“MERHABA DİYARBAKIR VE DİYARBAKIRSPOR”
Eklenme: 26.01.2010 00:00:00

Vatani görevimi Kısa Dönem Askerlik yaparak ifa ettim. Bu yüzden bir süre, hem uzun süredir yaptığım gazetecilik mesleğinden hem de yıllardır iç içe olduğum spordan uzak kaldım. Tekrar döndükten sonra Ankarada Ankaragücü-DİYARBAKIRSPOR maçını izlemeye gittim. Aylar sonra DİYARBAKIRSPORu izlemek heyecan verici oldu. DİYARBAKIRSPORda birçok değişiklik olduğunu öncelikle ifade etmek istiyorum. Kulübün yıllardır bilinen sorunları var. Kalıcı gelir kaynaklarının olmayışı, tesisleşme ve alt yapı yetersizliği, kurumlaşmaya dair eksiklikler. Neredeyse yarım asırlık bir maziye ulaşan Yeşil-Kırmızılı kulüpte kurulu sistem adına hiçbir şey yapılmaması aslında sadece bu yazıyla geçiştirilecek bir konu değildir. Bunu daha geniş bir şekilde neden-sonuç ilişkisi üzerinde durarak ele alabiliriz, inşallah ileriki süreçlerde bunu da yapacağız. Bu işten ayrı kaldığımız dönemde çok şeyin değiştiğini ifade ettik. Evet, en önemli değişiklik sezon başlamadan "küme düştü" peşin yargısı yürütülen bu takımın halen ligde kalma şansını sürdürmesidir. Bu takım çok zor şartlarda, kısıtlı bir zaman dilim içerisinde oluşturuldu. Dezavantajlar hem maddi hem  manevi idi. Bu koşullar devre arasında da devam etti ancak bir farkla. Ligin ilk yarısındaki yoğun futbolcu sirkülasyonu ve sezon başı kampını iyi geçirememe olayından sonra devre arasında takımın as kadrosundan ayrılan futbolcu sayısı fazla olmadı, kamp dönemi de çalkantılara rağmen iyi değerlendirildi. Bu olumlu etki Ankaragücü maçına  yansıdı. Her şeyden önce Yeşil-Kırmızılılar fizik-kondüsyon açısından iyiydi. Ziya hocanın en büyük özelliklerinden biri çalıştırdığı takımları mücadele gücü bakımından iyi hazırlamasıdır, sezon başında zaman ve imkan yetersizliğinden dolayı Diyarbakırspora kazandıramadığı bu özellikleri devre arasında kazandırmış. 19 Mayıs Stadında,takımın başına dünyaca ünlü bir teknik adam olan Fransız Lemerreyi getiren,gelecek yıl için 57 milyon bütçe oluşturan ve bu maçı kazanarak çıkışa geçmek isteyen Ankaragücü karşısında oyunun da pozisyonların da üstünlüğü DİYARBAKIRSPORdaydı. Şunu ifade edelim ki DİYARBAKIRSPORun 10 binden fazla Ankaragücü taraftarını özellikle ikinci yarıda susturmasında Ankaragücü takımının silik görüntüsü de etken oldu. Fakat ne olursa olsun DİYARBAKIRSPOR alkışı hak etti. Savunmada rakibin etkili silahlarına pozisyon vermedi,hem rakibe baskı yaptı hem de kazandığı topları iyi değerlendirdi,hücüm hattında fazlasıyla etkili oldu. Kendi sahasında bulamayacağı kadar yüzde yüzlük gol pozisyonlarını yakaladı. Üzücü olan tek olay bu kadar net pozisyonların kaçırılması. Beceri eksikliği elbette ön planda ama top da DİYARBAKIRSPORu sevmedi diyebiliriz. Bu pozisyonlardan biri gol olsaydı inanıyorum ki DİYARBAKIRSPOR farka gidecekti. Tabii alınan 1 puanın da değerli olduğunu unutmamak lazım. Sonuçta kendisi gibi alt sıralarda mücadele eden bir rakibe karşı deplasmanda kazanılmıiş 1 puan. Ligin ikici yarısı için iyi bir başlangıç. İyi oyun ve pozisyon zenginliğine rağmen eksikler gözden kaçırılmamalı. Orta sahanın solu,savunmaya bir stoper ve bir de orta alandan hücüma yönelik bir oyuncu olmak üzere 3 transfere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bunlar yapılırsa ,takımın çetin geçmesi muhtemel olan ligin ikinci yarısında ligde kalması daha kolay olur. Daha önemlisi ise bu takımın en büyük rakibi dışarıda değil içerdedir. DİYARBAKIRSORun başarısız olmasını isteyen çevreler var, yok değil. Zaten olmaması manidar olur.. Malum Türkiyede gündem maddesi olan Ergenekon yapılanması var ya bir de DİYARBAKIRda spor Ergenekonu var. DİYARBAKIRSPORun başarısız olması uykularını kaçırtır. Bundan dolayı ellerinden gelen her kötülüğü yaparlar. İşte bu 'iç dünyaları' karanlıklar üzerine inşa edilmiş şahsiyetlerin başarılı olmasını engellemek ve DİYARBAKIRSPORu korumak ise en başta taraftarlara düşüyor. Bunlar takımın önünü kesmek için kritik bir maçta sahaya gireblir, ya da başka eylemlerle takımın ceza almasını sağlayabilir. Yani demem o ki; Biz yönetimlerle, teknik heyetlerle 'değil' Diyarbakırspor'un varlığıyla ve başarısıyla ilgilenmemiz gerekir. Yöneticiler geçicidir, teknik heyet ve futbolcular da.. Ama Diyarbakırspor kalıcıdır. Onun için onun ligde 'var olabilmesi', Diyarbakır'ın var olmasıdır. Şu veya bu yönetimin değil.. Neyse!.. Aslında uzun uzun irdelenmesi gereken bir konu, bunu da sırası gelince ele alacağız.