HAMRAVAT'TAKİ OKUL ARAZİSİ NE OLDU?
Eklenme: 10.07.2009 00:00:00

Bir önceki yazımda 'Kamunun' iç dünyasına dalmıştım. Hizmet çarkının 'vahim' derecede nasıl kirlenmeye 'yüz' tuttuğunu. Burada 'değişimin' inanılmaz ölçüde icra edildiğini. Özellikle de, yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, suistimal, kayırma ve ihale peşkeşliği. Kurumsal anlamda 'ahlakı' erozyonu geliştiren düzensizliğe dikkat çekmiş, uyarılarda bulunmuştum. Kirlenmenin 'üstesinden' nasıl gelinmesi gerektiğini.

***

Ve 'Nerden Buldun' sorusunun hayat bulmasını istemiştim. Bu anlamda da 'yasal aciliyetin' elzem olduğunu. Yazıyı da şu cümleyle sonlandırmıştım. 'Devlet Malı Deniz, yiyen domuz' diye! Yazıda 'kirlenmeyle' alakalı bazı döneleri de sıralamıştım. Kim ve kimlerin 'nasıl' bir organizasyonla devleti söğüşlediğini. Kurumsal 'yetkinin', hangi yasal boşlukla 'menfaat çıkarıyla' buluştuğunu ifade etmiştim.

***

Yazı kamusal anlamda bir hayli tepki görmüş olacak ki 'yansıması' sürdü. Yazı teferruatlı bir döne içermiyorduysa da; 'meğer' durumdan muzdarip olan çok varmış ki? Arayan çoktu. 'Bir dokun bin ah işit' misali. Bu eksende 'inanılmaz' olumlu tepki gelişirken, yine inanılmaz derecede 'ya şurası, ya burası' diyen oldu. Bir değil onlarca 'isim' aradı. Kurumlarından isim, mekan ve zaman tarifinde bulunarak 'bunları niye deşmiyorsunuz?' diye. Anlayacağınız, haddi hesabı yoktu.

***

Eğitim camiasından bir tepki geldi ki öyle böyle değil. Tepkinin 'özü' fikri takip noktasında idi. Yani 'mesleki' anlamda görevimizi eksik yaptığımızı 'yüzümüze' vuruyordu? Niye takip etmiyorsunuz diye? Ve sordu; 45 yıl önce yazmıştınız. Şu Hamravat Evleri içerisindeki İlköğretim' okulu için istimlâk edilen araziyi. O gün için fahiş fiyatla 'alel-acele' satın alınmıştı. 'Okul' aciliyeti vardır diye? Peki, hiç takip ettiniz mi? O arazi ne oldu? Hamravat'ta 'İlköğretim' okulu inşa edildi mi? Akıbetleri nicedir. Uyararak 'sizde dosyası vardı?' bi yeniden inceleyin diye de sitem etti.

***

Tabi 'gelen tepkinin' analizini o esnada yaparken, 'vakanın' o dönemdeki 'işleyişini de' hafızamda tazeliyordum. Yabancısı olmadığım bir mevzuydu. Arşivden dosyasını çıkardım. Ve bu eksende bir iki telefon trafiğim oldu. Etkili ve yetkili 'merciler' düzeyinde; durum nedir diye? Bahse konu 'İlköğretim Okulu' arazisi ne olmuş? Ve 'okul binası' dikilmiş mi diye? Anlatıldığı gibi; 'o gün neydiyse bu gün de öyle'. Ne yapılmış bir okul, ne de inşa edilmiş bir arazi. Ne de 'istimlâk' edildiğine ilişkin devletin resmi arazisidir diye gösteren bir görüntü.

***

Şuan için, Diyarbakır'ın 'zengin' tabakasının ikamet ettiği ve her bir konutun 300400 bin civarında olduğu Hamravat'taki arazi. Oranın sakinleri için 'yeşillik ve ağaçlık' bir alan. Akşam serinliğinde ise 'yürüyüş' parkuru. Zaten o dönemde ve bugün de. Hamravat sakinleri, 'sitenin' içerisinde okul yapılmasına 'resmi' olarak karşıydılar. Hem Milli Eğitim Müdürlüğüne, hem de Belediye'ye, hem de istimlâkı yapan 'İl Özel İdareye', 'istemiyoruz' diye başvuru yapmışlardı. Sitemizin 'güvenliği' söz konusu olabileceği gibi, zaten biz 'çocuklarımızı' devlet okullarına değil, özel okula gönderiyoruz' demişlerdi. Yani 'okul istemiyoruz' diyorlardı.

***

Hatta Hamravat Yönetimi 2004 yılında, 'karar alarak', söz konusu araziyi sahibinden 200 bin TL'ye satın almada anlaşmış. Ve üyelerden de 2'şer bin lira 'para' talep etmişti. Ancak ne hikmetse, Milli Eğitim ve 'istimlâkı' yapan kurum 'itiraza ve istemiyoruz'a rağmen, söz konusu arazinin istimlâkını 'aciliyet' adıyla yaptı. Hem de, 'inanılmaz' bir fiyat biçerek. 200 bin TL'ye 'Hamravat Yönetimi'nin alma kararı aldığı araziye devlet 45 misli tutarında ödeme yaparak istimlâk etti. Nasıl oldu, niye yapıldı, kim nasıl karar verdi? Anlaşılmaz çıkmaz sokak misali.

***

Düşünüyorum! Ve aklıma cevap istenen onlarca soru geliyor. Kendi kendime de soruyorum; O gün için 'bu kadar' aciliyet isteyen 'istimlâkteki' ısrar niyeydi? Hamravat yönetiminin 200 bin TL'ye almaya karar verdiği araziye o gün '45 misli' fazla ödemenin gerekçesi neydi? Satın alınan arazinin 'sahibiyle', kurumsal ilişki söz konusu muydu ki, 'işler' alel-acele icra edildi. Ve yine, 'bu kadar' aciliyet söz konusu idiyse. Ki istimlâk ta aciliyet öne sürülerek yapıldı. Öyle ise 'okul' neden inşa edilmedi. Üzerinden 45 yıl geçmesine rağmen 'mevcut' aciliyet ne oldu?

***

Uyaran okurun dediği gibi, 'belki' Milli Eğitimin şuan için böylesi bir arazisinin olduğundan haberdar değil. Çünkü haberdar olsa idi, 'Hamravat Yönetimi'nin kendi malıymış gibi o arazi üzerinde 'hak' icra etmez. Ağaçlık ve yürüyüş parkuru olarak kullanmazdı? Bilemiyorum. İki ayağını bir pabuca sokma' gibi o gün hareket eden düşüncenin sorumluları. Böylesi 'binlerce TLnin' har vurup harman savrulduğu mevzuuyla alakalı 'hesap' verebilecek mi? Ya da, 'kendilerini' haklı çıkaracak gerekçeleri var mı? Sanmıyorum. Çünkü 'devlet malı deniz...' Buarada, mevzuuyla alakalı 'gelebilecek' bilgiye de açığız. Ancak şunu ifade edebilirim ki, İl Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun 'kötü koku' veren mevzularla ilgili 'hassasiyet'  gösterecek. Ve bu hamur çok su alacak gibi görünüyor.