Bu yazıyı yazmamak için çok bekledim. Yazayım mı yazmayayım mı? ikilemi arasında kaldım. Malumunuz geçen hafta önce Tarım Bakanı Mehdi Ekerin Diyarbakırsporla ilgili açıklamaları oldu. Bugüne kadar çok şey yaptım. Neden hep benden isteniyor?. Aynı talep neden belediyeye karşı yapılmıyor? dedi. Arkasında Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk, sürpriz bir şekilde Diyarbakırspor kulübünü ziyaret etti. Türk, açıklamasında valiliği Diyarbakırsporu kendi tekeline almakla suçladı,belediyelerin bundan sonra Diyarbakırspora gerekli duyarlılığı göstereceğini söyledi. En önemlisi de lisans krizinin aşılması için üzerlerine düşeni yapacaklarını bildirdi. Dün de BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaşın NTVde Diyarbakırsporla ilgili açıklamalarını izledik. Hafta içerisinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın lisans krizinin çözümü için Mahmut Özgeneri aradığını biliyoruz. Aynı şekilde Mehdi Eker, Abdülkadir Aksu ve Selahattin Demirtaşın da çeşitli görüşmeler yaptığı basına yansıdı. Bu kadar görüşmeler, ziyaretler, açıklamalar İşin iç yüzünü bilmeyen sade ve iyi niyetli taraftarlar herkesin Diyarbakırsporu kurtarmak için seferber olduğunu sanacak. Keşke öyle olsa. İnanın işin aslı hiç de öyle değil. Bakın açıklamaların arasındaki ince sözlere,yapılan görüşmelerin ve ziyaretlerin zamanlamasını dikkatlice inceleyin. Burada nasıl bir oyun oynandığını sizler de göreceksiniz. Şimdiye kadar Mahmut Özgener ve TFFyi çok eleştirdim. Ama bu noktada onlara haksızlık yapamam. Özgener, elindeki yetkileri zorlayarak lisans almaya engel borcun 2 milyona yakın bölümünü hal ediyor,2 milyonu da siz getirin işi çözelim diyor. Tribünlere oynayan siyasetçiler ise reklamlarda var ama icraatta yok !. Bu kadar önemli makamlarda bulunanların 2 milyonu bulamayacaklarına inandığımızı sananlar varsa başka yerde enayi arasınlar !. Buradaki amaç kesinlikle Diyarbakırsporu kurtarmak değil. Her zaman olduğu gibi Diyarbakırspor yine siyasi oyunlara alet ediliyor. 12 Eylülde yapılacak referandum öncesinde Diyarbakırsporu Evet-Boykot ikileminde tabir-i caizse top gibi oynatıyorlar, bir o yana bir bu yana. Ben böyle düşünüyorum. Öyle değilse o zaman istemeniz halinde 2 saatte hal etmeniz mümkün olan bu parayı bulun,sağlıklı,bu kente ve kulübe yakışır bir yönetimi oluşturma çalışmalarını yapın, memleket sevginizi görelim. Yapmayacaksanız bu halkın ve taraftarların duygularıyla oynamayın. Laf değil icraat lazım,afaki sözlere, karşılıklı suçlamalara karnımız tok. Ölüm masasındaki Diyarbakırsporun kendisini ayağa kaldıracak sihirli ellere ihtiyacı var, siz ise sürekli olarak spor siyasete alet edilmemeli diye göndermelerde bulunduğunuz Yeşil-Kırmızılı kulüp üzerinde siyasi hesaplarınızı yapıyorsunuz.