LİDERLER TURU "GAZI" ALIR MI?
Eklenme: 26.12.2015 00:00:00

Başbakan Davutoğlu!

Parti liderleri "turuna" çıkıyor…

Randevular alındı…

Tarih belirlendi; tek tek görüşecek!

Ki ilk olarak; Kılıçdaroğlu ile…

Aynı gün, HDP lideri Demirtaş'a gidecek..

Yeni yıla; 24 saat kala..

Yani, 30 Aralık 2015..

***

4 gün sonra da..

4 Ocak 2016 tarihinde de, MHP lideri Bahçeli'ye gidecek…

Peki, bu "liderler" turu neye delalet..

Ne için, gidilecek, ne konuşulacak, istişarenin ana gündem maddesi nedir?

Doğrusu!

Bir çok başlığı "ihtiva eden" liderler ziyareti..

***

4 başlık söz konusu…

Kısa.. Orta ve Uzun vadeli; "milli meselelerin" çözümü..

İvedi olan;

Bütçe,

Yeni Anayasa

Reformlar

Ve İçtüzük…

Tabi bu başlıkların bir de alt başlıkları var.

Genel itibariyle "milli bir mutabakatın" oluşması…

***

4 başlığa; muhalefetin bir hazırlığı var mı?

Sanmıyorum…

Olsaydı, bugüne kadar "iktidar" olabilme noktasında, "alternatif" olurlardı..

Yoksa AK Parti 9 seçimin 9'ünü de "hezimet" yaratarak, birinci çıkmazdı.

Muhalefet…

Sağ olsun "laf olsun, torba dolsun" zihniyetinde…

***

Biliyorum!

İçten içe söyleniyorsunuz…

Muhalefet.

Alternatifsiz ve üretici bir kulvarda bulunmuyor?

Ama AK Parti'de "bunlarla" uyuşuk değil.

Muhatabı yok…

Yani liderler turunda; "kimle neyi konuşacak ki?"…

Doğru…

***

CHP'nin…

Anayasayla alakalı "kırmızı çizgileri" ortada.

MHP'nin deseniz ha keza…

HDP ise "talep" eden olması vasfıyla, belli.

Eee…

AK Parti o zaman; "kendi bildiğini, kendi söylediğini, kendi yazdığını" masaya koyacak.

Bu haliyle; "bir olgunluk" oluşur mu?

***

Görüşmeler…

Teamüller gereği… Ki "nafile turları" olsa bile.

Bile bile…

"Mayasız" bir işleyiş, ziyaret olsa da.

Ama…

İlkeler açısından, doğru bir görüşme..

Yerli yerinde bir hamledir..

Ne demişler, "isteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü.."

***

Bu arada…

İlk olarak buradan, dillendirmiştim..

Ki, bilahare birçok yazar dostta sormuştu…

Nerden, bu kanıya vardır..

Bu soruya muhatap olurken, Cumhurbaşkanı Erdoğan yurtdışı gezisinde, ifade etti…

"Başkanlık" modelinde, "Partili Cumhurbaşkanı.."

Buradan yazmıştım..

***

AK Parti…

Muhalefet bu kadar "derin çekişmenin" içerisine girmesin..

Tek isim üzerinden..

Ülke "darbelerin" eşiğine, sokulmasın..

Kan ve gözyaşına mahkum edilmesin..

Sadece, Anayasanın 101 maddesinde bir değişiklik yapılacak…

"Partisiyle ilişiği kesilecek" ifadesi kalkacak.

Bu kadar..

***

Kuvvetler ayrılığı..

Ya da, "tarafsızlıklar" polemiği, ayrı bir kulvar..

Ama sistemin "soluklanabilmesi" için…

Hal-i hazırdaki "tıkanıklığın" gazı alınması lazım…

Velhasıl..

Türkiye'nin ivedi böylesi bir "soluklanmaya" ihtiyacı var..

Hele ki, Güneydoğu'da oluşan "kaotik" ortam yaşanırken..

***

Pek tabi ki…

HDP'yle yapılacak görüşme…

4 başlığın yansıra…

Hendek-Barikat "siyasetiyle" alakalı da, "beklenti" söz konusu..

Buradan tabiri caizse "bir ateşkes" çıkabilir mi diye?

Malum!…

7 Haziran öncesi ve sonrası..

1 Kasım sonrası; "İki parti de" hasımlık kulvarı içerisinde birbirlerini fena yediler/yiyorlar…

Ki muhtemelen bunlar da konuşulacak…

***

Tabi bir önemli toplantı da…

Haftasonu, Diyarbakır'da DTK'nın toplantısı..

Tam da, "liderler turunun" arifesinde yapılıyor..

"Öz Yönetim" başlığı altında toplanılıyor…

Hatip Dicle'nin basına yansıyan beyanına göre; "Hendek ve Barikat" siyasetinin; toplumsal "artı ve eksileri" ele alınarak, "bir karar" geliştirilecek..

Doğrusu bu toplantının hemen akabinde Davutoğlu-Demirtaş görüşmesi bir çok "seyri" değiştirebilir..

Özellikle; "gerilimin" tansiyonunu düşürme babında..

***

Sonuç itibariyle!

Davutoğlu…

Ki muhalefette "hal-i hazırda" mutabakat içerisinde olmazken…

Herkesin "kırmızıçizgisi" orta yerde iken…

İç ve dışta "krizler" peş peşe ikmal edilirken…

CHP ve HDP'nin de…

"Zamansız" diplomatik seyir içerisinde olması vaki iken…

***

Yine birçok kesim tarafından "nafile turları" diye ifade edilen, "Liderler turu"

Bana sorarsanız; "toplumun tüm" katmanında gelişen "sinir gazının" alınması açısından, olumlu bir trafik..

Ve hayırlı bir sonuç diyorum..

***

Pek tabi ki…

Tüm partiler.. Meclis'te temsiliyet alanlar…

İktidar.. Muhalefet..

7 Haziran'dan çıkardıkları "ders-i ibretle"

Ne kadar "uzlaşmazlık" içerisinde olurlarsa olsunlar "kaybedenin" kendileri olduğunun farkına varmışlardır.

Gerginleşen siyasi havanın yumuşatılması…

Ve milli konularda birlikte hareket edilmesi için hassasiyetleri öne çıkması gerektiğine herkesin vakıf olması lazım…

İşte bu perspektifte bakıldığın; "uzlaşı" olasılığı yüksek..

Haydi hayırlısı diyelim...