NÜFUS, NEDEN ARTMIYOR?!
Eklenme: 20.01.2026 00:00:00

Daha açık ifadeyle genç nüfus oranımız neden hızla geriliyor? Yaşlı nüfus çoğunluğu eline alırken, genç nüfusta artış, bir ileri iki geri misali geriliyor. Bu durum ülke, millet ve devlet için ciddi ve vahim bir tehlike, tehdit oluşturmaktadır. Güç kaybı.

***

Oysa ki, 10-15 yıl önce hiç de böylesi bir risk yoktu?.. Ya da ciddiye alınmıyordu.. Ki, Türkiye genç nüfusla övünen ülkeler kategorisinde bulunuyordu. Doğum oranı, yüksekti.. 80-90larda öyle ki frenleme adına doğum kontrolü zorunluluğu vardı..

***

Ne var ki bugün vaziyet gelecek açısından, tehlike içeriyor. Düne kadar en az üç çocuk yapın diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tehlikeyi gördüğündendir ki ısrarcı tutumuyla 3 çocuk yetmez, beş çocuk yapın diyor.. Doğum ile evliliğe teşvik ediyor.

***

Maddi ve manevi yönde destek kampanyaları var.. Düğün masrafları kısm-i olarak, devlet tarafından karşılanıyor artık! Gel gör ki, TÜİK verileri bunlar yetmez diyor. Açık kapanmıyor, denge sağlanmıyor, tehlike giderek, büyüyor. çanlar çalıyor.

***

Riski ortadan kaldırmak adına, nüfusun gençleşmesi, geleceğimizin de teminat altına alınabilmesi için doğumların artması. Evliliklerin çoğalması, genç evliliklerin teşviği için illa ki ekonomik gücün tesis edilmesi gerekir.. İşin kilit noktası da burası..

***

Denir ya, arıza-i durum ve vahim tehlikeyi doğuran, ana etken budur!.. Gelir seviyesi yerlerde, çok düşük! Açlık sınırının, 40 bine, yoksulluk sınırının 100 bin liraya dayandığı bir evrede, gel de geçinebilirsen geçin.. Aile ayakta kalabilir mi?

***

Hele ki, çalışanların ekseriyetinin mahkum edildiği asgari ücretli dayatması, bunun yarısının reva görülmesi halinde, kim evlenir, kim çocuk sahibi olur?.. Hangi aile, riske düşerek 3-5 çocuk yapar ve nasıl onu besler, büyütür gelecek nesil yapar!.

***

Ülkedeki hayat pahalılığı, bel büktürüyor!. Bırakın aileler çoğalmayı giderek, bölünüp, parçalanıp oransal düzeyde ayrı! Ücret ve gelir adaletsizliği egemen.. Bir evde bir çalışan değil, artık birden fazla kişinin çalışmasıyla; karın tokluğu ancak!..

***

Geleceğini güvenli ve geleceğe güvenle bakan insan sayımız hızla eksiliyor! Manevi duygular da, yoksulluğun, fakr-u zaruretin egemenliği altında, eziliyor, kayıplar veriyor artık.. çocuk rızkıyla doğar sözüne pek inanan kalmadı?!..

***

Ben aç iken doğacak çocuğumun neden günahını alayım ki sözü ağır? Nasıl aç-sefil bir yaşama mahkum edip doğurayım! Bugün suç örgütlerin ağındaki çocukların ekseriyeti sosyo-ekonomik yönleri çığlık atıyor saldım çayıra, mevlam kayıra diye!

***

Demek ki, önce aile ekonomik yönde refah düzeyle mutlu olacak, ondan sonra çoğalma duygusuyla, evlat sahibi olmaya gayret gösterecek.. Kaygıya, endişeye düşmeden ben doğacak çocuğumu büyütürümdiyebilecek?!.. Aksi, risk inmez!..

***

UYUŞTURUCUNUN TEMELİ!..

Evet, uyuşturucuyla mücadele devam ediyor.. Her gün bir kafile torbacı, içici ve içme mekanı oluşturan, yakalanıyor.. İşte son halka, ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu!.. Kimi tutuklanıyor, kimi şartlı bırakılıyor!.. Toplumsal yönde genel olarak, ders-i ibret bir durum!..

***

Ama bu sorunu, çözüyor mu? Ya da uyuşturucu bağımlılığının artışına engel teşkil ediyor mu?.. Yok.? çünkü, bataklık mevcudiyetini koruyor, sadece daha bir balçıklanmaması için, kısm-i olarak, akan suda azalma oluyor. O da sonra mecra bulup, akıntısına devam ediyor..

***

Ne diyoruz, sivrisinekle uğraşmak kolay. Önemli olan bataklığı kurutmak.. İşte o bataklıkta uyuşturucunun imalatını, pazarlamasını, ulusal ve uluslar arası ticaretini yapan ile yönlendiren, baronlardır.. Onların nam-ı hesabına bireyden topluma uzanan zehirlemenin rolünü üstlenen çetelerdir.. Yok edilmesi gereken bunlar..

***

Karadan mı, havadan mı, denizden mi, her nereden geliyorsa!.. Güvenlik kaynakları tonlarca uyuşturucudan bahsediyor.. Ki çeşit oranı, 30-40 civarında.. Bir emniyet yetkilisinin ifadesiyle, uyuşturucunun piyasa döngüsü yüzlerce ton.. Bir gemide 4.9 ton kokain ele geçiliyorsa ve bu uyuşturucu da Kolombiyadan deniz yoluyla gelebiliyorsa!.. Kim bilir daha kaç gemi gelip geçmiştir!?.

***

Yeşilayın beyanına göre, bugün ülkemizde uyuşturucu kullanmayaşı, 12lere kadar düşmüş.. Rakam ve uyuşturucu bağımlılığıyla alakalı son yıllardaki veriler, dehşet verici bir tablo içeriyor.. Eğer ki ulus olarak bu beladan kurtulmak, neslin de uyuşturucu müpletasına kapılmasını istemiyorsak, zehir saçan baronlarla mücadele daha şiddetli olmalı..

Ne diyor bu konuda, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya.. 2.5 yılda, uyuşturucudan tutuklanan insan sayısı 100 bin 509.. Sadece 2025te, 43 bin 524.. Uyuşturucu baronlarına dair, soruya verdiği yanıt!.. Biz uyuşturucuyla bizim orkinos dediğimiz ister baronlar olsun, ister torbacılar olsun bütün cephelere yayarak savaşıyoruz.

***

GÜNÜN SÖZÜ..

Gelir refahın yüksekse mutlusun, çevren sıhhatlıysa güvendesin!..