Şükür kavuşturana!.. Yeniden birlikteyiz.. Nerde kalmıştık diyerek söze başlamak istiyorum, ama başlayamıyorum..
Lakin ülke ve Diyarbakırın birbirini tetikleyen gündemi, hayli itici ve bunaltıcı hadiseleri barındırıyor bünyesinde! Baş döndürücü..
Özellikle siyaset kulvarı ve ideolojik söylem ve eylemler, tsunami gibi yıkıcı..
Bir hesaplaşma, bir intikam, bir kin ve husumet kurgulu, atmosfer körüğü toplumun tüm katmanlarını sarmış durumda..
Herkes zıt fikirleri karşısında bilenmiş bıçak misali; 2023 sonrası görürsünüz narasını atıyor Hesap verilirlikten daha çok, intikam hesabı var.. Ki hangi mevzuya odaklanıp, irdelemeye kalktığınızda dibinde kutuplaşan bir toplumun intikam buhranı fışkırıyor
Neyse; mola sonrası ilk günün sohbetinde, gündemi, harmanlayalım.. Özetler diyerek..
***
GÜLŞEN BİR SAPIKTIR
Biliyorum, bu mevzu bayatlandı.. Ki üzerinden yapılan mülahazalar da kabak tadı verdi.. Ancak, kısa mola içerisinde, sizlerden yoğun mesajlar aldım; mevzuya dair iki kelam etmeniz gerekmez mi diye
Neyse; bugün o meramı yerine getiriyoruz. Yazı başlığı da, tepki ölçüsünü ortaya koyuyor sanırım!..
***
Gülşenin İmam Hatiplileri potansiyel sapık olarak nitelendirmesinin bende yarattığı tepki ve rahatsızlıktan daha çok; sapıklığı masum görenler bende infial yarattı.. Neymiş, şaka yapmış, ne olmuş yani lafını üretenler var ya; acayip bir yaratıklar olarak sevsinler sizi diyorum.. Yuh yani.. Nasıl da aşeriyorlar yaşam tarzına müdahale edilmesine
***
Ne yani; İmam hatiplilere seküler bir sanatçı, cinselliğini her yönüyle sahneleyen bir kişinin sapık demesi, toplumu kutuplaştırmıyor mu? İmam hatiplilere ağız dolusu hakaret edilmesinde herhangi bir şahıs yok mu, hiçbir sakınca yok mu yani!? Deyin bakalım, İmam hatipliler, bu toplumun bir parçası değil mi sizin gözünüzde? Fikri duruşunuz bal gibi; münafıklıktır.?
***
Tabi işin yargı yönü, kelepçe, tutuklanması, sonrasında tahliye kararı verilmesi.. Bu yönü de ayrı bir muammalık ve itici yönü içermiyor değil.. çünkü bir kesime sapık fikriyat mübah gelmeye başladı, bir kesime de ki o da Gülşen vaziyetten fena bir prim yaptı.. Yargının hukuk dışına çıkmak gibi bir lüksü yok. Diyorum ki, böylesi karakteri arz-ı endam edene, cezai caydırıcılık noktasında utanç abidesi yapılmalı ki ders-i ibret olsun.. Bu mevzuya benden nokta..
***
HADSİZ PERİNçEK!
Dini değerlerime laf eden bari müslüman olsa diyorum.. Aynen de öyle.. Gülşen gibiler kadar Perinçek de öyle.. Onun için de, Doğu Perincekten dini hassasiyet beklemek, abesle iştigal olur Ki ettiği lafın da, peşine düşmeye gerek yok..
***
Onun, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammedin mücadelesini kendi dünyevi ve siyasi mücadelesiyle eş değer tutup mukayese etmesine söylenecek iki kelime var bende.. O da, hadsizlik olduğu kadar cahillik ve kifayetsizliktir..
***
Garip gelen ise; bu hadsizliğe siyasi cepheden, özellikle sağ ve muhafazakar kesimin ketum tutum sergilemesi.. Herhangi bir açıklamanın gelmeyişi.. Neden acaba diye sormak gerekmez mi?!
***
ALTILI MASA
Hal-i vaziyetleri, dönme dolap misali!.. Henüz Cumhurbaşkanı Adayı noktasında, samuta gelmiş halleri yok.. Mevcut durum, Kılıçdaroğlu ekseninde netlik yok, gel gitler var.. Her ne kadar, Yavaş ketum takılıyorsa da, İmamoğluna Süpermen seçmiyoruz diyerek çıkışı yapan Kılıçdaroğlunun son atakları; masadaki destek tablosunda değişiklik içermiyor
***
çünkü, Kılıçdaroğlunu destekleyen masada tek kişi var.. O da, Gültekin Uysal Babacan, Davutoğlu ve Karamollaoğludan destek yok.. Akşener ise; İstanbulun Süpermenine gönüllü ama son hamlelerde bir çekingenlik var.. Kılıçdaroğluna olan mesafe, halen bildik ıraklıkta..
***
Nitekim, altılı masa bu işi ikinci tura bıraktı.. Ki ilk günden beri ifade ediyorum.. Kılıçdaroğluna reislik maratonunda startı verecek tek isim; o da Akşenerdir.. Ne CHPnin kendi içindeki kutuplaşma ve guruplaşmadır, ne de Ekremcilerdir
***
GÜL NİYE SAHNEDE?
Dikkate değerdir, Abdullah Gülün son çıkışları.. Malum uzun süre suskundu.. Ama bugünlerde; konuşuyor Cumhurbaşkanlığı adaylığının belirleneceği tarih yaklaştıkça Gülün arz-ı endam etmesi, tesadüfi olmadığı gibi, hedefsiz ve amaçsız da değildir..
***
Adrese teslim misali altılı masaya mesajlar vermesi. Ve Din, siyasetin dışında olmalı söylemi; altı geniş bir mesajdır.. Özellikle, CHPnin Laik ve seküler seçmenine Tabi Gülün adaylığı bu çıkışlarla konuşulur olması, doğal lakin daha önce de ifade ettim; sağlamcı Gülün, Erdoğan karşısında savaşacak siyasi ruha sahip değil..
***
Altılı masanın Güle çok sıcak baktığını söyleyemem.. Ki bakılmıyor da.. Onun için işi zor.. Gülün ortak cumhurbaşkanı adayı olma ihtimali, Davutoğlu ve Babacandan daha gerilerde yüzde bir bile değil
***
PEKERİN İDDİALARI
Yargı nezdinde suç örgütü lideri Sedat Pekerin son iddiaları.. Ortaya çıkan görüntüler.. Taraflardan bazılarının; konuşması.. Yekün noktada, vahim bir kirli çarkın oluşturulduğu aşikar olduğu gibi iftiraların da bini bir para eder hale geldi..
***
Siyasetçi, yargı, bürokrasi, müteahhit, mafya, cemaat, medya ve daha bilmem hangi sektör; nüfuz edici bir oluşumun içerisinde; çürümüşlükten söz ediliyor.. Danışman ve danışma kurulları üzerinden oluşturulan rüşvet, yolsuzluk ve hırsızlık çarkı da büyük ve infial yaratıcı
***
Neyse ki; yargı mekanizmaya el attı.. Ki, muhalefetten de suç duyuruları var.. Vaziyete derin neşter gerekli.. Ama şu hassasiyeti iyi görmeli okumalıyız ve ona göre tavır sergilemeliyiz.. Kim, kime ne iftira atarsa atsın bu süreçte biz yine de milli iradenin yanında olacağız ve olmalıyız.
***
SONUç
Ayrıştırıcı dil ve muameleye abanan bir azınlık var. Ama bizlere düşen görev, sağduyulu çoğunluğun moralini ve özgüvenini yükseltmektir
***
YANLIŞ.. VE YİNE YANLIŞ
Sur ilçesinde, 7 yıl önce hendek olaylarında öldürülen örgüt üyesi Hakan Arslanın kemiklerinin bir torba içerisinde babasına teslim edilmesine ilişki görüntüler, çok konuşuldu, çok tartışıldı.. Özetle diyebileceğim şudur.. Hiç ama hiç ne insanı, ne vicdani, ne rahmani, ne de hukuku ve adli yönde kabülü mümkün değildir Ölen kişinin suçu her ne ise!.. Velev ki yer yüzünün en cani insanı olsa bile Dini değerlerimizde ölüye saygı vardır.. Empati yapmak lazım.. Bir babaya evlat acısı böyle yaşatılmamalı.. Mevcudiyetiyle; vaziyet yanlıştır.. Ve yine yanlıştır.. Kimsenin, 80leri, 90ları yaşatan ve hatırlatan böylesi halleri yaşatmaya hakkı olmadığı gibi, kimsenin de mevzu üzerinde siyasi ve politik hesap devşirmeye de hakkı yoktur
***
GÜNÜN SÖZÜ
Unutma; her gidiş bir ayrılık değildir. çünkü; bazen ne kadar uzağa gidersen git, yüreğin hep bıraktığın yerdedir.
Failed to load the video