Diyarbakırsporun başarısızlığı konusunda bugüne kadar bir kesim hariç herkes eleştirildi. Yönetim,teknik adamlar,taraftar ,basın,mülki amirler,yerel yöneticiler, siyasetçiler ,iş adamları,Futbol Federasyonu ve MHK içerisindeki Ergenekonvari yapılanma. Peki sahada ruhsuzlar ordusunu andıran futbolculara ne demeli?.Onların bu tabloda hiç mi etkisi yok?. Bunu anlayabilmek için geçen sezon Süper Lige çıkan takım ile bu sezon takımı küme düşürmeye sürükleyen takımı karşılaştıralım. Geçen sezonki maddi sıkıntılar daha fazlaydı. Bildiğim kadarıyla bu sezon futbolcular alacaklarının önemli bir bölümünü tahsil etmiş. Oysa geçen sezonki şampiyon kadroda yer alan futbolcular ödenen primler ve peşinatların küçük bir tutarı haricinde para alamadı. Türkiyede 34 maç başı alacağının tamamını almayan futbolcular topluluğu olarak takım Süper Lige taşıdılar. Gerçi onların hakkı kalmadı ve paralarını daha sonra yayın gelirlerinden kesilmesi süretiyle aldılar ama karşılığında da Diyarbakıra Süper Ligi hediye ettiler. Geçen sezon ile bu sezon arasında büyük fark var. Geçen sezonki başarıda inanmışlık,kenetlenme ve azim vardı, bu sezon ise geçen sezonki aslanların uğruna büyük mücadele verdiği kutsal formayı giyenler işin farkında değil. Sahada öylesine isteksiz,arzusuz ve amaçsız bir futbolcu topluluğu var ki inanmak güç. Yaşanan sorunlar ne olursa olsun kimsenin bu kadar ciddiyetsiz oynamaya hakkı yok. Sonuçta 5 milyona yakın taraftarı olan 42 yıllık bir çınarı temsil ediyorsunuz. Bu forma bu kadar ucuz değil. Futbolun ve futbolculuğunda bir raconu var. Forma namustur ve şereftir. Onu kendi benliğiniz ve şerefiniz gibi görmek zorundasınız. Mesele başarı veya başarısızlık değildir. Futbolda bunun garantisini kimse veremez. Ama başarının garantisi olmadığı gibi lakayıtlığın ve işgüzarlığın da anlamı yoktur.Diyarbakırsporu yıllardır takip ederim, izlerim. Şampiyonluklara, başarılara, başarısızlıklara hatta ağır yenilgilere şahit oldum. Ama hiç biri beni bu sezonki kadar soğutmadı. Futboldan ve Diyarbakırspordan uzaklaşma noktasına geldim. Bu sezonki başarısızlığın temelinde bir çok etken olduğunu başta da ifade ettim. Ne var ki bunların hiç biri futbolcuların sahadaki pasif, etkisiz ve profesyonelliğe yakışmayan görüntüsünü haklı çıkarmaz. Net bir şekilde ifade etmek istiyorum ki bu görüntüdeki futbolcular bundan sonra formasını giyecekleri takımlara da "hayırlı" olmazlar. Bu yazıdan sonra bana tepki gösterebilirler. Bunu yapacaklarına ,çıkıp Beşiktaş,Kasımpaşa ve Eskişehir karşısında canlarını dişlerine takarak oynasınlar. Bunu yapsınlar, takım küme düşse bile en başta ben alkışlayacağım. Bunu yapmayacaklarsa da kalan maçlara çıkmasınlar daha iyi. Zira bundan önceki maçlarda ortaya koydukları performans maçların hükmen kaybedilmesinden daha kötü. Bilmem anlatabildik mi?.