Hurşit Külter…
Sen var ya!
Pır fena "kurgulu" kumpasla herkese çaktın…
Tuşa getirdin.
Tarihsel bir algı operasyonuyla ortalığı velveleye verdin..
O neydi ya…
Ne acılı,
Ne dramatik,
Ne senaristlik bir algı operasyonuydu kurguladın?
Ya da kurlattılar sana...
Ki bende dahil çok kesim bunu yedik…
***
Günlerce… Ki 5 Ay'ı geçti…
HDP'den, CHP'ye..
AK Parti'li bazı vekillere kadar..
İHD'den, Mazlum-Der'e…
BM'den, AYM'ye kadar..
Siyasetçi..
Gazeteci..
Yazar-çizer, STK temsilcisi..
Akademisyen!
Peşine düştü "Külter nerede" diye?
Meclis'te sorgu önergesi bile yapıldı…
***
Herkeste şu kanı hâkimdi…
Geçmişe dair sicili hayli kabarık olan devlet için..
Yine, devlet gözaltına aldı…
Tıpkı, 90'lardaki "ceberut yapı" gibi…
Sorguladı…
İstediğini aldı…
Sonra da "infaz" etti…
Cesedini de bir yerlere attı…
Yani, faili meçhul cinayetlerin son bir halkası oldu diye düşünüldü.
***
Velhasıl!
Devlete dair enva-i bir suçlama söz konusu edildi..
Ki bunun üzerinden..
PKK ve HDP hayli prim yaptı..
Bizde buradan "bu adam nerde bulunsun, devlet zan altından kurtulsun?" diye seslenmiştik…
Yeter…
Varsa bir hukuksuzluk, gün yüzüne çıksın..
***
Vaziyet bu iken…
Önceki gün, şeytan-i planla "kep düştü" misali gerçek ortaya çıktı…
Külter…
Kuzey Irak'ta, Kerkük bölgesinde imiş…
PKK saflarında yer alıyor…
Görüntüye göre hayli sağlıklıymış!
***
Bir de yalan kurgulu beyanları var..
"Ben hayattayım.. Gözaltından kaçtım!!!"
Nasıl yani?
Anlattığına göre…
Özel Harekât timleri onu yakalamış…
Emniyete götürülmüş…
Sorgulamaya alınmış…
Ne hikmetse!
Bilahare, "fırsatını bulup" kaçmış!
Saklanmış.. .
Gizlenmiş…
Sonra da sınırın ötesine geçmiş…
Ama bu sürede; "hiç kimseye bir şey" söylememişmiş!
***
Tabii ki, Külter'in masalı..
Halk deyimiyle...
"Yerseeeen.
Hele ki bu çağda, hele ki iletişim çağında!
Kimse "yemez" bu yalanlar silsilesini.
Ki, soru ikmali yüksek bir masal!
FETÖ bağlantılı...
Nitekim aşikâr oldu…
Ne gözaltına alınmış..
Ne de işkence görmüş..
Ne de herhangi bir müdahale söz konusu imiş..
Her şey; "külliyen yalanmış"
Zaten devlet yetkilileri de; "bizde kaydı yok" demişti..
Anlayacağınız…
Plan, algı operasyonu üretip, "devleti ve hükümeti" zan altında tutmakmış!
***
Doğrusu!
Bu plan iyi bir mecrada gitti…
Ama iş ortaya çıkınca…
Mekanizma tersine döndü…
Şu an için şunu net ifade edebilirim ki…
Genel kanı da bu yöndedir…
Artık kimse…
Ne HDP'nin,
Ne CHP'nin,
Ne İnsan Hakları Derneğinin,
Ne Cumartesi annelerinin…
Ne yazar, çizerin…
Kısacası ne şunun ne bunun, ne kayıp yakınlarının; "bu gibi hadiselere" dair "söyleyeceklerine" kimse itibar etmez!
Prim de almaz/verilmez de!
***
Öyle 'gözaltında kayıp oldu?"
Yok, "devlet infaz" etti?
Yok, faili meçhule cinayete kurban gitti.
Gibi...
Söylem ve eylem gerçekleştiremeyecekleri gibi!
Kimseyi de; "inandıramazlar?"
Kimseyi de kandıramazlar…
Kimseyi de peşlerinden artık sürükleyemeyecekler?
Çünkü, Külter'in "yalancılığı, algı operasyonuyla" her şeyi; "tersine" çevirdi..
Her şey "Maskeymiş.."
Ki bugüne özgü değil, yıllar yılıdır maske!...
***
Sonuç itibariyle hadise…
Yekûnuyla artık bir ders-i ibret vesikası şu Külter'in durumu!
Kim, nasıl bir "ders" çıkarır onu bilmem?..
Pozitif ve negatif anlamda kim, ne der onu da bilmem..
Ama diyeceğim şu ki…
Özellikle Kürtler bu minvaldeki senaryolara artık; "prim" vermeyecek?!
Vermediğini de görüyoruz…
***
Nitekim!
PKK’nın da,
HDP'nin de,
Diğer bileşenlerinde de…
Aylardır "sokağı" farklı argümanları kullanarak, germe noktasındaki, çağrıları karşılık bulmuyor…
İsteklerine de …
"Serhildan" söylemine de,
Kürtler, bölge insanı "yüz" dönmüyor bilakis "çeviriyor?"
Yeri gelince de tepki koyuyor..
***
Niyet belli oldu..
Ki cümle alem anladı; "niyetin halis" olmadığını!
6-8 Ekim olaylarında gördü…
"KOBANİ" bahanesiyle, "sokakların" ateşe verildiğini…
Kurban eti dağıtan Yasin Börü gibi, çocuk, yaşlı demeden 54 insanın katledildiğini..
Bayramın "kana" nasıl buladığını…
Ya, hendek ve barikat terörü…
Şehirlerin…
Mahallelerin "yaşanılmaz" hale nasıl getirildiği...
Evlerinden, barklarından, yurdundan "muhacir" hale nasıl yüz binlerin geldiği…
***
Ya Dürümlümdeki katliam..
Mardinkapı'daki bir ailenin yok edilişi..
Yani çoluk, çocuk, yaşlı, sivil gözetmeksizin "insanların" kananın akıtılması..
Bugün değil, yıllar yılıdır aynı strateji…
Silah ellerinde, komuta başkasında..
Ki bu yazıyı kaleme alırken, "Şemdinli'den gelen kara" haber..
10 asker şehit..
8 vatandaş ölü..
Yani toplam 17 şehidimiz var..
Ve teröre kurban!
***
Evet,
Ülkenin ve milletin başı sağ olsun..
Şehitlere Allahtan rahmet..
Ailelerine başsağlığı..
Yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz...
Bu acı ilk değil..
Öyle görünüyor ki son da olmayacak..
Kınıyorum.. Telin ediyorum...
Ama!
Her şeye rağmen; "teröre ve şiddete" prim verilmeyecek..
Oyuna gelinmeyecek..
***
Hepsi şu hakikati ortaya çıkarmaktadır…
Şiddetin..
Terörün..
Kan ve gözyaşının tek hedefi vardır; "o da yıkıp-yıkmaktır?"
İnşa değildir..
Özgürlük..
Bağımsızlık..
Kazanımlar hiç değil.
Bilakis, tersidir..
İşte Külter'in masalı da bu duruma açık bir "kazanım" halkasıdır.
***
Onun için diyorum ki, Kürtler eski Kürtler değil…
Ve artık;
"Kimsenin" oyuncağı, basamağı da, kuyruğu da değil!…
Hele ki "şiddet, terör ve kan ile gözyaşının" hiç değil..
Barışın..
Kardeşliğin..
Birlik ve bütünlüğün taraftarıdır..
Ama…
Ötekileştirilmeden..