ALİ EMİRİ ANISINA
Eklenme: 21.01.2026 00:00:00

Ali Emiri; 1857 Diyarbakır doğumlu araştırmacı, yazar, şair eğitim dünyasına katkıları ile meşhur zatı şahane.

Düzenli bir eğitim hayatı görmemesine rağmen tamamen kendi kendini geliştirerek bugün kendinden söz ettiren eğitimci.

Aile büyüklerinden, döneminin yenilikleri olan telgraf, telsiz alet eğitimleri almış ve geliştirmiştir.

Kendi dili dışında Arapça ve Farsçaya da hkimdi. Uzun süre hat sanatı ile ilgilendi. Daha çok küçük yaşlarda iken dönemin kısıtlı imknlarına rağmen okumaya çok meraklı idi.

Diyarbakır, Yanya, Erzurum, Trablus, Elzığ, Selanik adana gibi birçok şehirde memurluk, maliye müfettişi, defterdarlık yapmıştır.

Nadide olarak bulunan kitapları sayfa sayfa kendi eliyle kopya ederek kütüphanesine kazandırmıştır.

Bilinen en eski Türkçe sözlük olan Divnu Lügat-it-Türk adlı eserin orijinal tek kopyasını bularak kültür hayatına kazandırmıştır.

Divnu Lügat-it-Türk o dönemlerde sadece varlığı bilinir ama kaynak kayıptır. Ali emiri tesadüf eseri sahaf da bulur ve hemen alır.

Ziya Gökalp eseri bulduğunu öğrenince ali emiri ye koşar ve görmek ister yalnız ali emiri Divnu Lügat-it-Türk ü göstermez. Ziya Gökalp çok kırılır. Ve 2 Diyarbakır milletvekilini devreye sokarak Ali Emiri den kitabı göstermeleri rica edilir.

Ali emiri yine göstermez. Zaman içerisinde ikna edilerek kitap bastırılır.

1908 2. Meşrutiyetin ilanından sonra emekliye ayrılır.

Ali Emr Efendi, 16bin eserden oluşan özel kitap koleksiyonunu 1916 yılında Fatihte Feyzullah Efendi Medresesine bağışladı. Kütüphaneye kendi adının verilmesi önerisini reddetti ve bu eserlerin milletin malı olduğunu söyleyerek Millet Kütüphanesi adını verdi.

Kendi özel kütüphanesine dönemin aydınları hayran kalırdı ve herkes talipti. Ama o halka hizmet olarak sunmayı tercih etti. (İstanbul fatih millet kütüphanesi)

Biyografisi okununca kitaplara adanmış bir ömür görüyoruz. Kendi yazdıklarından şöyle mısralar dikkat çekiyor; bende kitap merakı 9 yaşında hsıl olmuştur. 60 sene kmilen bu merak arkasında koşmuşumdur.

Bu arada ali emiri 3 devir görmüş şahsiyettir. Monarşi, Tanzimat-meşrutiyet, cumhuriyet bu deneyim ve birikimler de eserlerine yansımıştır.

İslam dinine ve ibadetlerine son derece bağlıdır. Allah inancı ve peygamber efendimize yazdığı birçok beyiti mevcuttur.

Bilinen eserleri;

  • Levmiul-Hamdiyye
  • Cevhirül-mülk (Osmanlı padişahlarının şiirlerini toplayan bu eserin sadece ilk fasikülü yayımlanmıştır)
  • Tezkire-i Şuar-yı mid (Diyarbakırda yetişen 217 şairin biyografisini içeren bu eserin yetmiş üç şairi içine alan sadece birinci cildi yayımlanmıştır)
  • Mardin Mülk-i Artukıyye Trihi ve Kitbeleri ve Sir Vesik-i Mühimme (Ferd Ktib adıyla)
  • Ezhr-ı Hakkat
  • Osmanlı Vilyt-ı Şarkıyyesi
  • İşkodra Şirleri
  • Yanya Şirleri
  • Diyarbekirli Bzı Zevtın Terceme-i Halleri
  • Yemen Htırtı
  • Osmanlı Şirleri
  • Mirtül-fevid

Uzun yıllar dergi ve mecmualarda makaleler yazmıştır. Otuza yakın eser bırakmıştır ardında.

Ölümünden sonra Ali Emiri adına Türkiye genelinde birçok kütüphane, okul açılmış olup büstleri dikilmiştir.

Diyarbakır ali emiri ilköğretim (daha sonradan sadece ortaokul oldu) 1961 de eğitim hayatına başlamıştır. Ben de Ali Emiri ortaokulunun öğrencilerindendim.

2009 yılında İstanbulun fatih ilçesinde ali emiri adına bir kültür merkezi açılmıştır.

Bu arada Diyarbakır büyükşehir belediyesinin yapımına başladığı bağlar ilçesindeki Ali Emiri bilgi evi (yazılım ve robotik kodlama merkezi) yakın zamanda faaliyete geçecek.

Günün sözü Ali Emiri den gelsin.

detimdir nezd-i cannımda olmak, girye-nak Rz içinde, seyr-i kevkeb isterim meşrep bu ya.

(sevgilimin karşısında sürekli ağlamak detimdir. Güpegündüz yıldızları seyretmek ister gibiyim olacak şey değil tabi ama ne yaparsın huy işte)

Üstat 23 Ocak 1924 de vefat etmiştir. Ölümünün102 . Yılında kendisini anıyor meziyet ve gayretlerinin gençlere örnek olmasını diliyorum.