HADSİZE, HADDİNİ BİLDİRMEK!….
Eklenme: 7.02.2022 00:00:00

İnancımıza hadsizlik edene haddini bildirmek vaciptir.. Ki öncelikte, o hadsizlik edenin bulunduğu, cenah, ya da mahallenin efradına düşer; hadsize haddini bildirmek!

***

Bakar mısınız şu HDPli Oya Ersoyun icra ettiği hadsizliğine ve haddini aşan edepsizce ifadelerine.. Milletin meclisinde sözde milli iradeyi temsilen çıktığı kürsüde, salyalar akıtarak, saydırıyor

Akla ziyan bir hal!!!.. Müslüman Kürtlerin verdiği oylarla seçilen bu kadın!.. Müslümanlara hakaret ederek, size neden gerici diyoruz biliyor musunuz diye laf ediyor.. Bu sözle konuşmasına başlayıp dinsizliğinin zehrini akıtıyor?.

***

Ve diyor ki.. Size neden gerici diyoruz, biliyor musunuz? çünkü sizler 500 yıl geride kalmış Osmanlıyı, 1500 yıl geride kalmış din esaslı toplum düzenini yeniden hortlatmaya çalışıyorsunuz. Biz kadınlar özgür olabileceğimizi öğrendik ve ne 500 yıl ne de 1500 yıl öncesine gitmeye niyetimiz yok. Götüremezsiniz.

***

Körelmiş zihnin ürettiği ideolojinin bağnazlığıyla, sadece Müslüman Türklere değil bu hakareti!.. Kürtlere de.. Tüm Dindar insanları açık ve alenice aşağılayarak, hakaret ediyor.. Osmanlıya ve İslama, Peygambere, Kuran-ı Kerime.. Pek tabi Allaha şuursuzca dil uzatacak kadar yozlaşıyor!..

***

Bir Yahudinin, bir Hristiyanın, bir Dürzinin, bir Budizmin, bir Hinduizmin, bir Ermeninin bir bilmem neyin dahi; bu kadar aşağılıkça ifadeler düzmesiyle, İslama ve Müslümanlara hakaret edemezken, edemezken!!.. Buna cesaret edemezken! Bu hadsiz sözde vekil, ağzına geleni milletin meclisinde ve kürsüsünde söylüyor..

***

Ve ne acıdır ki; kimsenin de ağzını bıçak açmıyor.. Herkes sus pus kesilmiş.. Müslüman bir Kürt olarak, ben öncelikle Ersoya oy verip Meclise gönderen, Kürtlere sesleniyorum.. Ve yine; muhafazakar olduklarını ifade eden HDPli seçilmiş milletvekillerine, parti teşkilatlarına, idarecilerine ve yönetimlerine sormak istiyorum!

***

Önce Hüda Kaya hanım efendiye sesleniyorum!.. Siz Hüda hanım Müslüman bir kadınsınız. Ve başınızda inancınız gereği olarak örtülü.. Siz ki, 28 Şubat zulmüne uğramış, eziyetler, işkenceler, baskılar görmüş, mağduriyetler yaşamış birisiniz!..

***

İnancınız ve üstlendiğiniz misyon nokta-i nazarında, hapislere atıldınız. Ki, üç kızınızla birlikte mahpus yattınız.. Ama inancınızdan, değerlerinizden, İslami kimliğinizden zerre-i miskal taviz vermediniz.. Vesayetin, şovenizmin, totaliter anlayışın, seküler bağnazlığın faşizanlığıyla sürüm sürüm süründürülmenize rağmen!?..

***

Siz!.. Bir Müslüman bayan olarak.. İnancınıza göre, vicdan muhasebesiyle birlikte, Meclis kürsüsünde Ersoyun Ki partinize mensup bir bayan ve ikiniz de Milletvekili olmanız hesabıyla, onun yaptığı konuşmayı içinize sindiriyor musunuz!.. Olabilir deyip, kabul ediyor musunuz?!

***

İnandığınız ve inancınız gereği başınıza taktığınız başörtüyü, 1500 yıl öncesinde kalmış sözü sizde bir rahatsızlık yarattı mı?!..Yoksa, Gerici nitelendirmesine; Partimizin mensubu ve siyasal ideolojisinin gereği diyerek, fitleşiyormusunuz?!

***

Ya da, tehviller düzlemesine sarılacak mısınız! İki kelam edebilme cesaretini gösterebilecek misiniz?! Bırakın iktidara ettiğiniz laflar kadar, sahiplendiğiniz yasadışı yapıların en dip dozajı düşük bir noktada, İslamı ve Müslümanlığı savunup, sahiplenebilecek misiniz!

***

Gelelim, hemşerimize!.. HDP Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş Siz, evet siz Ersoyun, İslama, Peygambere, Kuran-ı Kerime ve topyekn inanan Müslüman ümmetine gerici deyip hakaretler sıralamasına iki kelamınız olacak mı?!.. Yüzünüzde bir sinirlenme olacak mı?

***

Siz ki, bir Müslümansınız!.. Ve Allahın, Peygamber Efendimizin ve Kuran-ın elçisi olan vasfıyla, minbere çıkmış bir din adamı idiniz!.. İlahiyatı okudunuz.. İmam ve müezzin görevlerini de yerine getirdiniz!.. Yüzlerce hutbeler, vaazlar yıllarca verdiniz!

***

Ki siz en son olarak, Peygamberlerin, Sahabelerin, Evliyaların diyarı olan, kadim Diyarbakırın İl Müftülüğü görevini ifa ettiniz.. Peygamber Efendimizin Doğum Günü etkinliğini Diyarbakır stadyumunda tertiplediniz!.. Kısmet oldu ki, HDP kulvarında siyasete girdiniz ve halen de Milletvekilisiniz?!..

***

Siz, aynı mahallede siyaset yaptığınız, aynı sırada oturduğunuz, aynı çatı altında bulunduğunuz siyasi ve ideolojik olarak aynı havayı solduğunuz Ersoyun, Bu hakaretlerini sineye çekecek misiniz, çekiyor musunuz?..

***

Yoksa, Ey Ersoy, dinime gerici diyemezsin, hakaret edemezsin deyip, hadsizliğine haddini bildirebilecek cesareti gösterebilecek misin! Buna dair bir ders-i ibret vaazında bulunacak mısın? Parti yönetimine disipline verilmesi yönünde, telkinde bulunma görevini üstlenecek misin?!...

***

Hele ki, Regaip Kandilinin idrak edildiği.. İslam alemi için büyük öneme sahip, mübarek üç ayların başladığı bir zaman dilimi içerisinde ve her yönüyle zilletlik akan bu çürümüş dinsizliğin edepsizine; Sus be hadsiz kadın diyebilecek noktada, sesinizi yükseltebilecek misiniz?!

***

Hadisenin üzerinden onca gün geçti.. Ki yazıyı kaleme aldığım ana kadar; henüz ne Hüda Kayadan, ne de Nimetullah Erdoğmuştan bu meyanda iki kelam duymuş değilim Eğer ki etmiş olsalardı, haberdar olurdum.. Ama iç dünyalarında İslamı salt Allah ile Kul arasına sıkıştıran bir fikriyatla, kalplerinde bir şeyler mırıldanmışlarsa bilemem!

***

Acaba Remziye Tosunun bu konuda vicdani bir muhasebesi oldu mu?. Başındaki beyaz tülbentte, gerici diyen hemcinsi ve partisinin üyesi Oya Ersoya onun, söyleyecekleri olur mu?! O nedir bu işe! Allah ıslah etsin der mi?!

***

HDP Yönetimi!.. Ersoya disiplin yönünde bir eylem başlatır mı, başlatmaz mı; onu bilmem!. Ki başlatacağını da sanmıyorum!.. Ancak merak ettiğim bir diğer nokta ise!.. HDPye oy veren Müslüman Kürtler kendi kendilerine; yahu biz, bunlar dinimize küfretsinler, bizi gerici diye aşağılasınlar diye mi oy verdik sorgulamasını yapıyorlar mı, yaptılar mı?!

***

Öyle inanıyorum ki, HDPye oy veren Müslüman Kürt seçmenlerin bilaistisna hepsi!.. Ki onlar sessiz çoğunlukturlar.. İç dünyalarında şu sorgulamayı yapmışlardır; Elimiz kırılaydı da, böylesi zihniyete sahip kişilere oy vermemiş olsaydık.. Ve yine biliyorum ki; Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki insanlar benim gibi; Ersoyu telin etmişlerdir...

***

ANAMUHALEFET; HAYAT PAHALILIĞI!

Farklı mülahazalar içerse de!.. Bugün, iktidarı sarsan, geren, sorgulayan, hesabını ver dedirten siyasal muhalefet, mevcut siyasi partilerin hiç biri değil!.. Ne CHP ne de, ittifakındakiler veya diğer siyasi partiler!..

Hal-i hazırda, tek bir ana muhalefet partisi var!.. O da, hayat pahalılığı..? çarşı, pazar gergin ve öfkeli İşçiye, memura, asgari ücretliye, emekliye verilen zamlar mevcut hayat pahalılığı karşısında; bir anlam teşkil etmiyor. Bir elden veriyor, diğer tarafından iki elle alıyor!?.

***

Kaşıkla ver, kepçe ile al misali!.. Ki son dönemlerde, bu pahalılıkta öne çıkan üç fatura var.. Birincisi Elektrik, ikincisi Doğalgaz, üçüncüsü ise su faturaları.. Denir ya bıçak kemiğe dayandı.. İki fatura arasında, yüzde yüz fark olması!..

Hafta sonu, ülkenin bir çok şehrinde, kasabasında soygun var sloganlı, tepkiler, eylemler, yürüyüşler organize edildi.. Sosyal medya ise, faturaların deşifresinden geçilmiyor.. İşte bizi çarpan elektrik faturası diye!..

***

Diyeceğim şu! 2023e odaklı seçimlerin sath-ı mailine girerken.. İktidarın yapması gereken, tüm gücüyle muhalefetteki siyasi parti ve liderlerine yönelik akıl eforunun rotasını, hayat pahalılığına ve tabii tekleşen elektrik faturalarına çevirmeli.. Yoksa, cereyan fena çarpar 2023te!..

***

SİNSİLİĞE BAKAR MISINIZ?

Bu karikatür Samsunun Atakum Belediyesine ait.. CHPli Belediye Atatürk Anıtına yapılan çirkin saldırıya ilişkin, sözde hazırlayıp sosyal medyada paylaştığı bir karikatür!.

Karikatürdeki çizime bakıldığında, Onur Anıtına saldıranlar, takunyalı kişilermiş!.. Algı üretimiyle, İslamı, muhafazakar ve inançlı kesimi yermek suçlama getirip, hasım etmek!..

***

Oysa gerçek ortaya çıktı. Saldıranlar gözaltına alınıp tutuklandı.. Failler iki kuzen.. Ve adli dosyaları suç dolu.. Uyuşturucudan, adam yaralamaya kadar bir dizi; işledikleri suç var!

Ki kendileri bile itiraf edip, sarhoştuk, yaptık dediler.. Yani her şey sabit iken, toplumun tüm kesimleri yaşanan çirkinliğe tepki koyup lanetlerken, CHPli Başkanın olayı bir kesime yüklüyor olması!?..

***

En sade dille, buradaki niyet dört bir tarafında yalan ve sahtekarlık akan karikatürde; sinsilik ve kalleşlik selama duruyor! Anıta yapılan çirkinlikten beter, bir saldırı bu!

GÜNÜN SÖZÜ

Eğer onur kazançlı olsayı herkes onurlu olabilirdi.