GERİLİME SON VERİLMELİ!…
Eklenme: 25.12.2015 00:00:00

Yaşanılan "travma!"

Vergi ertelemesiyle…

Faizsiz krediyle...

Konutta, "kira" yardımıyla..

Okula gidemeyenleri "hızlı eğitimle" tedavi edebilir misiniz?

Ya da, "psikolojik" üstünlük sağlayabilir misiniz?

Sanmıyorum!

***

Geçmişte gördük.

Yani tarihte; "benzer" durum çok…

Bilakis…

"Travma" kronikleştiği gibi…

Yeni "kırılmaları da" beraberinde getirdi..

Evet.

Görüntü şu ki, "hükümetin" acil eylem planı..

Ya da soruna "köklü" çözümü yok…

***

Resim ortada…

90'ların çok ötesinde; "bir yıkım" yaşanıyor…

Daha önce; "kırsaldı"

Köyler yakılıyordu…

Zorunlu göç dayatılıyordu…

Şimdi; "şehirler" insansızlaştırılarak, ilçeler yakılıp yıkılıyor…

***

Sur ilçesi…

Nusaybin… Cizre… Silopi…

Yıkılmış, binalar… Yerle bir olmuş; evler…

7 şiddetinde deprem geçirmiş; mahalleler…

Barikatlar… Hendekler…

Tuzaklanmış; sokaklar…

Yakılmış, kurşunlanmış yüzlerce araç…

Tufan gibi…

***

Tüm bu korkunç görüntünün içerisinde yaşayanlar…

Çocuklar…

Yaşlılar…

Ve sığınacak bir sıcak yuva misaliyle; "ölümden" kaçışlar…

Hepsi; son günlerin objektiflere yansıyan kareleri…

Ve giderek; "vahimleşiyor"

***

Çünkü… Gün ölümsüz, öldürmesiz, katliamsız geçmiyor…

Hemen hemen her gün…

Bir kaç insan, hayatını kaybediyor…

Polis… Asker…

Sivil…

PKK'lı, ya da YDG-H'li… Ya da sempatizan…

Fark etmiyor; hepsi bu ülkenin, bu coğrafyanın insanı…

***

Hal-i vaziyet ne kadar sürer?

Doğrusu bilmem.

Bir ay mı, iki, üç, dört ay mı sürer?

Ama!

Şu bir gerçektir ki, er ya da geç "çatışmalar son bulacak?"

Yani ilelebet sürmez!

Zaten, Devletten de, "buraları terk edip" bırakalım diyeceği beklenilemez…

***

Şiddet… Terör… Ölüm…

Ve beri yanda; "kamu güvenliği" adıyla yürütülen operasyonlar…

Etki-tepki…

Ya da, sebep-sonuç ilişkisi diye; "tartışılabilinir?"

Ayrı bir kulvar gerekli.

Benim, bir kez daha yazı girişinde ifade ettiğim gibi…

***

Oluşan toplumsal kırılmayı…

Bölge halkının yaşadığı travmayı…

Gençlerin…

Çocukların… Yaşlıların, kadınların…

"Savaşın" ürettiği psikolojik tahribatı giderme noktasında; "hükümetin acil eylem" planını sorgulamak…

Var mı, yok mu?

Sanmıyorum olsun.

***

Çünkü "mağduriyetleri" gidereceğiz denilen cümlenin içerisinde, çözüm yok.

Ne var?

Az önce aktarmıştım.. Vergi ertelemesi.. Faizsiz kredi.. Kira yardımı.. Jet eğitim..

Ötesi; hak getire…

Zaten, olayların patlak verdiği günden bu yana; "hükümet bölgeden" uzak bir tutum içerisinde…

***

Sur yanıyor..

Nusaybin çığlık çığlığa "imdat" diyor..

Cizre..

Silopi "boğulduk" nefes alamıyoruz çığlığında..

Ama!

Hükümetten ne bir yetkili.. Ne bir bakan..

Ne de; bölge milletvekilleri…

Ne oluyor, ne bitiyor deyip "Güneydoğu'ya geldikleri" yok…

Neden?

***

Şuan ki, görüntü.. Ve stratejik durum..

Kısacası; her şey…

"Güvenlik" konsepti içerisinde görülüyor…

Bürokrat.. Asker ve Polis…

Yani; "sivil yönetim" hal-i hazırda işlemiyor…

Şimdi durum böyle olunca…

Yanan ateşe; "hangi noktada" su olup dökeceksiniz?

Tam aksine; "yangına körük" olunur.

***

Şimdi…

Virane olmuş "evlerinden" edilen yüz binlerce insan…

Nasıl bir psikolojik hayat içerisinde…

Ne yiyor, ne içiyor, nerde yatıyor?

Bildiğimiz o ki…

Ekseriyeti; "bir yakınına" sığınmış olduğu.

Peki, bunlar yarın döndüklerinde; "ne hissedecekler?"

***

Yine normal bir yaşantı sürerler mi?

Sanmıyorum…

Ya dönmezlerse… Onlar için de; "her şey bitti" diyebilir miyiz, hayır..

Aslında; "90'lardan daha vahim" bir erozyon söz konusu…

Yani hayata "zor ama zor" adapte olabilirler…

***

Hep derim!

Nesil açısından, bu travma yeni nesil kadar.

Önümüzdeki, bir kaç nesli de; "etkileyip", şiddet sarmalına boğduracak…

Ve hal-i hazırda, "eli tutulabilinecek, konuşulabilinecek" bir nesil varken…

Ne yazık ki, "tedavi edici" bir süreci ikmalde imtina ediliyor…

Gidişat kötü...

Çünkü barıştan hızla ama hızla; "uzaklaşıyoruz"

***

Sonuç derseniz..

Çözüm sürecinden, "ders-i ibret" çıkarmalıyız..

Mevcut "vakanın" resmini de iki okuyarak..

Yeni bir "pak zihinle", güven ve samimiyet istikrarıyla; "acil eylem" planı devreye sokulmalı.

Şu Liderler turu.

HDP ile görüşme randevusu; "bunun filizi" olabilir?

Yeter ki, samimiyet hâsıl olsun...

Bu arada..

Haftasonu DTK'nın toplantısı var..

Önemli…

Ki birçok kişi gibi benim de; buradan beklentim yüksek…

Özellikle; "ateşi" söndürme noktasında..

Öz Yönetim…

Özerklik.. Hendek ve Barikat siyaseti ekseninde; "kararlar" çıkacak!

Ama ana beklenti..

Şiddeti ve terörü bir ölçüde; "sokaklardan, şehirlerden" uzak tutucu bir fikrin ön plana çıkması!

Aksi bir düşünce de çıkabilir.

***

Çünkü bu kanı da, önceki gün "Amed insiyatifi" çağrısıyla bir çok kişide, gelişti..

Çağrı "topyekun" bir savaş..

Yani; "serhildan"… Ama bizden olmayan herkes düşman..

İçerik bazında; "çok tehlikeli"

Toplumda karşılık bulur mu derseniz; zor!

Ki uzun süredir "serhildan" çağrısı var..

Ama halkta pek karşılık bulduğu söylenemez.

Özetle; "gerilim üzerine gerilimler" yaşıyoruz…

Bu nedenle; "ivedi" bir eylem planı olmalı; "barış havasının yeniden" tesisi noktasında sorumluluk herkes için geçerli…

Hayırlı cumalar...