"SUÇUMUZ NEYDİ?"
Eklenme: 1.12.2017 00:00:00

Hani bir söz var

Denir ki

Filler tepişir, olan çimlere olur!

Ne yazık ki

Diyarbakırımızdaki bazı kurumlarda

Özellikle de; belediyelerde bu hal yaşanıyor

Yetkili ve etkili zevat

Koltuk

İhtiras

Makam ve mevki gücünün yanı sıra; menfaat mekanizmasıyla; tepişir!

Amma velakin

Bu tepişme

Zıtlaşma

Kutuplaşıp, yetki kaosu yaratmada olan yine; masum çalışanlara oluyor

Mağdur ediliyor

Kimi işten çıkarılıyor

Kimi sürgünlere maruz bırakılıyor

Ki bazıları padişah misali astığı astık, kestiği kestiğe gelip ekmeğinden ediliyor!

Garip olan şudur ki

Sorgulanamaz

Eleştirilemez

Hesap verme gibi bir düşünce de hasıl edilemez olarak görülüyor

***

İşte çok konuşulan örnek bir vaka

DİSKİden çıkarılan işçiler

Olup-bitene bakarsak...

DİSKİ Genel müdürlüğü; 100e yakın işçi alımı yapıyor

Bir şirket üzerine..

Kendi yetkisini, kendi kurumsal kimliğini ifade ederek

Olması gerektiği gibi...

İşçiler işe başlıyor

Kimi, 1,5 ay

Kimi üç günlük işçi

SGKya bildirilen işçiler; resmi girişleri yapılmış!

Ama ne hikmetse!

Kayyumdan itiraz geliyor

DİSKİ Genel müdürüyle arasında; ihtilaf çıkıyor

Listeye alınan isimlere; karşı çıkıp itiraz ediyor

Sonuç

Kayyumun fermanıyla, işçiler kapı önüne konuluyor

***

Nasıl bir kbus,

Nasıl bir trajedi,

Nasıl bir hayal kırıklığı olduğunu?

O işçilerin yüzüne bakarak, varın siz düşünün!

Bölge açısından

Adalet en çok ihtiyacımız olan şey, zulüm ise en çok canımızı yakan durum

Maalesef

Mağduriyetlerine cevap bulamayan işçiler

çareyi hayallerinin yıkılmasının karar mercii olan Büyükşehir belediyesinin önünde aradılar

Ama ne çare?

İşçiler; garipseyen ve şaşkın gözlerle, önce güvenlik önlemlerine takıldılar

Burada duramazsınız...

Takviye kuvvetleri geldi

İşçiler birbirine bakarak bizim için mi gelmişler? diye sordular

Sonra; evet sizin için ama sizi korumak için değil

Ne için; belediyeyi sizden korumak için (!)

Trajik olduğu kadar trajikomik aynı zamanda

Mağdur edilenlere suçlu muamelesi

***

Doğrusu tablo karşısında

İnsanın halk kim? diye sorası geliyor?

Halk; barikat ve polislerin etrafını sardığı binaların içerisinde koltukta oturanlar mı?

Yoksa her türlü tehlikeyi yapabilecek ve suçu işleyebilecek muamelesini gören şehrin yaşayanları mı?

Neyse...

OHAL kanunları geçtiği için işçiler zorunlu olarak bir çay ocağında; toplandılar

Neyse ki, sağduyu ve samimiyet icrasıyla işçiler hükümlere uyarak kameraların karşısına geçtiler

Tek gayeleri vardı

Neden işten çıkarıldılar? sorusuna cevap bulmak

Kayyumla görüşmek istediler

Muvaffak olamadılar

İşçilerin ifadesiyle; valiyle görüştük, ama başkanla görüşmede muvaffak olamadık.

***

İşçiler

Hayallerimiz kbusa döndü, umutlarımız söndü, duygularımızla oynandı.

Neden?

Biz hangi suçu işledik?

Biz hangi yanlışı yaptık?

Biz hangi hatayla bu duruma geldik; günahımız nedir?

Biri cevap versin

Kapı önüne konulmalarının yasal nedeni nedir?

***

Yani...

Birkaç gün için işe alındıklarını bilseydiler, elbette çalışmayacaklardı

Elbette evlilik hazırlıkları içerisine kendilerini sokmayacaklardı

Elbette ellerindeki fırsatları bu umutla tepmeyeceklerdi

Elbette var olan işlerine son vermeyeceklerdi

Ne yazık ki öyle olmadı

Ne var ki olup bitene karşı; üç maymun oynanılıyor.

Yetkili ve etkili bir isimden; tık yok

Görmedim.. Duymadım.. Bilmiyorum

***

Sormak lazım

Bir fermanla; işe alınan işçileri işten çıkaracaksın

Ama gerekçe göstermeyeceksin?

Etrafına etten duvar öreceksin, abartısız diyeceksin.

Görüşme isteğine görüşmem diyeceksin

Hakkı, hukuku tanımayacaksın göz ardı edeceksin

Bu mu idarecilik?

***

İşçiler

Diyarbakırın yerel yetkililerinden ümitlerini kestiler..

çünkü cevap veren yok

Şimdi; Ankara ile irtibata geçmeye çalışıyorlar

CİMER, BİMER ile mağduriyetlerini gündeme getirmeye çalışıyorlar

Haklarını savunmaya ve mağduriyetlerini giderme gayretindedirler..

Mücadele ediyorlar

İşçiler son olarak şu manidar tepkiyi ortaya koyuyorlar:

Devletin atadığı kayyumun halkı ile iç içe olması gerekirken, halkına sırt çevirmesi neden?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğana sesleniyoruz, bize yardım edin.

Halk mağdurdur.

100 ailenin evine ateş düşürdüler

Aç ve perişan bırakıldık; suçumuz nedir?

Bakalım..

Biz konu ettik; kim ne diyecek?

Lakin; ümitli değilim; birilerinin kelam edeceğine..

Ama olsun biz yine; ses olalım!

***

SAĞLIĞIN CEOSU AVAR

Nihayet!

Diyarbakır Sağlık İl Müdürlüğü CEOsunu buldu.

Atama yapıldı..

Mevcut İl Müdürü Sait Avar..

Artık; Sağlıktaki yeni yönetim konseptinde, İl Müdürü!

Hayırlı olsun

Tabi siyasi polemiklerin, tartışmaların da son bulması; oh be dedirtti..

Lakin Avarın işi zor?

Bakalım üstesinden gelebilecek mi?

çünkü başlı başına bir enkaz olan; Kamu Hastaneleri var?

Özellikle, Genel Sekreterliğin devrinden kalan anlayışı bertaraf etmek kolay olmayacak?

***

O BELGELER

Kılıçdaroğlu

Erdoğanın yakınlarına dair bazı belgeleri, salladı

Grup toplantısında kükredi?

İşte; belgeler diye

Peki, belge dediği ne; banka dekontu?

Hangi yıllara ait; 6 yıl öncesi

Bir şirket

Yaptığı iş; ticaret

Para trafiği var..

Yasal bir banka işlemi?

Ne hikmetse..

Kılıçdaroğlu bunu bir yolsuzluk

Bir para kaçırma

Bir usulsüzlük...

Uluslararası suç çetesi gibi; gösterdi?

***

Ama

Belgenin paylaşımına gelince.

Ne basına

Ne kamuoyuna

Ne de Adalete teslimi yok..

Denetime

Takdire sunumları yok

Kaçıyor

Niye!

Kağıt parçası!

Hiçbir kıymet-i harbiyesi yok

Yani Kılıçdaroğlu

Bir kez daha; FETÖ kumpasına geldi

Bir kez daha Üst akılın adamı olduğunu tescil etti

Bir kez daha; Türkiye için bela? Ak parti için bulunmaz bir nimet olduğunu; belgeledi

***

Velhasıl

Vaziyetin yekununa söylenecek söz ebe yuh yani!

Eeee be kemal

Mecbur muyuz; yalanlarını dinlemeye?

Mecbur muyuz; ikide bir kafamızı bulandırmanın netliğini bulmaya?

Yahu bir teki gerçek olsa geridekilere yanmayız!

Bu nasıl bir siyaset?

Anlamak zor

Neyse

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı belgeleri(!) CHPden istedi

Bakalım verilecek mi?

Yoksa Kemal Beyler bir yerde unuttum, kaybettim mi diyecek?

Sütü kim içti, inek içti misali..!