Şimdi
Cumhurbaşkanı adayları..
Erdoğan..
İnce.
Akşener..
Karamollaoğlu..
Ve Selahattin Demirtaş..
Ahalinin huzurunda..
Tabi ki, Demirtaşı saymaz isek...
İl il
İlçe ilçe..
Mitingden mitinge dolaşıyorlar, koşuşturuyorlar..
Seçim vaatleri..
Bizi seçerseniz şunu yaparız, bunu ederiz diyorlar..
Bize oy.. bize oy!
***
Peki..
Seçildiklerinde kabinelerinde kim olacak?
Başkan yardımcıları
Bakanlar
Bakan yardımcıları
Sözcü
Tüm bunların kimlerden müteşekkil edeceği, önemli değil mi?
Önemli..
Elbette ki..
Adayların kafasında kendine özgü bir ekip oluşumu var
A takımı dedikleri..
Ancak şimdi; bir tek kendileri görünüyor..
***
Diyorum..
Ki bu bir öneridir
Artısı eksisi, katılımı katılmasızlığı; onları bağlar..
Reis adayları adına..
Sahi..
Niye kabine üyelerinizle; seçimlerin huzuruna arz-ı endam etmiyorsunuz..
Ahalinin huzuruna çıkarken şunu söylemiyorsunuz
İşte benim kabinem..
İşte benim çalışma ekibim
Niye demiyorsunuz?
Bir mani yok
Yasal bir yasak da söz konusu değil
Yapılabilinir
Yararı mı olur?
Zararı mı olur?
Doğrusu
Hayli yararının olabileceğini ifade edebilirim..
Eksisi olmaz, ama artısı olur..
***
AZICIK HDP EKSENLİ ARİTMETİK!
Öyle ya Seçimin en ağır sorusu
Ki, çok mülahaza ediliyor
Soru şu..
HDP barajı aşaçak mı, aşmayacak mı?
Yüzde; 10a takılacak mı, atlayabilecek mi?
Seçmen..
Partiler..
Adaylar..
Ki, Anket şirketleri dahil; pür dikkat!
Nitekim!
AK Parti, Güneydoğu illerindeki aday belirleme listesindeki kurgusu da bu noktadaydı.
Barajı aşmaz!
Onun için; listemiz bize göre yapılsın..
Seçmene..
Sahadaki oy oranına; göre değil..
Nasıl olsa; barajın oyları geliyor?
Mümkün mü?
***
Ayrıca..
Geçmişteki seçimlerin baz alınışı var..
Bölgede..
Ak Parti ve HDP var..
Başka parti yok..
CHP.. MHP..
Ama unutuyorlar..
Ki hep vurguluyorum, bu seçim öyle böyle bir seçim değil..
Ne; 7 haziran..
Ne 1 Kasım..
Ne de 2002 sonrasındaki olan tüm seçimler!
Benzerlik içermiyor...
Yani; her türlü şaşırtma ve sürpriz vaki!
İyi Parti..
Saadet..
Hüda-Par patentli Bağımsız adaylar..
Baman ve Diyarbakır..
***
Neyse!
Aritmetik duruma dönersek..
HDP barajı aşarsa
çıkabilecek milletvekili sayısı; en yüksek 70..
En düşük 50..
Tabi ki yüzde 10-artı 1..
Üstündeki her birlik artış; 5 vekildir..
Eğer ki..
Baraj aşılmaz, altında kalınırsa
AK Parti çifte bayram yapar..
çünkü, HDPye düşen vekillerin yüzde 80nini hanesine yazar..
Bu da; Meclisteki salt çoğunluk demektir..
Nemalanan başka partiler de olacak..
İyi Parti..
Saadet..
Hüda-Par..
Azıcık da, CHP
***
İNCENİN YOLU AYRI!
Biri hariç..
Reis adayları; Parti Başkanları..
İnce değil..
Farkında mısınız?
İnce ayrı bir yol seyrinde
Partisi CHP ayrı!
Ki seçime dair vaatlerin..
Beyannamenin; duyurusu dahi ayrı bir fikriyatta..
Kemal Bey ayrı..
Muharrem İnce ayrı..
***
İnce..
Sadece mitingten, mitinge koşuyor..
Konuşuyor..
Rakiplerine ki sadece Erdoğandır..
Laf yetiştiriyor..
Bel altı..
Bel üstü, suçlamalar yaparak, ne devşirebilirim politikasında.
Ama parti yok..
***
İnsan der demez düşünüyor..
Velev ki diyerek..
İnce..
Başkanlık seçimini kazanıp, reis olursa..
Sahi..
Yürütmenin başı O mu olacak?
Yoksa Gel buraya Muharrem diyen Kemal mı olacak?
İki başlı yönetim
***
Baksanıza!
İkili bir araya dahi gelmek istemiyor...
Ortak miting yapacaklardı
10 Büyük şehirde
Bu mitingleri de dün itibariyle; iptal ettikleri açıklandı...
Yani; herkes kendi yolunda...
***
Biliyorum!
İçinizden geçiriyorsunuz!
CHP bu...
Hangi işi; bir eliyle yapmış ki!
Ülkenin yönetimini, sahili selametle icra edebilsin...
Ne mümkün?
***
SEçİM HAVASI..
Esiyor mu?...
Serinlik...
Ya da sıcaklık hıssediliyor mu?...
Veyahut, kavurucu bir hal-i durum var mı?
Doğrusu...
Yazan çizen...
Konuşan...
Mülahazasını yapan biri olarak
Ki, seçime 22 gün kalmış iken..
Ama şehr-i Diyarbekirde...
Şöyle,
1990lı..
2000lı..
2005li..
2007li..
2010lu..
2004lü yıllardaki; siyasi coşku havası pek kendisini hissettirmiyor?
Seçim var mı?
Seçim yok mu?
Gibi bir hava soluduğumuzu ifade edebilirim..
Buarada, adaylar pek yerel konuşmuyor..
Merkezin komutasına ve siyasetine özgü konuşuyorlar..
Seçim bölgelerini; pek bağlamıyor..
Acaba diyorum!
Bunda, sosyal medyanın katkısı mı var?
Eee..
Bakıyorum ki, herkes sosyal medya üzerinden, iş çeviriyor!
Köy gezisi..
Miting..
Seçim bürosu..
Kahve toplantısı..
Yani seçim faaliyetleri, yazılı ve görsel medyadan çok; sosyal medyada- resim ve selfie ile çoklar!
çağın seçimi denilmesi bundan mı?
Neyse!
Düşünüyorum..
Sanal ortamın, sanal seçmeni sandıkta; sanal bir devrim yaparsa!
Somut..
Fiili durumdakiler; ne yapacak?!
Varmı bir tezleri?!
Sanmam
Ki biliyorum bu yazıyı da; sosyal medyada okuyacaksınız...
çünkü..
Gazete okuma kültürü..
Görsel takip kültürü; artık yok..
Varsa-yoksa; sanal alem!