SAMİMİYET, NEZAKET, NEFRET!…
Eklenme: 8.02.2022 00:00:00

Sizi bilmem!.. Ben, COVİD-19a yakalanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğana, geçmiş olsun dilekleri noktasındaki, mesajları.. Ve sosyal medyada, nefret içerikli yapılan siyasi ve ideolojik, paylaşımları! Üç ayrı fikri beyanla, mevzuları irdeliyorum!.. Şöyle ki..

***

SAMİMİYET.. HDP dışındaki, siyasi parti liderlerinin, insani noktada Erdoğan çiftine geçmiş olsun, acil şifalar dileriz mesajları.. Ve bunlara karşılık Erdoğanın da tüm liderlere aynı duygular içerisinde, tek tek yanıt vererek, teşekkür etmesi..

***

Bu tablo, bir bütünlük açısından samimiyet ihlas ederse, ki etmelidir!.. Türkiyenin yarınları açısından en sıkıntılı, en zor zaman diliminde; birleştirici ruhun, her şeye galebe alabileceğini, gösteriyor!.. Ki ülke ve millet için; özlenen, beklenen, istenilen bir atmosfer!

***

NEZAKET Denir ya, nezaketen de olsa.. Ki siz de, biz de biliyoruz ki, Ali Babacan dahil olmak üzere, muhalefetteki bir çok siyasi parti liderleri, kerhen bir yaklaşım içerisinde olmuştur.. Tıpkı, dini ve resmi bayramlarda, Partilerin birbirlerine bayram ziyaretinde bulunması gibi!.. Yani dostlar alışverişte görsün!

***

çünkü, insani yönde nezaketin samimi olanı makbuldür!.. Samimiyet içermeyen, ihlaslı olmayan, kalbi ve vicdani kıymeti bulunmayan, kerhen ikmale gelen, nezaketin buluşacağı duvar; riyadan ibaret olur.. Ki bu da sadra şifa vermez!..

***

NEFRET Zehri yüksek, kutuplaştırıcı, ötekileştiren, hasımlık üreten, bir duygu ve kişiliktir, nefretin ruhu!.. İnsani, vicdani, rahmani yönü olmaz, samimiyete ve nezakete düşmandır Ya bendensin, ya da hasmımsın, hasmınımdır Huzuru, istikrarı, birliği, dirliği benimsemez! Hele ki, o nefretin mayasına bir de haset girmişse!.. Acıma hissiyatı ve duygusunun varlığı mümkün değil!

***

Sonuç itibariyle Erdoğan çiftinin COVİD-19a yakalanması sonrasındaki iç siyasetin, samimiyet, nezaket ve nefret duygusunu öne çıkaran bu üç başlık, hayli düşündürücüdür.. Ki, nasıl da, çok yönlü bukalemun bir maske içerdiğini söylemek yerinde olur mu olmaz mı bilmem!.. Ama, çok kişide maske olduğunu söyleyebilirim!

***

Hiç kuşkusuz ki, halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden zat diye iftira atan veya diktatör bozuntusu diye hakaret eden siyasler olsa bile; toplumsal yönde üzerinde ittifak edilmiş bir şahsiyet ve değer olduğunu unutmamak lazım!

***

Nitekim, ondan ayrılanların bile ayrılma sebeplerinin ona karşı birleşmek olduğunu görürseniz!.. Ve muhalefetin en büyük motivasyonunun onu yıkmak olduğunu da düşünürseniz, resmi daha büyük bir noktada görmüş olursunuz!?..

***

Neyse!. Biz yine salih bir amelle, samimi bir duyguyla, insani, vicdani ve rahmani duruşumuzla; Erdoğan çiftine geçmiş olsun diyoruz.. Allah şafi ismiyle, tez elden şifa versin.. Tabi ki, tüm hastalarımıza, darda olanlara, şifa arayanlara, geçmiş olsun deyip, Allahtan şifa dileriz!

***

PALAVRA, PALAVRA!...

Bilmem hatırlar mısınız!.. Ajda Pekkanın bir şarkısı vardı; Palavra, Palavra nakaratlı.. Muhalefete son dönemlerde bir haller olmuş.. Palavradan, yalandan medet umarak, siyaset icra ediyor!

***

Öyle ya!.. Biri akıl vermişti ya; çok büyük bir yalan atacaksınız ve onu sürekli dillendirip, gerçekmiş gibi göstereceksiniz! Neyse ki, sözün sahibi; küfrün bedeliyle meşgul!

***

Haftanın en meşhur palavrasına gelirsek!.. İddianın sahibi, kelli, felli, İyi Partinin kurmaylarından, bir dönem bakanlık yapmış, siyasetin yeni yetmesi olmayan Koray Aydın.. Demiş ki!..

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tansu çillere parti kurdurmak istiyormuş.. Bu yönde çalışmalar başlatmış.. Temel hedef, İyi Partiyi bölmekmiş!.. Parti kurulursa, oylar oraya kayacakmış!..

***

Hiç bir rasyonel tarafı olmayan, tamamen siyasetin yalan makinasından üreyen palavradan ibaret, Aydının söylemi yatsıya varmadan, söndü!.. çiller avukatı aracılığıyla açıklama yaptı; külliyen yalan!..

***

KAYA KONUŞTU!

Dünkü yazımda, HDPli Hüda Kayanın, İslama ve Osmanlıya dil uzatan Oya Ersoya, muhafazakar, dindar, Müslüman bir kadın olarak, iki kelamı olmayacak mı, diye sormuştum!..

***

Neyse!.. Yanıt bana direk gelmezse de, sosyal medya hesabından, Ersoya beyanlarının beyhude olduğunu ifade eden, bir paylaşımı oldu.. Her ne kadar satır aralarında, iktidara laf yetiştirse de!.. İnsani ve vicdani yoksunlukla, körelmiş bir akılla Erdoğanın sağlığıyla alakalı, paylaşımda bulunsa da!..

***

Dediği şu.. İlericilik ve gericilik ithamlarıyla Saray rejimini gericilik üzerinden vurmaya çalışma çabaları hem beyhudedir hem de sapla samanı karıştırmaktır

***

HDPli Ömer Faruk Gergerlioğlu da, tepki vermiş!?.. Oya Ersoyun sözlerini yanlış buluyorum. Müslümanlar için incitici sözlerdir. Dini inançta ve ifadede herkes özgürdür ama gericilik tanımlaması rahatsız edicidir.

***

Kaya ve Gergerlioğlu mevzunun çevresinde dolambaçlı bir fikri bakış ortaya koysalar da, yanlışa dikkat çekmeleri önemli.. Ama ben hala, Ersoya en okkalı cevabı, tepkiyi, telini ve haddini bildirmeyi, Eski Müftü Nimetullah Erdoğmuştan bekliyorum!..

***

çünkü onun, İslama gerici diyen zihniyete, İslamın sözcülüğü vasfını almış, yıllarca minberden Müslümanlara hutbeler ve vaazlar veren biri olarak.. Erdoğmuşun ağzından çıkacak sözcükler ancak, Müslümanların, özellikle Kürt Müslümanların yüreğine su serper!

***

VATANDAŞIN SÖZÜ

Okurum dünkü, elektrik faturalarıyla alakalı yazıma, not düşmüş.. Diyor ki; TEDAŞa hakkım haram olsun.. Bir ay arayla, 400 Tlden 1200 liraya çıkan faturam.. Zehir zıkkım olsun..

***

Tabi, nice not düşenler var!.. Dün de ifade ettim, iktidarın hal-i hazırda karşısındaki en büyük muhalefet partisi, elektriğe, doğalgaza ve suya gelen yüksek zam oranına isyan eden vatandaştır..

***

2023e giderken, iktidar tüm yoğunluğunu karşısında hızla büyüyen, artık sokaklara ahaliyi döktüren soygun var sloganlarını attıran, meseleye odaklanması lazım!.. Siyasi partilerle meşguliyet yerine, vatandaşla meşgul olmalı!..

***

Yoksa!.? Şişik, kabarık, akla ziyan meblağlar içeren elektrik faturası, Ak Partiye sandıkta fena bir şekilde yüksek voltajlı akımla yüz yüze gelir ki, iflahı mümkün olmaz!.. Bizden söylemesi!

***

GÜNÜN SÖZÜ

İnsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil prensipleri ve inançlarıdır.