KONTROL VE KONSOLİDASYON YILI!..
Eklenme: 12.02.2026 00:00:00

Görünen o ki, 2026 yılı çok farklı bir rüzgar estirecek.. Seyir neyi ikmale getirir, birlikte göreceğiz. Ancak son gelişmeler bu yılın Kontrol ve konsolidasyon yılı olacağını, şimdiden manşete çıkardı.. Özellikle, Ankaradaki soluksuz iç ve dıştaki siyasi aksiyonlar, Terörsüz Türkiye sürecindeki komisyon taslağı, yeni Anayasa değişikliği tartışması ve önceki gece kabinde iki önemli, bakan değişimi?.. Seyri bir bütünlük içerisinde, okumalıyız!.. Biri diğerine rücu edici!

***

Önceki geceye gidelim, kabinedeki değişikliği.. Adalet Bakanlığına, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürler, İçişleri Bakanlığına ise Erzurum Valisi Mustafa çiftçi atandı.. İsimler üzerinde okuma yaparsak, uzun uzadıya bir dizi hadiseyi masaya yatırmak lazım.. Ancak yer ve zaman el vermediği için, elek üstü çıkan veriler, AK Partiye ve tabi ki ittifak içerisinde olduğu MHPnin bileşimiyle oluşan cumhur ittifakına siyasi maliyeti ne oldu sorusunu sorduruyor?!

***

Yerlikayanın kimine göre popülist kimine göre temiz eller diye ifade edilen seri operasyonlara attığı imza!.. Ülke çetelerin, mafyanın suç örgütü arenasına döndüğü, algısıyla gelişen operasyonlar, hükümette ciddi rahatsızlıklar yarattı.. Maddi ve manevi yönde vücut bulan olumsuzluklar, 23 yıllık AK Parti iktidarını sorgular hale getirdi? Tüm bunlar bu hükümetin döneminde yaşandı, oluştu ve gölgesinde palazlandı söylemi koalisyonu ve iktidarı kendi içinde, sorgulattı? Ne oluyoruz diye?!

***

Yerlikayanın yerine gelen Vali çiftçi.. Kulis bilgilerine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğana çok yakın bir isim.. Profili, yaşamı, muhafazakar kimliği, toplum nezdinde karşılığı yüksek.. 7 Üniversite, nerdeyse bir elin parmak sayısı kadar dil, beri yanda Türkiyenin hafızlıkta birinci olmuş biri.. Terazisi hakkaniyet ölçüsünde olacak.. Yani gelişi güvenlik politikalarının operasyonal popülizmimden daha yüksek, kontrollü disipline edici merkezi disiplin içeren güvenlik politikasına evrilecek? Geçişlerin bu minvalde olacağı, kesin gözüküyor.. Ki önümüzdeki günlerde kapsamlı bir Emniyet Müdürleri Kararnamesi de masaya gelecek? Mini Valiler kararnamesi de ekleyerek.. Yani kartlar yeniden dağıtılacak?

***

Akın Gürleke gelirsek!.. Gezi, İmamoğlu, Kaftancıoğlu, Demirtaş gibi muhalefet dosyalarını yönetmiş sert bir isim. Onun Adalet Bakanlığına gelmesi, yargının muhalefete karşı daha proaktif ve baskıcı bir araç haline getirileceğinin ilanı gibi okunuyor. Ama bunun aksi bir seyri de olabilir.. Yargı üzerinden siyasi kutuplaşmaya fren çekme adına.. Erdoğanın Gürleki bu yönde kontrol altına alması şeklinde de, okunur!..

***

Ancak önümüzdeki günlerde, Gürlek ile CHPnin kurmayları arasında, hayli gerilim üreten, siyasi tartışmaların kaçınılmaz bir hal alacağını, not edelim.. Özellikle de, Belediyelerle ilgili açılan davaların ve yürütülen soruşturmalar, üzerinden!.. Nitekim dün hem Meclisteki yemin törenine dair CHPlilerin protestoları, yumruklaşmaya varan kavga!.. Diğer yanda kameraların karşısına geçen Özgür Özelin Gürleke davalar üzerinden yükleme yapması.. Beri yanda, İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana gibi illerde Başsavcı değişiminin de olacağını not düşelim!

***

Kabine değişikliği rüzgarının yanısıra Mecliste esen bir başka rüzgar var.. O da, Terörsüz Türkiye veya çözüm Süreci adını verdiğimiz, seyir!.. Meclisteki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çalışma düzeyinde kritik bir aşamaya geldi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuşun açıklamasına göre, beş parti.. Ki bunlar, AK Parti, CHP, DEM, MHP ve Yeniyol.. Partilerin yazım ekibinin hazırladığı ortak rapor taslağı, 9-10 Şubatta partilere gönderildi. Önümüzdeki günlerde komisyonun 50 vekille toplanıp müzakere ve oylama yapması, ardından da rapor, Meclis Başkanlığına sunulacak!

***

Taslakta doğrudan umut hakkı ifadesi yer almasa da, AİHM içtihatları ve evrensel hukuk ilkelerine vurgu yapıldığı, dolaylı bir formül bulunduğu, kulis bilgilerinde yer alıyor.. DEM Partinin raporunda Barış Yasası, anadilde eğitim, kayyumların kaldırılması, hakikat-yüzleşme komisyonu, geçiş dönemi adaleti gibi talepler öne çıkarken, süreci taçlandıracak anayasal değişiklikler vurgusu dikkat çekiyor.. Özellikle Anayasanın ilk üç maddesinde (vatandaşlık, resmi dil, devlet tanımı) eşit yurttaşlık yönünde düzenleme beklentisi.

***

Bu iki gelişme birbiriyle kesişiyor.. Kabinedeki sertleşme Gürlek ve çiftçi muhalefet ve sokak hareketlerine karşı iç cepheyi güçlendirirken, komisyon taslağı DEM Partiyi sürece dahil ederek yeni anayasa için potansiyel uzlaşı zemini için, gayret gösterilecek. İktidar, yerel seçim atmosferi, ekonomik baskılar ve muhalefetin birleşme ihtimali karşısında hem demir yumruk hem diyalog kapısı stratejisini aynı anda yürütmeyi hedefleyeceğini not edelim!.

***

Ancak seyrin bir de kırılganlık yanı var.. Risk.. Zaten hangi yol, dikensiz ki.. Şöyle ki, MHPnin silah bırakma teyidi şartı, CHPnin temkinli duruşu, DEMin taleplerinin sınırları ve muhalefetin siyasi mühendislik eleştirileri süreci her an raydan çıkarabilir riskini de gözardı etmemek gerekir.. 2026, Erdoğanın üçüncü dönem adaylığı için anayasal engeli aşma ihtimalini de canlı tutarsak, yıl için bir makas değişikliği yılı diyebiliriz..

***

Özetlersek.. Kabine sertleşirken Mecliste uzlaşı arayışı, iktidarın kontrol ve de meşruiyet ikilemi, gelişmelerin manşetini oluşturuyor. Gelecek haftalar, taslağın oylanması ve yeni bakanların ilk icraatlarıyla bu denklemin nereye evrileceğini hep birlikte göreceğiz.. Özellikle de, İçişleri ve Adalet Bakanlığının içte ve dışarıda saha faaliyetleri de, mevcut seyrin rücu edici, notları olarak, kayda geçer!..

***

Kabinede başka değişiklik olacak mı?.. Ankaranın havası, Külliyedeki rüzgarın esinti mili, devamı var dedirtiyor.? Özellikle de Aile- çalışma ve Turizm. Ki Tarım Bakanlığı için de mırıldanma var? Tabi bu değişimin bugünlerde olacağı, değil lakin Martta hareketlenecek gibime geliyor.. Malum Türkiyenin rotasında takvimlerin önemi büyük!.. Her şey zamanı gelince?

***

GÜNÜN SÖZÜ

Her tazelenmenin illa ki hedefi, mevcut durumdaki eksikliği gidermektir!