Ne yazık ki
Dün olduğu gibi bugün de öyle!
Ya siyasi
Ya ideolojik
Ya ekonomik
Ya da hazzedememiş!
Veyahut makam ve mevki paylaşımsızlığı
Maalesef
Şehri bir bütünlük içerisinde; küskünler haline getirdi?
***
İşte bu hal
İşte bu ahval
İşte bu keyfiyet arzı
Kadim kenti
Gül şehri
Mabetler diyarı Diyarbakıra kan kaybettiriyor
Gelişmeyi engelliyor
Vahim bir sorumsuzluk atmosferi yaratarak; yıkımlara neden oluyor?..
***
Ekonomik
Sosyal
Kültürel
Yani yaşamın her alanına sirayet edici bir tar-ü marlık
Yıkıcı
Yakıcı
Gerilimci
Güvensizlik ikmaliyle; dağınıklığı ihtiva ediyor.
Hani demişler ya balık baştan kokar diye
Eee
Kentin idaresinde maslahat olursa ahali de perişanlıktan kurtulamaz
***
Ben bu tespiti bugün yapmıyor
Ya da bugüne özgü bir durum değil
20 yıldır
Ki 25 yıldır diyorum
çünkü SHPden yerel yönetimler alındığı tarih itibariyle
Atanmış
Seçilmiş
Yerel aktörler; hep üç başlılık içerisinde ahkam kesmiştir
Kopuk
Kavgalı
Hazmedememe; durumunu icra ederek gelen-gideni aratmıştır!
***
1994leri hatırlarsak!
Ki Diyarbakırın Büyükşehir statüsüne geçiş tarihine denk geliyor
OHAL vardı
Refah partisi, yerel yönetimlerin tümünü aldı
Merkez ve Büyükşehir
SHPden devralmıştı
Kimler cezaevine girdi?
Kimler görevden alındı?
Hepimizin malumu
Ama bir nokta vardı ki; işte o Diyarbakıra hep kaybettirmenin fitilini ateşledi
***
çekemezlik
Hazmedememe
Makam ve mevki sarhoşluğu
Ve tabi ki kibir
Vali
Belediye Başkanı
OHAL Valisi
Ve diğer ilgili zevat
Al birini vur ötekine misali; herkes!
Sanki dünyayı yaratan ve kurtaran adamlar gibiydi!
***
Sonra!
Yönetim el değiştirdi
HDP/DBPnin akımı geldi
Onlarda; kendi içerisinde aynı ruhu taşıdılar
Üstüne üstlük bir de
Merkezi hükümetle
Özellikle de; mülki amirle
En vahimi de; görev ifasından çok siyasi mülahazalara odaklanılarak hep köprüler yıkıldı
***
Ne Vali, Belediye Başkanına
Ne Belediye Başkanı, Valiyle
Ne de ikisi; ahaliyle barışık bir ortam sağlamadı
Kent adına
Yaşayanlar adına
Kazanım sağlama gayreti içerisinde olunmadı
Bilakis; birbirlerine çelme oldular
Tabi olan; kentte ve halka oldu
Olup-biteni anlatmaya gerek yok
Üstadın dediği gibi hal-i lem ortay yerde
Ki görünen köy kılavuz istemez misali
***
Gelirsek bugüne!
Ne yazık ki
Vaziyetin ikmalinde; değişen bir şey yok
Eski tas, eski hamam!
Zihniyet de
Fikriyat da..
Ortaya konulan icraat da(!) aynı serüvende seyrediyor
Kesintisiz devam!
***
Bakınız
Belediyelere kayyum atandı..
Neden, niçin?
Hukuki mi, adalet nizamına uyar mı?
Keyfilik mi?
Zoraki bir işgaliyet mi?
Ne derseniz deyin, ki bu ayrıntıya girmek istemiyorum..
Gerek de yok
Bu noktadaki fikrimi, herkes bilir!..
Defalarca da yazdım..
Antidemokratik
***
Tabi; kayyumları merkezi hükümet atadı
Yani, AK Parti iktidarı
Genel beklenti şuydu
Uyumlu
İşbirliğini önemseyen
Diyalog..
İstişare..
Koordinasyonu güven verici..
Vali..
Belediye Başkanı..
Ve diğer kurumlar; siyasi ve ideolojik bir kutuplaşmaya artık girmeyecek
Devlet adına!
Millet adına!
Kent adına!
Yekn bir görev sorumluluğuyla; hareket edecek
Herkes; aynı karede olacak?
***
Öyle
Kıskançlık
Kibir
Küskünlük
Hazzetmeme
Makam ve mevki sarhoşluğuna girilmeyecek
Projeler üretilecek
Ticari
İktisadi
Sosyal
Kültürel
Hele ki kentin; tarihi ve turistik dokusunu öne çıkarmak
Yani, Diyarbakır bir bütünlük içerisinde şahlandırılacak
Bahanesiz olunacak
***
Ama ne var ki
İşleyen zaman noktasında hiç de öyle olmadı
Bilakis
Dün ne idiyse
Bugün aynı, kopukluk söz konusu
Hele ki; kurumlar içerisindeki kadro kamplaşması
İşte, Büyükşehir Belediyesi...
Başkan ayrı..
Genel Sekreter ayrı..
DİSKİ ayrı..
Daire Başkanlıkları ayrı; herkes bir lem!...
Kavgalar..
Hizipleşmeler..
Şunun adamı..
Bunun adamı; hesaplaşması!
Ve zorunlu istifalar!
***
Pek tabi ki
Kamu kurum ve kuruluşları..
Siyasiler açısından..
Özellikle, eski, yeni ve İstanbula uzanan; siyasiler!
Tabiri caizse; herkes kendine has kümelemede
Burası benim denilerek
Ne hazindir ki, durum böyle olunca
Vahim bir bürokratik oligarşi oluşuyor..
Herkes işini bilir!
***
Sıkı durun
En büyük handikap durum
Vali Hasan Basri Güzeloğlu..
Büyükşehir Kayyumu Cumali Atilla
İkili birbirine bir hayli mesafeli..
Küs mü?
Küskünlük mü?
Kayyumun Vali yardımcılığı kadrosunda oluşundan mı?
Hazmetmeme mi; her ne ise?
Bir süredir; aynı karede yer almadıklarını söyleyebilirim..
Şöyle ki
Zorunlu haller dışında
Ki o da; bakan, başbakan yardımcısı, ya da tepe bir komutan ziyareti olunca
Karşılama
Milli törenlerin dışında
Aynı karede görüntü verdikleri, görülmüş değil
Uzaklar
***
İkili
Kentle ilgili istişare toplantılarını ayrı ayrı yapıyor
Muhtarlarla
STKlarla
Bir bakıyorsunuz ki, bir gün Vali
Diğer bir gün, kayyum görüşme yapıyor..
Hayırdır
Aldığım bilgilere göre..
Kayyum..
Kibir..
Ve Vali kayyum olabilir fikriyatına kapılarak..
İşi; tahammülsüzlüğe soktuğu
***
Sonuç itibariyle
Şehrin tepesinde
İdaresinde
Hayati öneme sahip; yönetimde arıza-i bir durum!
Hayati önem taşıyan..
Kentin yarınlarına dair; sabotaj gibi
***
İkili arasındaki bu handikap durum nasıl sonuçlanır bilmem?
Kim haklı?
Kim haksız?
Ya da kim kaybeder, kim kazanır?
Benim açımdan pek de önem teşkil etmiyor..
Önem arz eden
Bu şehrin..
Bu şehrin insanının uğrayacağı ziyandır
çünkü makam ve akıl
Bugün;
Kentin yarınlarına dair projeler üretmede işlem görmüyor
Söz edilmiyor
Var mı bir projenin kamuoyunda tartışılır hali?
Yok..
***
Kimse kimseyi kandırmasın
Pembe tablo çizmesin
Üstünlük üretimine girmesin
Ama diyeceksiniz ki; Ankara bunu görmüyor mu?
Ne yazık ki
Görme noktasında o abiler var ya!
İşte onların küçük olsun benim olsun hesabı nedeniyle; sürekli set olmaktadır
Görüntü; netlikten çıkarılıyor
Velhasıl kelam..
Diyarbakırın manzarası dün gibi; Eski tas hamam
***
NEYİN KUYRUĞU
Maaş kuyruğu değil
Kömür
Odun
Ya da geçmişteki gibi yağ, şeker kuyruğu değil
Yardım paketi
Veyahut taşeron işçi alım başvuru kuyruğu da değil..
İş-Kur da değil; burası
Peki, neyin; kuyruğu?
Burası neresi?
Fotoğrafı ulaştıranlara göre
Burası...
Diyarbakır Defterdarlığı
Yani, Vergi Dairesi Başkanlığının önü
Kuyruk da
Öğlen yemeği yeme kuyruğu?
Kuyruktakiler de; kurumun çalışanları
Ne diyelim?
Ehil ve liyakatli idareciler(!) olunca, böylesi uzun kuyruklar oluyor
Maşallah!
İlgili ve yetkili zevata duyurulur
Sahi, Sendika ne iş yapar?
Eee
Onu da bir zahmet; söyleyiversinler
Sendika çözüm bekliyor mesajı vererek değil