Hani bir söz var
Denir ki
Filler tepişir, olan çimlere olur!
Ne yazık ki
Diyarbakırımızdaki bazı kurumlarda
Özellikle de; belediyelerde bu hal yaşanıyor
Yetkili ve etkili zevat
Koltuk
İhtiras
Makam ve mevki gücünün yanı sıra; menfaat mekanizmasıyla; tepişir!
Amma velakin
Bu tepişme
Zıtlaşma
Kutuplaşıp, yetki kaosu yaratmada olan yine; masum çalışanlara oluyor
Mağdur ediliyor
Kimi işten çıkarılıyor
Kimi sürgünlere maruz bırakılıyor
Ki bazıları padişah misali astığı astık, kestiği kestiğe gelip ekmeğinden ediliyor!
Garip olan şudur ki
Sorgulanamaz
Eleştirilemez
Hesap verme gibi bir düşünce de hasıl edilemez olarak görülüyor
***
İşte çok konuşulan örnek bir vaka
DİSKİden çıkarılan işçiler
Olup-bitene bakarsak...
DİSKİ Genel müdürlüğü; 100e yakın işçi alımı yapıyor
Bir şirket üzerine..
Kendi yetkisini, kendi kurumsal kimliğini ifade ederek
Olması gerektiği gibi...
İşçiler işe başlıyor
Kimi, 1,5 ay
Kimi üç günlük işçi
SGKya bildirilen işçiler; resmi girişleri yapılmış!
Ama ne hikmetse!
Kayyumdan itiraz geliyor
DİSKİ Genel müdürüyle arasında; ihtilaf çıkıyor
Listeye alınan isimlere; karşı çıkıp itiraz ediyor
Sonuç
Kayyumun fermanıyla, işçiler kapı önüne konuluyor
***
Nasıl bir kbus,
Nasıl bir trajedi,
Nasıl bir hayal kırıklığı olduğunu?
O işçilerin yüzüne bakarak, varın siz düşünün!
Bölge açısından
Adalet en çok ihtiyacımız olan şey, zulüm ise en çok canımızı yakan durum
Maalesef
Mağduriyetlerine cevap bulamayan işçiler
çareyi hayallerinin yıkılmasının karar mercii olan Büyükşehir belediyesinin önünde aradılar
Ama ne çare?
İşçiler; garipseyen ve şaşkın gözlerle, önce güvenlik önlemlerine takıldılar
Burada duramazsınız...
Takviye kuvvetleri geldi
İşçiler birbirine bakarak bizim için mi gelmişler? diye sordular
Sonra; evet sizin için ama sizi korumak için değil
Ne için; belediyeyi sizden korumak için (!)
Trajik olduğu kadar trajikomik aynı zamanda
Mağdur edilenlere suçlu muamelesi
***
Doğrusu tablo karşısında
İnsanın halk kim? diye sorası geliyor?
Halk; barikat ve polislerin etrafını sardığı binaların içerisinde koltukta oturanlar mı?
Yoksa her türlü tehlikeyi yapabilecek ve suçu işleyebilecek muamelesini gören şehrin yaşayanları mı?
Neyse...
OHAL kanunları geçtiği için işçiler zorunlu olarak bir çay ocağında; toplandılar
Neyse ki, sağduyu ve samimiyet icrasıyla işçiler hükümlere uyarak kameraların karşısına geçtiler
Tek gayeleri vardı
Neden işten çıkarıldılar? sorusuna cevap bulmak
Kayyumla görüşmek istediler
Muvaffak olamadılar
İşçilerin ifadesiyle; valiyle görüştük, ama başkanla görüşmede muvaffak olamadık.
***
İşçiler
Hayallerimiz kbusa döndü, umutlarımız söndü, duygularımızla oynandı.
Neden?
Biz hangi suçu işledik?
Biz hangi yanlışı yaptık?
Biz hangi hatayla bu duruma geldik; günahımız nedir?
Biri cevap versin
Kapı önüne konulmalarının yasal nedeni nedir?
***
Yani...
Birkaç gün için işe alındıklarını bilseydiler, elbette çalışmayacaklardı
Elbette evlilik hazırlıkları içerisine kendilerini sokmayacaklardı
Elbette ellerindeki fırsatları bu umutla tepmeyeceklerdi
Elbette var olan işlerine son vermeyeceklerdi
Ne yazık ki öyle olmadı
Ne var ki olup bitene karşı; üç maymun oynanılıyor.
Yetkili ve etkili bir isimden; tık yok
Görmedim.. Duymadım.. Bilmiyorum
***
Sormak lazım
Bir fermanla; işe alınan işçileri işten çıkaracaksın
Ama gerekçe göstermeyeceksin?
Etrafına etten duvar öreceksin, abartısız diyeceksin.
Görüşme isteğine görüşmem diyeceksin
Hakkı, hukuku tanımayacaksın göz ardı edeceksin
Bu mu idarecilik?
***
İşçiler
Diyarbakırın yerel yetkililerinden ümitlerini kestiler..
çünkü cevap veren yok
Şimdi; Ankara ile irtibata geçmeye çalışıyorlar
CİMER, BİMER ile mağduriyetlerini gündeme getirmeye çalışıyorlar
Haklarını savunmaya ve mağduriyetlerini giderme gayretindedirler..
Mücadele ediyorlar
İşçiler son olarak şu manidar tepkiyi ortaya koyuyorlar:
Devletin atadığı kayyumun halkı ile iç içe olması gerekirken, halkına sırt çevirmesi neden?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğana sesleniyoruz, bize yardım edin.
Halk mağdurdur.
100 ailenin evine ateş düşürdüler
Aç ve perişan bırakıldık; suçumuz nedir?
Bakalım..
Biz konu ettik; kim ne diyecek?
Lakin; ümitli değilim; birilerinin kelam edeceğine..
Ama olsun biz yine; ses olalım!
***
SAĞLIĞIN CEOSU AVAR
Nihayet!
Diyarbakır Sağlık İl Müdürlüğü CEOsunu buldu.
Atama yapıldı..
Mevcut İl Müdürü Sait Avar..
Artık; Sağlıktaki yeni yönetim konseptinde, İl Müdürü!
Hayırlı olsun
Tabi siyasi polemiklerin, tartışmaların da son bulması; oh be dedirtti..
Lakin Avarın işi zor?
Bakalım üstesinden gelebilecek mi?
çünkü başlı başına bir enkaz olan; Kamu Hastaneleri var?
Özellikle, Genel Sekreterliğin devrinden kalan anlayışı bertaraf etmek kolay olmayacak?
***
O BELGELER
Kılıçdaroğlu
Erdoğanın yakınlarına dair bazı belgeleri, salladı
Grup toplantısında kükredi?
İşte; belgeler diye
Peki, belge dediği ne; banka dekontu?
Hangi yıllara ait; 6 yıl öncesi
Bir şirket
Yaptığı iş; ticaret
Para trafiği var..
Yasal bir banka işlemi?
Ne hikmetse..
Kılıçdaroğlu bunu bir yolsuzluk
Bir para kaçırma
Bir usulsüzlük...
Uluslararası suç çetesi gibi; gösterdi?
***
Ama
Belgenin paylaşımına gelince.
Ne basına
Ne kamuoyuna
Ne de Adalete teslimi yok..
Denetime
Takdire sunumları yok
Kaçıyor
Niye!
Kağıt parçası!
Hiçbir kıymet-i harbiyesi yok
Yani Kılıçdaroğlu
Bir kez daha; FETÖ kumpasına geldi
Bir kez daha Üst akılın adamı olduğunu tescil etti
Bir kez daha; Türkiye için bela? Ak parti için bulunmaz bir nimet olduğunu; belgeledi
***
Velhasıl
Vaziyetin yekununa söylenecek söz ebe yuh yani!
Eeee be kemal
Mecbur muyuz; yalanlarını dinlemeye?
Mecbur muyuz; ikide bir kafamızı bulandırmanın netliğini bulmaya?
Yahu bir teki gerçek olsa geridekilere yanmayız!
Bu nasıl bir siyaset?
Anlamak zor
Neyse
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı belgeleri(!) CHPden istedi
Bakalım verilecek mi?
Yoksa Kemal Beyler bir yerde unuttum, kaybettim mi diyecek?
Sütü kim içti, inek içti misali..!