Erdoğan!
İnceye..
Pensilvanya tezviratına dair seslenirken şöyle dedi...
İspat et..
Elinde belgen varsa ortaya koy..
çünkü..
İddianın sahibi sensin..
İspatlaması gereken de sensin..
Yoksa namertsin..
Yoksa yalancısın..
Yoksa iftiracısın...
Lakin söylediğin, dile getirdiğin, bir bühtandır?
***
Erdoğan..
Tüm bunları kaç kezdir söylüyor..
Ki hafta başından beridir..
Her ilde..
Her mitingde; hodri meydan diyor..
Açıkla..
Peki, iddianın sahibi CHPli İnce ne yapıyor?
Pişkinlik içerisinde
Bin dereden, su getirtiyor..
Söylüyor..
Ama ispatı yapamıyor
Belgeyi ortaya koyamıyor..
İşte şahit, işte belge diyemiyor
Diyecek hali de yok..
Müfteri durumuna düşme halini üzerinden atamıyor
Yani karnından konuşmaya devam ediyor..
Ki hala da ediyor
***
Erdoğan; İncenin tezvirat dediğim, iddiasına karşı ne yaptı?
Suç duyurusunda bulundu..
Tazminat davası..
Ve cezai noktasında yargıya başvurdu..
Yani soruşturma açtırdı..
İnce bu hamleye karşı ne diyor?
Bu kez
Dut yemiş bülbül misali..
Süktla.
Diyor ki;
Aç ne yapayım, açarsan aç..
Yani, mazlum karakteri..
Yer mi?
Ne mümkün?
Ha bir de marifetmiş gibi..
Erbakanın eski videolarına sarılmış..
Hoca, Erdoğan için ne söylemiş bakın diye?
İyi de; Pensilvanya nerdeee?
***
Ha bu arada..
Bir de; kitap gösteriyor..
Yenilikçi Hareket kitabı..
20 yıl önce kaleme alınmış..
Gazeteci Nasuhi Güngör..
Nasuhi açıklama yaptı..
Kendi yazdığı kitabı için..
Diyor ki..
Hiçbir bilgiye ve belgeye dayalı değildir..
Erdoğan-Gülen görüşmesi..
Tamamen o dönemdeki bazı dedikodulara dayanmaktadır
Zaten kitapta buna dair hiçbir bilgi ya da belgeye atıf da yoktur.
Yani ben böyle bir şey demedim; yazmadım!
***
Sonuç!
İncenin söyledikleri külliyen yalan oluyor
Halk deyimiyle; yalancının mummu yatsıya kadardır...
İşte hal-i durum
İnce hal-i hazırda; namert ve yalancı konumunda çıkmış değil!
Görünen o ki; bu konum kalıcı olacak!
Eee
Daha Erdoğanı yargılayacak mısınız? sorusunun altından çıkmış değil
Kaldı
Büyükelçilerle alakalı..
Sözde, Büyükelçiler kendisine Erdoğanı yargılayacak mısınız? diye sormuş
Bu iddia ve sorusu hala askıda
Nitekim!
Önceki gün Belçika Büyükelçisi açıklama yaptı..
Külliyen yalan..
Ne soru soruldu?
Ne böyle bir cevap verildi
Ne de herhangi bir Büyükelçi bu mevzuyu konu etti
İnce bir kez daha; yalancı konumuna düştü
Bakalım buna nasıl bir kıvırma icra edecek?
***
Velhasıl!
İncenin seçim stratejisi; yalan üzerine kurgulanacak gibi
Ki öyle görünüyor
Kavga edeceğiz..
İftira atacağız..
Suçlayacağız..
Karalayacağız..
çamur at tutmazsa izi kalır mantığını güdeceğiz! diyor..
Eee
Ahali bu tezviratları yer mi?
Kanar mı?
Prim verir mi?
Sanmam..
Ki sandıkta muhakak şunu diyecektir; yalanınız batsın
***
SEçİM İPTAL Mİ OLACAK?
Yok daha neler?
Peki niye?
CHPnin istemi imiş
Geçin bunu
Anayasa Mahkemesine Başvurmuş
Geçin bunu!
Mahkeme bazı maddeleri esastan görüşecekmiş
Geçin bunu
Bunların bir teki dahi; seçimin iptaline neden olmaz ki?
Nasıl yanı?
Şöyle ki
İtiraz edilen
Karşı çıkılan
İptali istenilen mevzu ve maddeler belli
Ki onların hepsi; uygulamaya dairdir...
Zarftır
Mühürdür
Yani seçimin bizatihi kullanım araçlarıyla alakalı
Sonuçların değişmesine
Ya da seçimin yapılış keyfiyetini; doğurmuyor?
Nitekim gelecek karar da
Yine Yüksek seçim Kurulu tarafından; değerlendirilecek
Uygulama böyle değil; böyle olacak?
1984ten bu yana; seçimlerin tek yetkili makamı ve yasal düzenleyicisi YSKdır..
Yüksek Seçim Kurulu..
Ötesi!
İşi sulandırmaktır..
Tıpkı hal-i hazırdaki gibi; kafalar karıştırmak..
Beklenti oluşturmak
24 Haziran; kaçınılmaz!
Ne diyor Şentop?
AYM kararı seçimin iptali sonucunu doğurmaz.
Düzenlemelerle ilgili varsayalım ki AYM iptal kararı verdi..
O zaman bunu YSK bugüne kadar ki teamülleriyle uygulayacaktır..
CHPliler ne diyor?
Güvenlik sağlansın..
Seçimin iptalini istemiyoruz..
Demek ki seçimin iptali söz konusu değil..
Yani bu seçim olacaaaak Sandık buraya geleceeek..
İşte, bugün- AYM kararını açıklayacak..
Göreceğiz
***
ADAY ADAYLARIYLA BULUŞMA!
AK Partiden..
Diyarbakır İl Teşkilatından..
Gelen bilgilere göre..
İl Başkanı Süleyman Serdar Budak..
Bu akşam; iftar yemeği verecek
Davetliler..
24 Hazirana dair; Milletvekili aday adayları.
Eski.. Yeni..
213 aday adayı..
İlçe teşkilatları..
Belediye encümenleri..
Eski vekiller..
Birlik ve dayanışma adıyla; iftar buluşması!
Doğru bir hamle..
Yerli yerinde, akılcı bir işbirliği adımı!
***
Doğrusu!
Vaziyetin ikmalinden kendime pay çıkaracaktım..
Niye ki derseniz?
Önceki günkü yazımda; bu minvalde önerim olmuştu..
Demiştim ki..
Aday adaylarına imzalanan taahhütnameleri hatırlatarak
Malum..
Listelerin açıklanmasından sonra; hayli gerginlikler oldu..
Tansiyon yükseldi..
Küskünlükler oluştu..
Kırgınlıklar vuku buldu
Kopmaya varılacak noktaya gelindi..
***
İşte; bunu bertaraf için..
Barışçıl..
Samimi..
Birlikte olabilme, duygusunu yeşerten..
Dargınlıkları giderme yönünde..
Dava adamlığı kimliğiyle; 24 Hazirana odaklanılarak bir iftar yemeği buluşması neden yapılmıyor diye, seslenmiştim!
İhtiyaç..
Ve elzem bir; durumdur!
***
İşte bu çağrının evresinde..
İl Başkanlığından; bilgi geldi..
Denildi ki...
Perşembe günü..
Yani bugün aday adaylarına iftar yemeği verilecek
Yani; buluşma olacak..
Tabi iletilen; programın daha önce organize edildiğini...
Yani yazımdan önce imiş!
Her ne ise
Biliyoruz ki; önerim öncesi, hiçte öyle bir durum hasıl değildi..
Nitekim aday adayları dün arandı
Yarın iftar yemeğimiz var diye
Neyse..
Zaten kendimize pay çıkarma niyetinde değiliz..
Ki olmayız..
Önem arz edici olan; partideki birlikteliğin? sağlanmasıdır
Şu, bu değil
Yapılan hamle; doğru ve olması gerekendir..
***
Hele ki, Cumhurbaşkanı Erdoğanın Pazar günü Diyarbakıra gelecek olması
İşte bu geliş arifesinde; kaynaşma sağlanması önemli
AK Parti
Özellikle Diyarbakır cephesinde!
Şuan en büyük ihtiyacı ve ivedi şifa reçetesi; kenetlenebilmektir!
çünkü kritik an ve zaman dilimi yaşandı
Onun için; telafisi şart.
***
7 HAZİRAN OLUR MU?
Kafalardaki soru bu
Ki herkesin
Tüm partilerdeki; sorgulama
24 Haziran seçimleri 7 Haziran Sonucunu doğurur mu?
Doğrusu
Ne doğurur, ne doğurmaz bilmem..
Tek mi?
İkiz mi?
Yoksa üçüz bir doğum mu gerçekleşir; göreceğiz!
Lakin derim ki
Beyler
7 Haziranı geride bırakalı; yıllar oldu..
Konsept o günkü konsept değil..
Gün o gün değil..
Tarih bile ayrı
Partilerin; seçime dair, stratejileri bile farklı..
Yani; zamanın dokusu pek eşdeğer değil..
Onun için
7 Haziran beklentisinden daha çok..
O günün; sonucuna dair ders-i ibret almak önemli!
Ama kime dersin?
Bir kere; kafalar kuma gömülü.
Gövdeler dışarıda..
Zaten, ne söylersen; duyan yok!
Freni tutmaz haldeler..
Peki netice!
Ya düz yola çıkılacak..
Ya da virajda takılıp devrilecek?
Özet bu!
İşte o devrilmeyi nasıl önleyebiliriz?
Buna kafa yorulmalı