Şah mı, mat mı olduk; "operasyonu" yapmakla?
Zıt fikirler var.
Hükümet
Cumhurbaşkanı
Genel Kurmay; "Şah" olduk diyor.
Ama!
Muhalefet ise; "mat" olduk iddiasında
***
Doğrusu!
Mevzuu "iki uçlu" değnek gibi
Şöyle ki.
Süleyman Şah Türbesi
Türkiye'nin, yurtdışındaki "yegâne" ata toprağı!
Başka da yok
Hiç kuşkusuz ki bura Türkiye için bir onur noktası
***
Özellikle
Uluslararası "stratejik" dokusu
Manevi ve Siyasi değeri de!
Çok şeyi ifade eden; "bir toprak" parçası.
Lozan Anlaşmasıyla!
1923'te;
Türkiye "toprağı" olarak kabul edildi.
***
Şimdi
Hükümete göre;
Başarılı bir operasyonla; "türbe" sırtlandı.
Emanetler ve askerlerin eşliğinde; "omuzlanıp" ülkeye getirildi.
Kan dökülmeden...
Tankla
Top ve tüfekle
Canlı operasyon takibatıyla gidildi
Ama ne, çatışma
Ne karşı müdahale, görmeden yaşamadan alınıp gelindi...
***
Muhakkak!
Bölgenin yerel güçleriyle işbirliği yapılmış
İstihbarat
Ve kılavuz noktasında
Bu çerçevede operasyonel taktikle bakıldığında; "başarı yüksek!"
Eee!
Hasip Kaplan diyor ki; YPG de destek vermiş!
Yani; "işbirliği!"
Kısacası, "yağdan kıl çekercesine!"
***
Velhasıl
Büyük Devlet olma yolunda
TSK'nin, güç yapısı
Bu sonucu "zorunlu" kılmıyor değil
Başarılı bir şah operasyonu!
***
Peki!
Ne oldu da; "böyle bir operasyonel" karar alındı?
IŞİD denen "baş belasından" korkulduğu için mi?
Yoksa Suriye'ye kara bir harekâtın her an için başlatılacak olunması mı?
Yani bir müdahale olursa!
Oradaki askerlerin durumu,
Türbenin "korunup kollanması" tehlikeye girer diye mi bu operasyon yapıldı?
***
Yoksa!
Bir süredir, fısıltı gazetesinde dillendirildiği gibi
Zaten; IŞİD güçleri tarafından "çembere" alınmıştı
Her an; "işgal" edilebilinir?
Riski yüksek nedenlerden dolayı mı operasyon kaçınılmaz oldu
Doğrusu!
Gerekçede; "hepsi" mevcut
***
Nitekim
Hükümet kanadı şu haklı tezleri öne sürüyor!
Diyor ki;
Karşımızda, muhatap alacağımız bir devlet yok!
Şu an; "Suriye" enva-i şekle sahip!
Örgütler "cirit" atıyor.
Zaten bir yıldan beridir muhasara altında olan bir yer burası
Lojistik destek zorluğu herkesçe biliniyordu
Kırk kilometre içeride.
***
Yani.
Allah korusun; "buraya" topyekûn bir askeri hareket olursa.
Suriye uçakları.
Ya da, IŞİD belası buraları 'füzelerle" vurursa?
O zaman!
Türkiye "o saat" enselerinde olmaz mıydı?
Olurdu
Kara harekâtı kaçınılmaz olurdu.
Güzergâhtaki olası tehlikeler
Ya bir de ortaya konulacak bir direnç
Der demez; "savaş" çıkmış olurdu
Zaten, Suriyenin ve Türkiye'ye göz "koyanların da" aradığı ortam oluşurdu!
***
Tabi bu arada
Ortam düzeldiğinde hakkımız bakidir.
Çünkü bu uluslararası bir anlaşmanın sonucudur.
Gelelim!
IŞİD baş belasına
Şimdi; IŞİD bir devlet olsa uluslararası platformda muhatabımız olabilirdi.
Olası "Türbeye" yönelik saldırısında
Ama değil.
Suriye aslında bizim bu olaya bu şekilde müdahale etmemize karşı.
İstiyorlar ki;
Türkiye aktif olarak IŞİDle savaşsın.
***
Muhalefet cephesindeki tepki!
Şah değil, mat olduk deniliyor.
Çünkü ülke olarak ne diyorduk?
Attığımız naralar neydi?
Nerde kaldı bir kaç ay önce atılan naralar
Ne denilmişti; "Oranın kılına zarar gelirse, o saat tepelerindeyiz!"
***
Bu narayla
Bu işlem; "hiç de" uygunluk arz etmiyor.
Bir de;
IŞİD belası "kaç yıldır" o bölgede cirit atıyor.
Esed
Ve Özgür Suriye Ordusu
Kobani'deki "çatışma" alanlarını göz önüne getirirsek
Niye bu kadar; "beklenildi" demek gerekmez mi diyor?
***
Şimdi ne diyoruz?
'Orası tehlikeli idi, yer değiştiriyoruz
Geçmişteki "değişiklikler" örnek verilerek
Yeni yer daha sağlam
Daha güvenli
Yani Suriye'deki "toprakta" hakkımız baki"
Sınırdaki bir köye yerleştirildi.
Ve hala; gözümüz Suriye toprağında.
***
Bu operasyon,
Bu çıkış,
Ve Türkiye'nin Suriye politikası
Yekûnuyla; birbiriyle "örtüşmüyor?
Türbeyi müştemilatıyla sırtlayıp getirmek
Sınırdaki;
Suriye toprağındaki bir köye taşımak
Sizce vazife yerine getirilmiş olunuyor mu?
Vatan toprağı terk edildi.
Evet, muhalefette bu düşüncenin savında
***
Velhasıl
Başta da ifade ettiğim gibi; "mevzu iki uçlu değnek" gibi.
Ama!
Önemli olan böylesi durumlarda; "uluslararası stratejik" üstünlüğü, hayata geçirmektir.
Daha akılcı.
Daha ileriyi gören; bir "zihni aktiflikle" üstesinden gelmek
Aksi takdirde.
Atılan bir hamle; "sonrası" meçhuliyet içeriyorsa.
İçeride ve dışarıda; "karizma" çizilir.
***
Onun için!
Süleyman Şah Türbesi'ne köklü çözüm bulunmalı
Bu haliyle!
O türbe daha kaç kez yer değiştirecek bilemiyorum!
O'nu kestirmek güç
Ama bu hamle; "son" olmayacak gibi geliyor bana.
***
İşte Köklü çözüm varken.
Ki TRT'nin "Diriliş dizisindeki" anlatılan ifade gibi
"Bir gün torunlarımız;
Naşımızı buradan alıp, toprağımıza götürecek" ilkesiyle
Neden, türbe emanetleriyle "Türkiye'nin öz vatan" toprağına nakil edilmiyor da?
Suriye toprakları içerisinde; "oradan oraya taşınıyor?"
Hadise; çelişki yumağı?
Bu veriye de; zıt düşünce var.
İş bu mevzuu çok zor!