Malumunuz üzre;
Dün 18 Mart çanakkale Şehitleri anma günüydü.
çanakkale Zaferinin 98inci yıl dönümü!
Ülke ve millet açısından; anlam ve önemi büyük!
Tarihten silinmek istenilen bir Millet.
Ve tabi ki; Vatan...
Mevcudiyetiyle; yok edilmek isteniliyordu.
Vatan tamamen,
Haçlı Emperyalist ülkelerinin, işgali altında!
***
1915te,
çanakkalede,
Dumlupınarda, İzmirde.
Yurdun dört bir yanında;
Türkü,
Kürtü, Lazı çerkezi.
Sunisi-Alevisi.
Etkin kimlik;
Ayırımı yapmaksızın; bu vatan için can kurban denilerek, milli şahlanışa geçildi.
***
Omuz omuza!
El ele.
Azimle, şevkle ve heyecanla.
Kıtlığa,
İmknsızlığa, bölünmüşlüğe rağmen; cephe savaşı verdi.
Birliğin, beraberliğin mücadelesiyle; zafere ulaşıldı.
Ve adına da;
çanakkale zaferi denildi.
***
Bugün;
çanakkaledeki şehitlikteki isimlere bakıldığında.
Ki ekseriyeti; Kürtler teşkil ediyor.
Ama zafer; hepimizin denilmiştir!
çünkü bin yıllık kardeşlik ve birlikte yaşam kültürü var.
Ama sonrası..
İşte o sonrasında, etkin kimlik asimilasyonuyla, kırgınlıklar yaratıldı.
Her ne kadar;
Et-tırnak ayırımından söz edilemeye çalışıydıysa da.
Başarılı olunamadı.
***
Buradan tüm şehitlerimizi.
Kahramanlarımızı rahmetle şükranla yd ediyoruz
Ve diyoruz ki;
Şu hakikat bilinsin ki, bizim bizden başka dostumuz yok!
Değerlerimizin kıymetini bilelim!
***
GÖREV ARTIK; PARLAMENTONUN!
İşte bu tarihsel günü yaşarken.
Dün ülke ve millet açısından.
Özelliklende son 30 yıldan buyana yaşana gelen; terör ve şiddetin sonlandırılması.
Beri yanda;
Biz Kürtlerin haklı taleplerinin karşılanması noktasında önemli bir görüşme yapıldı.
***
Herkesin beklenti içerisinde olduğu; BDPnin İmralı ile 3üncü görüşmesi!
Hassasiyete özgü bir şekilde oldu!
Heyette kimler var derseniz; Demirtaş, Buldan ve Önder!
Değişen sadece Altan Tan!
Tabi bir de ilk kez eş başkan düzeyinde bir görüşme yapıldı!
Malum daha önceki iki görüşme; Milletvekili düzeyliydi.
***
Tabi.
Bu görüşme gerek diğer iki görüşme.
Ve aynı zamanda; Kandile, Avrupaya ve BDPye Öcalanın gönderdiği mektuplar.
Daha doğrusu; Öcalan üzerinden yürütülen çözüme yönelik adımların geri dönüşümüne özgü bir; görüşmeydi bu.
Bir de, çağrısına yönelik Kandilin 8 Kamu görevlisini serbest bırakması.
Karşılıklı; hamlelerin samimiyet doluluğu!
***
Birbirini izleyen;
Adımların niha-i sonuçlanmasına ilişkin bir beklenti hkim
Yani beklentisi ağır bir görüşme idi!
Dolu dolu.
Heyet Öcalanın mesajıyla döndü.
Peki,
Demirtaşın Öcalan ait olduğunu ifade ederek okuduğu mesaj...
Ve tabi ki içerik bazında, ne anlama geliyor derseniz.
***
Doğrusu;
Dikkat çeken birinci nokta şu oldu.
Öcalanın
Süreçle alakalı niha-i çağrı mesajını iki gün sonraya bıraktı!
BDPye bu yöndeki çağrı mesajını vermedi.
21 Marta bıraktı.
Diyarbakırda yapılacak olan Büyük Newroz bayramı.
***
Bu ne anlama geliyor?
Demek ki;
çağrı metni MİT aracılığıyla, BDPye ulaştırılacak.
Tartışmasız akıllara bu tutum hükümet kontrolünü getiriyor.
çağrı metnini önce, devlet görecek.
Sonra Başbakan okuyacak.
Ondan sonra; BDPye teslim edilip, Newrozda halka açıklanacak.
Komplike bir durum!
***
Niha-i mesaj!
İçerik yönünde beklenti şöyle.
çağrıda birinci koşul; silahlar susacak!
Yani; çatışmasızlık-eylemsizlik
Bunun yan sıra; çözüme ilişkin askeri ve siyasi hamleler.
***
Dünkü;
Kamuoyu ve Meclise yönelik mesajında şu vurgu önemliydi!
Özellikle süreçle alakalı..
Bundan sonra; nasıl bir yol haritası çizilecek!
"Geri çekilme, silahların bırakılması ve kalıcı barış."
Bunun için de,
Parlamentonun misyon yüklenmesini istedi.
çünkü,
Şimdiye kadar, görüşmeler hükümet üzerindendi..
Artık; parlamento görevi üstlenmeli
Bu da süreçlere ilişkin tarihlerin yasal bağlamda atılacak adımların ardından netleşeceğine işaret!
***
Nitekim
Bu görüşmeden saatler önce, Adalet Bakanı Sadullah Ergin bir açıklama yaptı.
Sürecin;
Bu beklenti üzerine seyir edebileceğine ilişkin.
Ergin yaptığı açıklamada;
"PKK'nın geri çekilme sürecinde yasal düzenleme yapılabileceğini" söyledi.
Görünen..
Ve çıkan mesajın sonucu..
Bundan sonra; Süreçin trafiği ekseriyetiyle Parlamento da gerçekleşecek.