi!..

***

Şunu da unutmadan sormak istiyorum!.. Yazıya noktayı koyacağız da.. Sahi ya; altılı partinin ittifak edeceği Cumhurbaşkanı adayı, mevcut bugünkü sisteme göre seçilmesi halinde; o zat-ı muhterem nasıl tarafsız başkan olur, ya da olabilir?!

***

Söylenecek söz; yuttur da yutturabilirsin.. Ama bu halk; her şeye uyanık ve vakıf! İşin özünde samimiyet görmediği anda; her ne olursa olsun elini oradan çeker! Bu hakikatten kimse ırak olamaz!

GÜNÜN SÖZÜ

Anne, çocuğuna süt emzirir gibi iman ve ahlak da emzirmeli.