Son günlerde;
Yoğun bir şekilde "e-mail" alıyorum.
Yeni Eğitim ve Öğretim müfredatıyla alakalı.
Veliler, tedirginlik içerisinde soruyorlar "Biz ne yapacağız" diye.
Sorular bir hayli çok.
***
Ama genel itibariyle cevap istenilen sorular şöyle;
Öğrenci kaydı nasıl olacak?
çocuğum hangi okula gidecek?
İlkokula kayıt, 1. sınıf yaşı kaç?
çocuğumun kaydı hangi okula çıktı?
Okula devam eden çocuğumun kaydı başka bir okula kaydırıldı mı?
Bunun gibi bir dizi soru.
***
Ne yazık ki, yaz tatilinin ortasına gelindi.
Ramazan bayramı derken, yeni öğretim zili çalacak.
Ama hala da, bu sorulara "kafa meşguliyeti" var.
Neden değil derseniz.
Dün, bu konuda kısm-i bir araştırma yaptım!
Hikmeti ne ve "var mı" bir gelişme diye.
Yöneltilen, sorulara cevap olabilecek bilgi ve uygulama aslında var, ama bilgilendirme yok.
Yani net değil.
O nedenle hala belirsiz!
***
Şöyle ki
Bir süre önce, 4+4+4 Eğitim sistemine yönelik, İl Milli Eğitim Müdürlükleri uyarılmış!
Kendi bünyesindeki okulları;
Bu müfredata uygun olarak, düzenleyip "Bakanlığı" bilgilendirin diye.
İlkokul,
Ortaokul,
İmam Hatip Ortaokulu bölümü.
Ve tabi ki Liseler.
Ancak, Liseler mevcut bina yapıları olarak, "yerini" koruyacağı ifade ediliyor.
Dokunulmayacak, onlar yerinde kalacak.
İhtiyaç hsıl olursa, el atılacak!
***
Diğer, Okullarda "sınıfsal" noktada ciddi değişiklik olacak.
İşte bunla ilgili;
Veriler ortaya konularak Bakanlığa gönderilerek, bilgilendirilmiş.
Şuan tüm okul ve idariciler bekleme kodunda!
Yine denildiğine göre;
Bakanlık bu bilgileri değerlendirmiş
Önümüzdeki günlerde "okul ve öğrenci" dağıtımını merkezi sistemle yapacak.
Bunu da, "E-kayıt" üzerinden gösterecek.
Veliler ve Öğrenciler;
Bu sitemle "okullarından" haberdar olacak?
***
Böylece, Öğrencilerin "kayıtlı oldukları" okullar belirlenecek.
Pek tabi ki, burda ana koşul da, "Adrese dayalı" okul kaydı!
Yani her öğrenci adresinin olduğu eğitim bölgesindeki okula "otomatik olarak" kaydı yapılacak!
İlk etapta, Teknolojik bazda, biraz karışıklık görünüyor ise de.
Özü itibariyle; Adrese dayalı bir "kayıt ve öğrenim okulu" olacak.
Torpilli kayıt artık yok!
***
Buarada,
Yeni okula başlayacak "miniklere" ilişkin soruya gelince.
30 Eylül 2012,
Tarihi itibariyle 66 ayını tamamlayan tüm çocuklar.
Kız-erkek,
Engelli-engelsiz, kayıt işlemleri "E-okul" sistemi üzerinden merkezi olarak yapılacak.
6066 ay arasındaki çocuklar için de.
Velisi yazılı isteği ile ilkokula kaydını yaptırabilecek.
***
Buna göre,
Önümüzdeki Eylül ayında başlayacak yeni eğitim öğretim yılında,
2006 yılının Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında doğan çocuklarla,
2007de Ocak, Şubat ve Mart aylarında doğan çocukların kayıtları zorunlu olarak yapılacak.
Şimdilik,
Yeni müfredatıyla alakalı oluşan, "kafa karışıklığını" giderme.
Ve Velilerden gelen sorulara,
Verebileceğim cevap ve bilgilendirme, bu kadar.
***
Gelelim,
Bu süreç içerisindeki "özele" ilişkin olabilecek uygulamalar.
Ve aynı zamanda;
İşleyişteki aksaklıkların "nasıl" giderilebilineceğine ilişkin, cevap isteyen sorular.
Mesela;
Görev yeri değişen memurların çocuklarının nakilleri nasıl olacak?
Cevap;
Yerleştirilmesi eski görev yerindeki okula çıkan velilerimizin yeni okula nakilleri, Eylül ayı başında yapılacaktır.
Kaydı hiçbir okula çıkmayan çocukların durumu?
Cevap;
Velilerimiz öncelikle İlçe Nüfus Müdürlüğüne giderek adres kontrolü yapacak.
Ardından İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne giderek çocuğunun adresinin bir okulla ilişkilendirilmesini sağlayacaktır.
***
Ya Adres değiştiren velilerin çocuklarının nakilleri ne olacak?
Cevap;
Yeni adreslerinin uyumlu olduğu okula Eylül ayı başında yapılacaktır.
Ve öğretmenleri yakından ilgilendiren bir soru.
O da şu;
Öğretmen çocukları, çalışan anne babalar, kardeşler, ana sınıfını okuduğu okula kayıt yaptırmak isteyenler ne yapacak?
Cevap;
Bu kapsamda hiçbir gruba Yönetmelik dışında ayrıcalık tanınmayacaktır. Geçen yılki uygulama aynen devam edecektir.
***
Sonuç,
Kesin kayıt için hangi işlem yapılacaktır?
Veliler kesin kayıt için ek herhangi bir belge düzenlemeyecek-götürmeyecek.
Eylül ayı başında okul idaresine başvuracak. Ve diyecek ki, "ben çocuğumu bu okula göndereceğim".
Pek tabi ki;
Kayıt için herhangi bir ücret ödemeyecek.
Bu hükmü beyan,
Doğrusu ne kadar geçerli ve uygulanır, bilmem.
Ama "iş bilen okul ve idareciler" her halükarda "bi ücret alacaklar".
Yoksa oklun çarkı, dönmez.
Evet,
E-mail yağmuruna tutan okurlarım böylece bilgilenmiş oldunuz.
Şu an için kaygıya gerek yok.
Eylülü beklemelisiniz.
JET tahkikat ya bu görüntüler?
Evet,
14 Temmuz'a ilişkin "JET" soruşturma açıldı.
Savcılık,
Delil, belge ve görüntü, "topluyor".
Bilahare,
Elde edeceği veriler doğrultusunda, "suç nev-isini" ortaya koyacak.
Gerek görürse;
İddianame hazırlayıp, "suçlu" gördüğü kişiler hakkında, "dava" açacak!
Normal,
Hukuki işleyiş "özetle" böyle!
Buarada,
Gözaltına alıp savcılığa sevk edilenlerden, 40'e serbest!
Bazı yaralılar da,
İHD'ye başvurup, "hukuki" destek talebinde bulundu.
***
Malum,
Cumartesi günkü olaylarla alakalı fikrimi açıkça ifade etmiştim.
Demiştim ki;
"İki inat, etmez bir murat" diye.
Etse etse;
"Muratsızlık" eder ki, yaşanan ve yaşatılan da bunun eseri.
Bir kez daha,
Şiddeti ve kaosu "sevenler" kazandı diyebiliriz.
Demokrasiyi,
Barış ve kardeşlik ile hakların "bütünlüğü" ise zedelendi.
***
Gelelim,
İki günden buyana, "sanal ortamda" gezinen resimlere
Olaylar esnasında;
Polisin ortaya koyduğu "orantısız" gücü gösteren resimler.
Doğrusu;
İnsanın "tüyleri" diken oluyor.
Yani kabulü mümkün değil.
Aleni bir şekilde "insan-i" suç işlenmiş!
Bu görüntüler;
İzinsiz gösteriyle alakalı soruşturma başlatan Savcının elinde var mı yok mu bilemiyorum?
Her ne ise;
Buradan haberdar olacağına inanıyorum!
***
Hazır;
İzinsiz gösteriye tez elden inceleme başlatmışken.
Bu hal-i vaziyeti icra eden resimdeki müsebbiplerle alakalı da, bir hukuku işlemi olacak mı?
Diyorum ki velev ki,
O "eli kelepçeli" yarı çıplak şüpheli yasal zeminde "en azılı militan" olsun.
Etkisiz hale getirilmişken;
10 kişi elinde coplarla "gönüllerince!" onu darp etme, işkence yapma hakkına sahip mi?
Hukuk devletinde olmamalı.
Diyeceksiniz ki,
Söyleyin klişeleşmiş cümleyi.
Burası Türkiye her an her şey olabilir diye.
Aynen de öyle.
Velhasıl;
Bir bütünlük içerisinde olayları değerlendirdiğimizde!
Demokrasiye, İnsan Haklarına, Bireyin özgürlüğüne!
Ve tabi ki, siyasal zemine, devlet nizamına "yakışmadı".