EMİTT fuarı..
Notlarımıza devam edelim..
Dün, geneli koşmuştuk..
Bugün, kadim şehrin standını hasbihal edelim.
Tabii ki, gönül isteklerinden de söz edeceğiz.
Fuarın gözdesi Diyarbakır diyebiliriz.
Cemilpaşa konağı.
İç dekorasyon görüntüsü, bileşenlerin renkli dokusu işte burası Diyarbakır diyordu..
Mini Diyarbakır!
Göz kamaştırıcı.
Haliyle, stant davetlileri büyülüyordu..
Saf ve halisliğiyle..
Bu da, devam eden barış sürecinin yansımasının bir nevi fotoğrafı gibiydi.
Lakin fotoğrafta bazı eksiklikler vardı.
Paylaşmak istiyorum.
Ama kimse de alınmasın.. Gönlümden geçendir..
İnanıyorum ki, Diyarbakır bireyleri de aynı fikirde olacaktır.
***
Tarihi geçmişine...
Kültürel dokusuna...
Peygamberler ve sahabeler şehri Diyar-ı bekir'ine...
Doğrusu;
İstanbuldan bakarken anlatmak, zor!
Neden mi?
Memleketin kokusunu uzaktayken hissetmemenin ne acı olduğu Diyarbakır standına gelenlerden dinlerken anlıyorsunuz..
Hasret, insanın içini sızlatıyor.
Tabi bu haleti ruhiyetle, O zaman İyi ki Diyarbakırdan ayrı değilim dersiniz.
Ve bu düşünceyle dalıp gidiyorsunuz.
Onun için derim ki;
Memleketin 'taşına toprağına kurban olmak' ve kıymetini bilmek gerek.
Diyarbakırın aslında hak etmediği bir imajın içinde oluğunu biliyoruz.
Ama uzaktan kente bakarken daha iyi anlıyorsunuz bu ızdırap hali.
Bir fuar etkinliğinde...
Diyarbakır gecesinde..
Bir iki dostun buluşmasında bile Diyarbakıra gösterilen ilgi ve alaka o kentte yaşan biri olarak insanı büyülüyor.
Diyarbakır adına fuara katılan tüm kesimler..
Kısacası bileşenlerin kentin hak etmediği o kötü imajın silinmesi için el birliği yaptığını gördüm.
***
Standın ağır konularına gelince..
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu..
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş..
Ve diğer idarecilerin ilk ziyaret ettiği stantların başında yine Diyarbakır geldi.
Aslında tüm gözler Diyarbakır standına odaklıydı..
Bir taraftan kültür rüzgarı diğer yandan, müzik ve folklor..
Davul-zurnalı halay..
Hemen hemen herkes coştu.
Diyarbakır standında diğer illeri kıskandıracak bir fotoğraf karesi vardı.
***
Hele ki;
Diyarbakır Valisi Cahit Kıraç,
Vali Yardımcıları, D.Ü. Rektörlüğü, Ak Parti Milletvekilleri, iş adamları ve belediyenin görevlileri..
Canhiraşane bir duyguyla gelen davetlilere kenti tanıtmanın heyecanını yaşadılar.
Bize de yaşattılar.
Tam burada o karedeki eksiklikleri dile getirmek istiyorum.
Hani diyoruz ya, Sürecin bozulmaması için herkesin elini taşın altına koyması gerekir..
Öncelikle, Belediye görevlileri ellerinden geleni yapıyordu.
O karede olmasını istediğim birileri yoktu.
O da yerel yönetimler.
Büyükşehir Belediye Başkanı
Osman Baydemirin ağabeyinin rahatsız olduğunu ve daha sonrada hakkın rahmetine kavuştuğunu öğrendim.
Merhuma Allahtan rahmet dilerken, Baydemire ve yakınlarına Allah sabır versin.
BDPnin ve HDPnin milletvekilleri o karede olsaydı..
Özellikle devam eden sürecin ne kadar sağlam bir zeminde yürüdüğünü herkes söylemez miydi?
Tabi ki de söylerdi.
Ancak kısmi olarak diyemedik..
Ben veya oradaki hiç kimse Diyarbakırın tanıtımı için siyasi kimliğe bakmadı. Hedef Diyarbakırın batıda oluşan o kötü imajını kültürümüzle, tarihimizle ve tüm güzelliklerimizle kırmak değil mi?
Elbette ki hedef o
Yine de o fotoğraf karesindeki eksikliğe rağmen EMITT fuarının gözdesi Diyarbakır oldu.
Tabii bu böyle biline..
Daha çok konuşacağız