Geçen hafta lider ve namağlup Denizlisporu deplasmanda yenerek ilk galibiyetini alan Diyarbakırspor, dün de Kayseri Erciyessporla berabere kalıp iki haftada iki şampiyonluk adayından 4 puan aldı. Kümede kalma mücadelesi veren bir takım için bu kötü bir performans değil. Ne varki Diyarbakırsporun içinde bulunduğu koşullar çok farklı. Sizce dün takım yine kazanmış olsaydı gelecekle ilgili ümit ışığı olacak mıydı?. Futbol takımı ve taraftar için elbette büyük moral olacaktı ama emin olun Diyarbakırsporu gözden çıkaranlar için hiçbir şey ifade etmezdi. Bu kadar karamsar olmamak gerekir diyeceksiniz ancak ben yaşanan koşulları ve alınan kararları bildiğim için bunları yazmak zorundayım. Kim,neden gözden çıkarma kararı almış?. Bunu kent yöneticilerinin ilgisizliğinden ve siyasilerin tavırlarından anlamak mümkün değil mi?. Diyarbakırsporu artık kendilerine yaramayan bir oyuncak olarak görüp gözden çıkaran, kendi eserleri olan borç batağının temizlenmemesi ve yönetimin yetersizliğine ses çıkarmayanların oynadığı oyunu herkes yutabilir ancak bu işe hayatının büyük bölümünü vermiş bizlere yutturamazlar. Biz bu kulüpte zamanında nelere müdahale edildiğini, kimlere el çektirildiğini, Diyarbakırsporun kent yöneticileri tarafından ne denli önemsendiğini biliyoruız, çünkü yaşadık gördük. Bazı şeyleri açıkça yazmakta fayda var. Bugün Diyarbakırda etkili olan iki güç, iki başlı bir yönetim var . Devlet yönetimi birinde, yerel yönetimler diğerinde. Bu ikisi beraber veya ikisinden biri Diyarbakırsporu kurtarmaya karar versin, Çetin Sümer ve yönetim bir dakika duramaz. Ama işin aslı hiç de öyle değil. İki taraf da Diyarbakırsporun durumundan gayet memnun. Bu yüzden karar verdim, bundan sonra Çetin Sümer ve yönetimi eleştirmeyeceğim. Helal olsun adamlara (!). Böyle kente, böyle kent idaresine,her şeye bu kadar sessiz kalan siyasi yelpazenin temsil ettiği kente konuştuklarında mangalda kül bırakmayan ancak iş icraata gelince köşe-bucak kaçan i adamlarının ve eski yöneticilerin bulunduğu bir durumda bu yönetim başımızdan fazladır (!).. İçimden hiç gelmiyor ama yine de maçı yazalım birkaç satır. Diyarbakırspor maça iyi başladı, golü de buldu. Golden sonra orta alanda kontrolü rakibe kaptıran Diyarbakırspor, rakibi iyi karşılayamayıp pas yapamayınca Erciyesspor forvetleri ceza alanında cirit atmaya başladı. Özellikle eski Diyarbakırsporlu Emrah ve Ömer gol kaçırma yarışına girerken,bu sezonun en iyi transferi olan Korcanın kurtarışları beraberlik golünü geciktirdi. İkinci yarıya da Erciyesspor hızlı başlayıp goller kaçırırken, şans Diyarbakırsporun ayağına kadar geldi. Önder Çengel, sadece karşısında kalecinin olduğu pozisyonda golü atsa rakibin kaçırdıklarına rağmen galibiyet gelecekti ancak olmadı. Emrahla beraber akıl almaz goller kaçıran Ömer sonlara doğru bu kez affetmedi. Maçın önüne geçen isim ise hakem Kuddusi Müftüoğlu oldu. Sonucu direkt etkileyen büyük bir hata yaptı. Erciyessporlu Köksalın elle topu kestiği pozisyona çok yakın olmasına rağmen halk tabiriyle yüzde 1 milyonluk penaltıyı vermemesi kötü niyetli gibi geldi bana. Acaba diyorum küme düşecek denilen Diyarbakırsporun Denizlide kazanarak umut tazelemesi birilerini rahatsız mı etti ?. TFF ve MHK de Diyarbakırsporu gözden çıkaranlarla aynı kefede mi?. Bir zincirin halkaları gibi mi hareket ediyorlar?.Biraz da takdiri siz değerli okurlara bırakalım.