KÜSKÜNLER ŞEHRİ!
Eklenme: 4.01.2018 00:00:00

Ne yazık ki

Dün olduğu gibi bugün de öyle!

Ya siyasi

Ya ideolojik

Ya ekonomik

Ya da hazzedememiş!

Veyahut makam ve mevki paylaşımsızlığı

Maalesef

Şehri bir bütünlük içerisinde; küskünler haline getirdi?

***

İşte bu hal

İşte bu ahval

İşte bu keyfiyet arzı

Kadim kenti

Gül şehri

Mabetler diyarı Diyarbakıra kan kaybettiriyor

Gelişmeyi engelliyor

Vahim bir sorumsuzluk atmosferi yaratarak; yıkımlara neden oluyor?..

***

Ekonomik

Sosyal

Kültürel

Yani yaşamın her alanına sirayet edici bir tar-ü marlık

Yıkıcı

Yakıcı

Gerilimci

Güvensizlik ikmaliyle; dağınıklığı ihtiva ediyor.

Hani demişler ya balık baştan kokar diye

Eee

Kentin idaresinde maslahat olursa ahali de perişanlıktan kurtulamaz

***

Ben bu tespiti bugün yapmıyor

Ya da bugüne özgü bir durum değil

20 yıldır

Ki 25 yıldır diyorum

çünkü SHPden yerel yönetimler alındığı tarih itibariyle

Atanmış

Seçilmiş

Yerel aktörler; hep üç başlılık içerisinde ahkam kesmiştir

Kopuk

Kavgalı

Hazmedememe; durumunu icra ederek gelen-gideni aratmıştır!

***

1994leri hatırlarsak!

Ki Diyarbakırın Büyükşehir statüsüne geçiş tarihine denk geliyor

OHAL vardı

Refah partisi, yerel yönetimlerin tümünü aldı

Merkez ve Büyükşehir

SHPden devralmıştı

Kimler cezaevine girdi?

Kimler görevden alındı?

Hepimizin malumu

Ama bir nokta vardı ki; işte o Diyarbakıra hep kaybettirmenin fitilini ateşledi

***

çekemezlik

Hazmedememe

Makam ve mevki sarhoşluğu

Ve tabi ki kibir

Vali

Belediye Başkanı

OHAL Valisi

Ve diğer ilgili zevat

Al birini vur ötekine misali; herkes!

Sanki dünyayı yaratan ve kurtaran adamlar gibiydi!

***

Sonra!

Yönetim el değiştirdi

HDP/DBPnin akımı geldi

Onlarda; kendi içerisinde aynı ruhu taşıdılar

Üstüne üstlük bir de

Merkezi hükümetle

Özellikle de; mülki amirle

En vahimi de; görev ifasından çok siyasi mülahazalara odaklanılarak hep köprüler yıkıldı

***

Ne Vali, Belediye Başkanına

Ne Belediye Başkanı, Valiyle

Ne de ikisi; ahaliyle barışık bir ortam sağlamadı

Kent adına

Yaşayanlar adına

Kazanım sağlama gayreti içerisinde olunmadı

Bilakis; birbirlerine çelme oldular

Tabi olan; kentte ve halka oldu

Olup-biteni anlatmaya gerek yok

Üstadın dediği gibi hal-i lem ortay yerde

Ki görünen köy kılavuz istemez misali

***

Gelirsek bugüne!

Ne yazık ki

Vaziyetin ikmalinde; değişen bir şey yok

Eski tas, eski hamam!

Zihniyet de

Fikriyat da..

Ortaya konulan icraat da(!) aynı serüvende seyrediyor

Kesintisiz devam!

***

Bakınız

Belediyelere kayyum atandı..

Neden, niçin?

Hukuki mi, adalet nizamına uyar mı?

Keyfilik mi?

Zoraki bir işgaliyet mi?

Ne derseniz deyin, ki bu ayrıntıya girmek istemiyorum..

Gerek de yok

Bu noktadaki fikrimi, herkes bilir!..

Defalarca da yazdım..

Antidemokratik

***

Tabi; kayyumları merkezi hükümet atadı

Yani, AK Parti iktidarı

Genel beklenti şuydu

Uyumlu

İşbirliğini önemseyen

Diyalog..

İstişare..

Koordinasyonu güven verici..

Vali..

Belediye Başkanı..

Ve diğer kurumlar; siyasi ve ideolojik bir kutuplaşmaya artık girmeyecek

Devlet adına!

Millet adına!

Kent adına!

Yekn bir görev sorumluluğuyla; hareket edecek

Herkes; aynı karede olacak?

***

Öyle

Kıskançlık

Kibir

Küskünlük

Hazzetmeme

Makam ve mevki sarhoşluğuna girilmeyecek

Projeler üretilecek

Ticari

İktisadi

Sosyal

Kültürel

Hele ki kentin; tarihi ve turistik dokusunu öne çıkarmak

Yani, Diyarbakır bir bütünlük içerisinde şahlandırılacak

Bahanesiz olunacak

***

Ama ne var ki

İşleyen zaman noktasında hiç de öyle olmadı

Bilakis

Dün ne idiyse

Bugün aynı, kopukluk söz konusu

Hele ki; kurumlar içerisindeki kadro kamplaşması

İşte, Büyükşehir Belediyesi...

Başkan ayrı..

Genel Sekreter ayrı..

DİSKİ ayrı..

Daire Başkanlıkları ayrı; herkes bir lem!...

Kavgalar..

Hizipleşmeler..

Şunun adamı..

Bunun adamı; hesaplaşması!

Ve zorunlu istifalar!

***

Pek tabi ki

Kamu kurum ve kuruluşları..

Siyasiler açısından..

Özellikle, eski, yeni ve İstanbula uzanan; siyasiler!

Tabiri caizse; herkes kendine has kümelemede

Burası benim denilerek

Ne hazindir ki, durum böyle olunca

Vahim bir bürokratik oligarşi oluşuyor..

Herkes işini bilir!

***

Sıkı durun

En büyük handikap durum

Vali Hasan Basri Güzeloğlu..

Büyükşehir Kayyumu Cumali Atilla

İkili birbirine bir hayli mesafeli..

Küs mü?

Küskünlük mü?

Kayyumun Vali yardımcılığı kadrosunda oluşundan mı?

Hazmetmeme mi; her ne ise?

Bir süredir; aynı karede yer almadıklarını söyleyebilirim..

Şöyle ki

Zorunlu haller dışında

Ki o da; bakan, başbakan yardımcısı, ya da tepe bir komutan ziyareti olunca

Karşılama

Milli törenlerin dışında

Aynı karede görüntü verdikleri, görülmüş değil

Uzaklar

***

İkili

Kentle ilgili istişare toplantılarını ayrı ayrı yapıyor

Muhtarlarla

STKlarla

Bir bakıyorsunuz ki, bir gün Vali

Diğer bir gün, kayyum görüşme yapıyor..

Hayırdır

Aldığım bilgilere göre..

Kayyum..

Kibir..

Ve Vali kayyum olabilir fikriyatına kapılarak..

İşi; tahammülsüzlüğe soktuğu

***

Sonuç itibariyle

Şehrin tepesinde

İdaresinde

Hayati öneme sahip; yönetimde arıza-i bir durum!

Hayati önem taşıyan..

Kentin yarınlarına dair; sabotaj gibi

***

İkili arasındaki bu handikap durum nasıl sonuçlanır bilmem?

Kim haklı?

Kim haksız?

Ya da kim kaybeder, kim kazanır?

Benim açımdan pek de önem teşkil etmiyor..

Önem arz eden

Bu şehrin..

Bu şehrin insanının uğrayacağı ziyandır

çünkü makam ve akıl

Bugün;

Kentin yarınlarına dair projeler üretmede işlem görmüyor

Söz edilmiyor

Var mı bir projenin kamuoyunda tartışılır hali?

Yok..

***

Kimse kimseyi kandırmasın

Pembe tablo çizmesin

Üstünlük üretimine girmesin

Ama diyeceksiniz ki; Ankara bunu görmüyor mu?

Ne yazık ki

Görme noktasında o abiler var ya!

İşte onların küçük olsun benim olsun hesabı nedeniyle; sürekli set olmaktadır

Görüntü; netlikten çıkarılıyor

Velhasıl kelam..

Diyarbakırın manzarası dün gibi; Eski tas hamam

***

NEYİN KUYRUĞU

Maaş kuyruğu değil

Kömür

Odun

Ya da geçmişteki gibi yağ, şeker kuyruğu değil

Yardım paketi

Veyahut taşeron işçi alım başvuru kuyruğu da değil..

İş-Kur da değil; burası

Peki, neyin; kuyruğu?

Burası neresi?

Fotoğrafı ulaştıranlara göre

Burası...

Diyarbakır Defterdarlığı

Yani, Vergi Dairesi Başkanlığının önü

Kuyruk da

Öğlen yemeği yeme kuyruğu?

Kuyruktakiler de; kurumun çalışanları

Ne diyelim?

Ehil ve liyakatli idareciler(!) olunca, böylesi uzun kuyruklar oluyor

Maşallah!

İlgili ve yetkili zevata duyurulur

Sahi, Sendika ne iş yapar?

Eee

Onu da bir zahmet; söyleyiversinler

Sendika çözüm bekliyor mesajı vererek değil