ESKİ TAS ESKİ HAMAM OLMASIN
Eklenme: 7.11.2013 00:00:00

Tartışılmaz bir hal.

Oyun, aynı oyun.

Değişen; İsim ve mevzuu diyarı.

Ötesi aynı.

İşte, yine seçim arifesindeyiz.

Sahne ve senaryo aynı değişmez bir yazım diline sahip.

Yetmez mi?

***

Daha kaç, "dönem" aynı senaryonun figüranı olacağız.

Tabi ki, "izleyicisi".

Maddi ve manevi; "destekleyenleri" olarak.

Yetti.

Sizi bilmem, ama ben yetti diyorum.

Ki önceden de, "tepkim" olmuş ve daimdir.

***

İthal.

Ismarlama.

Atanmış.

Ne Büyükşehir,

Ne İlçe Belediye Başkan adayı,

Ne de, Meclis üyesi için, Encümen dahi istemiyorum/istemiyoruz.

***

Laf lafa gelince derler.

Ki bunu;

En tepedeki "siyasi lider" de,

En alt basamağındaki, şahsiyette.

Vekili.

Bakanı.

Sivil bazı bileşenler dhil olmak üzere.

***

Der ki.

Diyarbakır' mı?

Ülkenin,

En büyük metropol kentlerinden biridir.

Sosyal.

Siyasal.

Ekonomik.

Ve Kültürel zenginliği "siyasi dengeleri" değiştirir.

***

Siyasi bir liderin sözü.

Derdi ki.

Diyarbakır "öksürürse", Ankara zatürree olur diye.

Hele ki, Kürt "siyasal" hareketindeki "rol" belirleyiciliği.

33 medeniyetin beşiği Mezopotamyanın "kalbi", durumundaki Diyarbakır.

***

Peki.

İş "siyasi" temsiliyete gelince.

Neden,

Niçin,

Ve ne gayeyle, "sınıfsal" kayıp yaşatılıyor...

Bırakın, Metropol vasfını

En sıradan bir kent kadar yaşayanı "söz sahibi" değil.

Kuzu misali.

Önüne ne konursa yer zihni fakirlikle Diyarbakır'a bakılıyor.

***

Ne gariptir ki.

Tüm partilerde; "zihniyet" aynı.

AK Parti'de,

BDP için de, "durum" fark etmiyor.

Lider.

Oluşum.

Dış müdahaleyle "kim ve ne derse o" olur.

Halkın değil.

***

Milletvekilleri seçimini bir hatırlayalım.

Özel'de 2011'deki seçimi.

Bila istisna.

BDP için de,

AK Parti için de, "seçilen ve listeye" girenler.

Belki, "bir iki" isim dışında; mevcut sayının yüzde 80'ni "ısmarlama".

***

ATANMIŞ-çANTASI İSTENMİYOR?

Geçmişinde;

Diyarbakır'ın "havasını" dahi solmamış.

Bırakın, tozunu, dumanını.

Uğradığı,

İşkencesini,

Baskısını,

Kan ve gözyaşı yaşam kaderini, yaşamış değil.

***

Tepeden inme.

Parti teşkilatları bile tanımaz.

Seçmen hiç.

Birileri.

Der ki, "bavulunu hasırla" haydi Diyarbakır'a git.

Vekil "adayısın" sıranda bu.

***

Ha birde.

Bu "ısmarlama/atanmış/ithal" aday.

Dev aynasında;

Oyların "sahibi" kendisiymiş gibi de, böbürlenmeleri de ayrı bir mesele.

Ama öyle değil.

Tek bir oyu dahi yok.

Tanıyanı bile.

***

Ne var ki.

Biz de kuzu kuzu "kabullenip" sandık başına gidip oy veriyoruz.

Kimi; "dava" uğruna.

Kimi, parti lideri uğruna.

Lakin "ne dava ne lider" gayretinde, "başarı ve ilerleme" samimiyet mi hiç yok.

Ki hali lem ortada.

***

Diyebilirsiniz ki.

Zararını "Partiler ve oluşumlar" düşünsün.

Bize ne?

Kısm-i olabilir deyip geçiştirebiliriz.

Ama velkin; "öyle" değil.

Derler ya; "ağlamayan bebeğe mama yok" diye.

***

Eğer ki.

Diyarbakır da sesini, yükseltemezse.

Hiç bir şeye, "sahip" olamayacağı gibi.

Elde etmesi de mümkün değil.

Manzara ortada.

Ekonomisi de,

Gelir seviyesi de,

Eğitimi de,

Sanayideki gelişmesi de bu halde olur muydu dedirtiyor?

***

İlçesi konumundaki; Mardin.

Batman dhil.

Artık,

Diyarbakır'la kıyaslanıp, "imrenilir" hale gelindi.

Sebebi.

Aha siyasetin, bu hali keyfiyeti yüzündendir.

***

Birileri.

Küçük olsun benim olsun der.

Birileri de, "ceket" ilikleyen, siyasetçi olsun yeter der.

Seçilen de.

Efendi'nin sözünden çıkmaz!

Parmak kaldır, parmak indir misali.

Haliyle.

Lider de, parti oluşumu da, "oylar bizim" söz de bizim der.

"Sulta"...

***

PARTİLER BİRBİRİNE BENZİYOR?

Şimdi.

Yerel seçimlerde "aynı" senaryo sahnede!

Hem, AK Parti için.

Hem de, BDP için değişen bir şey yok.

HÜDA-PAR yeni.

Henüz stratejisi, aşikr olmuş değil.

Alışkanlık, "sirayet eder mi" bilmem.

Ama olursa, "yapı" itibariyle kaybeder.

***

Neyse!

AK Parti'de "kim aday" sorusu, cevap bulmuş değil.

Kulislerde konuşan isimler var.

Denilene göre; 16 Kasım'da açıklanacak.

Başbakan malum Diyarbakır'a geliyor.

İki günlük çıkarması var.

1617 Kasım.

***

Resmi başvuru bir.

Başvurmayan, ismi konuşulan ise 56.

Ancak ekseriyeti yine, şehr-i azamdan uzak.

Hatta biri var ki.

Diğer eski siyasilerimiz gibi; "tabana kuvvet" diyen!

Siyasetin atılı...

Diyarbakır'ı terk-i diyar etti, muhalefete başladı.

Şimdi; yine ayni karede.

***

Ne kadar doğru sizce?

Denenmiş, üstü çizilmiş, atılmış olmuşla.

Yeniden; "seçim kazanma" koşusuna çıkmak.

Akıl karı mı?

Demezler mi, "başka adam" bulamadın?

Derler.

Sandıktaki seçmen de, der.

çünkü artık Diyarbakır "yereli" önemsiyor.

***

Siyasi üsluba,

Adayın "militarist" ruhuna değil,

Vizyonuna,

Güvenine,

İstikrarına,

Proje üretim aktifliğine, liyakatliğine bakıyor.

2009'u hatırlarsanız.

Projeler "konuşuluyordu?"

***

KADIN ADAY KOTASI SIKINTILI?

BDP'de.

Osman Baydemir, 50 projeden bahsediyordu.

Kutbettin Arzu'da bir o kadar.

Her ne kadar!

Biri seçilmediyse, seçilen de o projeleri "tam tekmil" yerine getirmedi.

Kısm-i kaldı.

Onun için.

AK Parti, "korkunç, vahim" bir hataya düşmemeli.

Hele ki, lokomotif olan Büyükşehir adayın da.

***

Kirlenmemiş.

Siyasi mülahazaları olmamış.

Geçmişine;

Yolsuzluk, usulsüzlük, üçkğıt gibi "ithamlar" inşa edilmemiş.

Kapitalin, "düşkünü" olmamış.

Ter-ü taze, vizyon ve zihin sahibi; "adam gibi adam" bulmalı.

İlçe adayları da,

Encümenleri de,

Meclis üyelerini de, "aynı" analizde irdelemeli.

***

Gelelim;

BDP'nin haliyeti ruhiyetine!

Şuan için; "ciddi" bir iç karışıklıktan söz ediliyor.

Özellikle; "kadın kotası".

Ve HDP'yle "seçim sonrası" ittifak.

Beri yanda; "çözüm sürecine" ilişkin yol seyri.

Uyuşmazlık.

Özellikle "doku" uyuşmazlığıyla, gelişen tepkiler.

***

Önümüzdeki günler neyi gösterir bilmem.

Ama görünen o ki, "kazan" kaynıyor.

Taşar mı?

BDP'nin de "ithal ve tepeden" inme aday alışkanlığı var.

Şimdi; Baydemir'in "yerini" adı geçen aday kadınlardan kim doldurabilir?

Doğrusu, zor.

Sandık kabul eder mi, o da zor

***

Diyeceğim.

BDP olasılığı zor ama "kazaya" uğramak istemiyorsa.

Hele ki; "gedik" verecek duruma düşme niyetinde değilse!

Büyükşehir için.

Kadın "kotasını" bir dönem daha, ötelemesi gerektiği gibi.

Aday "vizyonu" açısından da; "lider vasfı" görmeli.

Yoksa "isim önemli değil, ağaçta olsa" dönemi geride kalmıştır.

Ne demişler; "Yerliden" şaşma ki, ne yediğini bilesin.