Önceki gün. Tabi ki gecesi de var!
Bir çok kesim.
Ve kişiler için olduğu gibi biz haberciler açısından da hayli uzun bir zaman dilimi oldu.
Zaman bir türlü bitmek bilmedi.
Gazetenin, sayfalarını bağlayıp, yayına vermeme rağmen.
Sabırsızlık içerisindeydim.
Saniyeler Dakika, dakikalar saat, saatler gün gibi gelmeye başladı.
Diyarbakır.
Tabi ki, bölgenin bir çok noktası için de aynı duygu hakimdi.
***
çünkü, herkes hepimiz, kulağını kabartmış, gözlerini, Şehr-i Amede çevirmiştik.
Özellikle de, Diyarbakır 6ıncı Ağır ceza Mahkemesinden çıkacak karara...
Lakin KCK nın Ana davası görülüyordu bu mahkemede.
58inci duruşma!
Tutuklu, tutuksuz toplam 175e yakın sanık var bu davada.
Ki bunların arasında, Belediye Başkanları ve yardımcıları.
BDPde, HDKda siyaset yapan önemli isimler bulunuyor.
Milletvekili seçilip, halen tutuklu olanlar var.
Yani; ekseriyeti Kürt siyasetçi
***
Malum; Dört yıl önce KCK, PKKnın üst yapılanması olarak görülüp takibe alındı.
Ve eksenindeki, gözaltı ve tutuklamalar serisi başlatıldı.
Dönem dönem de devam ediyor.
Kimine göre, bu operasyonlarda 3 bin kişi kimine göre 8 binin üzerinde tutuklu bulunuyor.
Bu nedenle, KCK hadisesi kendi ekseninde ve devlet nezdinde, adalet ikmalinde büyük öneme sahip.
Tabi ki, tutuklular da bildik, tanıdık isimler.
Bu nedenle, fikri takipteki hassasiyet bizler açısından yüksekti.
***
Önemli bir beklenti vardı.
O da, bu duruşmadan tahliye çıkabileceği.
Ki nitekim öyle oldu.
Duruşma sabah saatlerinde başladı.
Öğleden sonra; Mahkeme heyeti ara karar için kısa bir ara verdi.
Sonra tekrar toplandı.
Ve birfil hiç kesintisiz toplam 18 saatlik bir yargılama faslına geçildi.
Gece saat 02.00yi gösterdiğinde Mahkeme Başkanı gereği düşünüldü dedi.
***
Mahkeme heyeti.
Savcının tahliye mütalaasına katılarak, kararını verdi.
Yenişehir Belediye eski Başkanı Fırat Anlı,
Şırnak Belediye eski Başkanı Ahmet Ertak, Arslan Özdemir,
Hakkri Belediye eski Başkanı Kazım Kurt,
Batman Belediye eski Başkanı Hüseyin Kalkan, Hasan Üner,
Dicle İlçesi Belediye eski Başkanı Abdullah Akengin,
Kızıltepe Belediye eski başkanı Ferhan Türk, Takibe Turgay ve Fadile Bayram.
Olmak üzere toplamda 10 Kişi tahliye edildi.
***
Dün, sabah saat 06.00da D Tipi cezaevinden salı verildiler.
Cezaevinden çıkış, Aileleriyle, kucaklaşma!
Ve basınla yapılan mülakat.
Duygu yüklüydü.
Ama çekilen bazı resimler vardı ki; birçok şeyi anlatıyordu.
Özellikle, 4 yıllık mabus hayatının olgunluğu!
Ve tabi ki, Kürt meselesinde ödenen bedellerin ağırlığı.
***
Hele ki, yakından tanıdığım, dostum dediğim Fırat Anlı.
Her zaman ki, mağrur ruh hali.
Ve tabi ki ağaran saçların, resme yansıyan analizindeki çığlığı.
Bize yapılan hukuksuzluktu!
Anlı bir hukukçu. Tepkisi de, hukuk bu mu? oldu?
***
Gazetecilere su sözü anlamlıydı;
Bu coğrafyada dilimizi, kültürümüzü özgürce yaşayamadan kendimizi özgür hissetmeyeceğiz.
Ve Baydemirin temenni ve duası.
Darısı bütün arkadaşlarımızın ve özgürlüğünden yoksun olanların başına.
Evet, şuan esen barış iklimi için bu tahliyeler.
Süreç açısından;
Hiç kuşkusuz ki, önemli ivme kazandıracaktır.
Devamı gelmeli diyorum.
Özellikle seçilip de Meclise gidemeyenler için!
***
Hep derim.
Yeter ki, halklar ve haklar eşit ölçekte, birbirlerini tanıyıp-empati geliştirebilsin.
çünkü kimsenin kimseyle sorunu yok.
Var olan; rejim ve yasaların uygulayıcılarındaki inkr politikasıdır!
Yoksa Sinopta, dün de Samsunda provokatif meseleler olur muydu?
Sanmıyorum!
Birileri hep akan kandan, dökülen göz yaşından nemalanıyor.
İşte bu nemalanma; bir türlü yakamızı bırakmıyor?
***
Ne diyebiliriz ki, özgürlük çok güzel bir şey.
Hele ki, hür olabilirsen.
Ne maddi, ne mani ölçütü yoktur.
Onun içindir ki; Uğruna, her türlü bedel ödenir, canda, malda sevdadı!
Evet, Sevgili Anlı ve arkadaşlarına geçmiş olsun!
Tekrar, özgürlüklerine kavuşukları için,
Şehrin havasını soluyacak, hasb-i hallerine imkan olabilecek atmosfere dahil oludukları için hoş geldiniz diyorum!
***
KARADENİZLİLER BÖYLE DEĞİL?
Gelelim!..
BDPlilerin çözüm sürecini anlatmaya yönelik gezilerine.
Önceki gün başlattıkları; Karadeniz turu!
çorumda başlandı.
Beklenen üzerinde, alaka ve sinerciyle ortam gelişti.
Ama gel gör ki; ikinci il olan Sinopta tam aksi, provokatif saldırılar yaşandı.
***
Sirayetiyle Samsunda yaşanan, ikinci vahşet!
Sanki önceden organizeli.
Karedeniz bölgesindeki milliyetçilik ruhu herkesin malumu.
Tabi ki, bu milliyetçilik, Kürt kimliğinin inkrına yönelik değil.
Ülke milliyetçiliği.
Ama ne hikmetse, BDPlilerin ifadesiyle Ulusalcıların kışkırtmasıyla, galeyana gelindi.
***
Doğrusu, Ürkütücü.
İnsan kanını donduran.
Akla ziyan, bir kin ve nefret duygusuyla, gelişen linç kabul girişimi.
İkinci bir Madımak hadisesi içten bile değildi.
Ama aklıselim görmek lazım.
Ahmet Hakan dün şöyle seslenmişti;
Sinopun yiğit insanları!
Ben de, Sinopla birlikte, Samsun ve tabi ki, Karadenizin tüm ahalisine.
***
Ey Karadenizin yiğit İnsanları!
Kürtlerle,
Aynı akıbeti yaşayan deniz görmüşler!
Yakıştı mı;?
İçinizden bazıları şehrinize misafir gelmişlere galeyana geldik diye linç etmeye çalışması?
Yakışmadı.
Bilemiyorum, Polis kordonunu yırtmaya çalışanlar için.
Bırakın geçeyim diye yırtınmaya çalışanlar için.
Yakaladığı anda parçalayacakmış gibi harekete kalkanlar için, ne diyeceksiniz?
Seyirci kalınır mı?
***
Kalınmaz.
Ve biliyorum ki, kalmayacaksınız.
Onlara Karadenizin yiğit insanları şöyle seslenmeli.
Şehrimize.
Bölgemize, ilimize, kasabamıza gelen misafirleri ağırlamak bizde yiğitliktir.
Şandır, şereftir.
Onlara kalkan el,
Hele ki linç etmek, ne delikanlılıktır ne de yiğitliktir.
Olsa olsa; namertliktir
Aslında Kürt, Türk, Laz, çerkez velhasıl herkes biliyor ki; Karadenizlinin kitabında böyle bir provokasyona yer yoktur.
***
Nitekim,
Geziye katılan BDPliler ifade etti.
Kışkırtmalar,
Tamamen CHP taraflarınca, organize edilmiş.
Nitekim Parti grup toplantılarında da bu açıkca ifade edildi.
Yine; CHPnin ve ulusalcı geçinenlerin, zehri akımı?
***
Tabi dün buradan demiştim ki;
Engellemelere rağmen, yola devam edin.
Yani, Karadeniz turu sürsün.
Ama görülen odur ki, iki inat bir murat etmez.
Heyet geziyi iptal etti.
Olması gerektiği gibi.
***
Düşünüyorum;
Trabzonlusu, Rizelisi, Ordulusu, Giresunlusu.
Yani bir bütünlük içerisinde tüm Karadenizliler ne diyecekler bu misafirperverliğe?
Mutlaka yiğit insanların bu kışkırtmalara gelenlere söyleyecek sözü vardır.
O da mutlaka şudur; çok ama çok ayup ettunuzzzz.