Hayri Kozakçıoğlu!
Dün, Sarıyerdeki evinde; "ölü" bulundu.
Denilene göre; göğsünden, yakın mesafeden "tek kurşunla" vurulmuş.
Polise göre; Kozakçıoğlu "silahla" intihar etmiş.
Savcı ise; Otopsi ve soruşturma neticesini "beklemek" gerekir diyor.
Şuan; "Meçhulliyet" hsıl!
***
Kozakçıoğlu!
Vasıfları; haylı kapsamlı, kendisine has 'kozmik" yapıya sahip!
Emniyetçi.
Eski O. Hal Bölge Valisi.
Siyasetçi.
Bir dönem; DYP'nin "gözde" ismi!
Demirel'in,
çiller'in "a takımına" mensup.
***
Evet.
Yaşamı ve görev alanı gibi ölümü de "sırlarla" dolu!
İntihar mı,
Cinayet mı,
Başka bir sebebiyet mi, "şimdilik" bilinmezlik içinde!
Eşinin ifadeleri "çelişkili".
Silah var, "ama sesi" duymadım diyor.
Neyse.
Hakikat; tahkikat ve inceleme sonucunda ortaya çıkacak.
Yani zaman "tefsir" edecek.
***
Tıpkı;
Karanlık dönemin "aktörü" olduğu zaman içerisinde yaptıklarının deşifre olması gibi.
Kozakçıoğlu.
Emniyet kökenli bir Vali.
Ki Türkiye'nin;
İlk Olağanüstü Hal Bölge Valisi idi.
Diyarbakır Valiliği "görevinden" bu göreve terfi etti.
"Süper vali" olarak!
***
O dönemin,
Ve sonrasının deşifresine bakarsak!
Daha açık ifadeyle;
Andoranın "kutusunu" açarsak.
1997 ila 1990'lı yıllar.
Pek tabi ki sonrasındaki yıllar; 28 Şubat'ın da dhiliyle.
En karanlık yıllar.
Karmaşık ilişkiler.
Kirli zihniyetler, faili meçhul cinayet ve infazlar.
***
Hizbullah-PKK çatışması.
JİTEM'in varlığı.
Ve bölgedeki yapılanmayla ortaya çıkan "kaotik" süreç!
"Kardeş kavgası"
Akan kandan,
Dökülen gözyaşından,
Sıkılan kurşundan,
Atılan bombadan,
Kalkan savaş uçağından; "nemalanan" zihniyet!
***
Hepsi;
Kozakçıoğlu'nun ölümüyle bir kez daha "soru" ikmaline çıktı.
Cevap.
Ve Hakikatlerin; "gün yüzüne" çıkması için.
Hiç kuşkusuz ki!
Kozakçıoğlu!
Mevzuular ekseninde ismi "son yıllarda" pek öne çıkmadı.
Özellikle; Ergenekon soruşturmasında,
Hele ki; İnkrı ve sırları "hala kozmik" odalarda tutulan JİTEM'de!
Her ne kadar;
"Küçük çaplı" soruşturmalar yapıldıysa da üzerine gidilemedi!
***
Dedim ya;
Kozakçıoğlu'nun ismi "pek öne" çıkmadıysa da.
Dönemin;
Gelişme serüvenindeki pek çok soru işaretinde, "ismi" saklı.
Derinden derine; zikrediliyor!
Özellikle;
Olağanüstü Hal'in ilan edilmesinden sonra.
Evveliyatında "sıkıyönetim" hsıl idiyse de; "en dehşetli" büyüme ve karanlık palazlama onun döneminde gelişti!
***
O.Hal kanunu çıkarıldı.
Yetkiler.
"Süper" bir güçle Valilik "süper vali" oldu.
O tarihte; sözde terörle mücadele adı altında, birçok yapılanmaya gidildi.
Koruculuk, "genişletildi".
Bugün yüz binleri buluyorsa; "o tarihin eseridir"
Askeri yapılanma; "değiştirildi".
JİTEM gibi "ölüm makinesi" oluşturularak-silahlandırıldı.
Hem de; "dokunulmaz" zırhla!
***
Ve tabi ki;
"İtirafçılardan" oluşturulan ölüm mangaları.
Tırmanış gösterdi;
Terör, şiddet ve toplu katliamlar!
Köy baskınları,
Köy boşaltmaları,
Yakma-yıkma ve faili meçhul cinayetler.
Yerinden-yurdundan edilen; "milyonlarca" Kürt halkı!
***
Kirli ve karanlık!
Bakınız;
PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan.
İsveç'te Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılarına verdiği ifadesinde Kozakçıoğlu'nu anlatırken; "JİTEMİ" şu sözlerle deşifre ediyordu.
JİTEM ilişkisini gözler önüne sürebilecek çarpıcı açıklamalarda bulunurken şunları söylüyor:
"Emenli Jandarma Binbaşı Ahmet Cem Ersever, Vietnam savaşında yer alıp yaralanan bir Amerikalı ile tanışmıştı.
Bu asker patlayıcı maddelerin nasıl kullanıldığına dair Cem Ersever ile irtibat halindeydi.
Bu şahıs Ersever'e C4 patlayıcı getirdi.
Amerikalı bu asker bu dönemin Olağanüstü Hal Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu için çalışıyordu."
***
Cem Ersever.
İnfaz edildi.
Nedeni de; JİTEM içerisindeki kirli yapıları gözler önüne seren çalışmalar yapmıştı.
Aygan, 1990'lı yıllarda bölgede yaşanan şiddetten bu isimlerin sorumlu olduğunu ifade ediyor.
"Gücü ellerinde tutan bu kişiler her zaman şiddeti tercih etti.
Bu süreçte şiddet şiddeti doğurdu.
İnsanlar dağlara kaçtılar.
Şiddetten en çok sorumlu olanlar kim mi?
***
Hiç kuşkusuz ki;
Süleyman Demirel,
Tansu çiller,
Hayri Kozakçıoğlu,
Mehmet Ağar,
Hasan Kundakçı, Doğan Güreş ve Hikmet Köksal'dı.
Gizli güç zenginliklerinin devam etmesi için bu savaşın bitmesini istemiyordu
***
Kozakçıoğlu!
Bölge Valiliğinden, İstanbul'a terfi ederken de!
İstanbul;
"Kor noktaları" faili meçhul cinayet ve infazlarla anıldı.
Özellikle; "Kürt işadamlarına" yönelik!
"Örtülü ödenek" vurgunuyla da anıldı.
İstanbul'a giderken;
Olağanüstü Hal Bölge Valiliği hesaplarından 2 milyar lirayı (yaklaşık 250.000 dolar) kendi adına açılan hesaplara geçirdi!
O dönemde;
Hamisi olan Demirel "bel çıkıp" o paraların teröre karşı mücadelede kullanıldı "kılıfını" uydurdu.
***
Velhasıl.
Karanlık dönemin; "karanlık" kutusu!
Birçok; kozmik yapının da, "aktörü" müsebbibi!
Ölümü.
İntihar olasılığını yüksek gösteriyorsa da; "manidardır".
Şöyle ki;
"Sicili" bu kadar kabarık ve karanlık biri.
***
Hele ki;
Devlet 28 Şubat sürecinden hesap sorar iken.
O.Hal dönemine ilişkin;
Katliamları,
Yolsuzlukları,
İnfazları "sorma cesareti" bile gösteremezken!
Yaşı; 74'e dayanmış olan Kozakçıoğlu "niye intihar" etsin?
Garip.
Bir de;
NETEKİM'in,
Yani Kenan Evren'in de akrabalığı da, ayrı mevzuu!
Uzun yıllar; bu yönü "saklı" tutuldu.
***
Ama şu bir hakikattir ki!
Unutulmamalı.
Herkese de; "kulağa küpe" olmalı.
Her kim olursanız olun;
Yaptığınızın bedelini er yda geç mutlaka ödeyeceksiniz!
Ders-i ibret bir vaka!
Tercüman'da iken; "hayli" maceram olmuştur, mevtayla!
Tabi ki; pozitif olacak değil, "negatif" olmuştur!
Sahi;
Vicdansızlık "abidelerinin" toprağı bol olur mu?
Bilemiyorum.
Yorum; size ait!
***
Bu arada;
Vali Mustafa Toprak dün itibariyle "ilişiğini" kesti!..
Bugün de; "şehirden" ayrılıyor..
Evet..
İzmir'e gidiyor, Diyarbakır'dan daha büyük bir kentte..
Dost bir insandı..
Bahtı açık olsun;
Gönlümüz ve desteğimiz bilsin ki, "her daim" ondan yana!..
Güle güle!
Yeni görevinde sana başarılar diyoruz!
Şehr-i Dinar-ı Bekir'i unutma ha!
HAYIRLI CUMALAR.