"BURSA-DİYARBAKIR DOSTLUK GRUBU"
Eklenme: 21.04.2010 00:00:00

Davet edildiğimde önce sıcak bakmadım. Diyarbakırlılar olarak çok incitilmiştik.  Bursada atılan ırkçı sloganlar derinden sarsmış,bu olay uzun süre konuşulmasına rağmen Bursaspor camiası bir özürü bile fazla görmüştü. Diyarbakırdaki maçta da "etkiye karşı tepki"  olayı gerçekleşmiş ve Diyarbakırspor, belki de küme düşmesini sağlayan felaketle karşı karşıya gelmişti. Bütün bunları üst üste koyarak "bu kadar şeyden sonra nasıl Bursaya gideriz?" diye düşündüm. Fakat daha sonra serikanlı düşündüğümde mantık duygulara göre daha ağır bastı.  Atılan adımı geri çevirmemek adına dostluk grubu içerisinde yer almayı kabul ettik. Çünkü  olay sportif bir olay olmaktan çıkmış, toplumsal bir görüntü kazanmıştı. Bu gerginliğin devam etmesi halinde düşmanlık iyice körüklenecek ve ileride telafisi mümkün olmayan süreçlere doğru kayabilirdi. Zaten organizasyon da Bursaspor-Diyarbakırspor arasında değil, iki kentin basın kuruluşları ve Sivil Toplum Örgütleri arasında yapıldı. Merkezi Bursada bulunan Anadolu Spor Gazetecileri Derneği (ASGD), Bursa-Diyarbakır Dostluk Grubunun isim babası olarak işe girişti, buna daha sonra Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) ve Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) ile iki kentteki STKlar ve diğer sivil ve resmi insiyatif dahil oldu. 29 kişilik ekiple gittiğimiz Bursada yaşadıklarımızdan sonra " iyi ki böyle bir karar verdik" dedirten çok güzellik yaşandı. Karşılıklı verilen mesajlar çok anlamlıydı. Olaylar Bursa halkının büyük çoğunluğunu rahatsız etmişti. Bursa halkı derken bir şeyin altını çizelim. 2 milyon 500 bin nüfüslü Bursa kozmopolitik bir şehir. Türk, Kürt, Çerkez, Laz,Göçmen Unsurlar dahil her kesimde insanın yaşadığı bir şehir. Resmi rakamlara göre 98 bin Diyarbakırlı ve 400 bine yakın da Kürt yaşıyor Bursada. Bursaspor-Diyarbakırspor maçındaki olaylar halkın büyük kesimini rahatsız ettiğini gözlemledik. Zaten dostluk projesi de böyle düşünen insanlar tarafından ortaya atıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve Bursa Valisine şikayet ettiğimiz Bursasporun antipatik başkanı İbrahim Yazıcının takım şampiyonluğa gitmesine rağmen Bursada sevilmediğini belirtmekte hiçbir sakınca görmüyorum. Katıldığımız toplantı ve ziyaretlerde olağanüstü bir nezaketle karşılaştık. Kent yöneticilerinin çok etkileyici ve taşı gediğine koyan konuşmaları oldu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Recep Demirhan, daha önce Diyarbakırda yaşadığını belirterek,"Diyarbakırın tarihi ve kültürü Bursadan eskidir. İnsanları çok mert ve misafirperverdir" dedi, ilk maçtaki olumsuzluklardan ötürü açıkça özür dileme erdemliğini gösterdi. Bursa Valisi Şahabettin Harputun sözleri duygu seli yaşattı. Aslen Elazığlı olan ve 12 yıl bölgede valilik yapan Harput,"bölgenin gerçeklerini bilmeden slogancılık yaparak o insanları dışlamak kabul edilemez. Terörden en büyük zararı o insanlar görmüştür.  Evladı çatışmada ölmüş,sonuçta onların da baba ve anne olduğunu unutmayalım. Ben o bölgede yaşadım, çok iyi bilirim. Şanlıurfaspor-Diyarbakırspor maçında bile bu çirkin sloganlar atıldı. Her yerde dışlarsan, bu insanlar da bir yerde "artık yeter " deyip isyan edecekler. Bursaspor-Diyarbakırspor maçlarındaki olaylar her iki kent halkını da üzmüştür. Bu işin sonlandırılması için böyle bir girişim başlatılmasını anlamlı buluyorum ve destekliyorum" diye konuştu. Bursa Emniyet Müdürü Zeki Çatalkaya, daha önce Diyarbakırda  görev yaptığı için bu olayların en fazla kendisini üzdüğünü,önemli olan sağduyuyu hakim kılmak olduğunu belirterek,"Diyarbakır ve Bursa anadolunun iki değerli kentidir. Büyük dostluklar büyük kavgalarla başlar. Her şeyde bir hayır var, inanıyorum ki bu olaylar  Diyarbakır-Bursa dostluğuna vesile olacak" şeklinde konuştu. Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin,ilçesinde çok sayıda Diyarbakırlı ve doğulunun yaşadığını belirterek, Bursaspor-Diyarbakırspor maçlarındaki olayların Bursada yaşayan etnik unsurlar arasında yerleşmiş olan huzuru bozamayacağını kaydetti. Keskin,"bu millet bin yıldır beraber yaşıyor. Kardeşliğimizi bozmaya kimsenin gücü yetmez" dedi. Bursa Sanayici ve İş Adamlaru Derneği Başkanı Celal Sönmezin konuşmaları da bütünleştirici, yapıcı ve bu projeye uygun düşen ifadelerdi. Çeşitli ziyaretler, etkinlikler ve karşılıklı konuşmaların yanı sıra Bursanın tarihi yerlerini gezdik, kentteki hemşerilerimle buluştuk. Bursadaki hemşerilerimizin örgütlenmesi mutluluk verici. Sayın Şeyhmus Seviş başkanlığındaki Diyarbakırlılar Derneğini ve çalışmalarını çok beğendiğimizi ifade etmekte yarar görüyorum. Sevişin,"iki maçta yaşanan olaylar en fazla Bursada yaşayan bizleri üzdü. Çünkü Bursa halkıyla hiçbir sorunumuz yok" demesi ve bu organizasyona destek vermesini önemli bulduğum için onu da buraya ekliyorum. Son olarak Bursa-Diyarbakır Dostluk Grubunun mimarı olan Anadolu Spor Gazetecileri Derneği Başkanı (ASGD) ve Meydan Gazetesi Sahibi Sayın İbrahim Erdoğan ve Bursadaki meslektaşlarımızdan söz etmek istiyorum. Mükemmel bir ev sahipliği yaptılar. Dostluk projesinin startını çok iyi bir şekilde verdiler. Bu iş tek taraflı olmayacak, olmamalı da. İşin Diyarbakır tarafı için çok iyi organize olmalıyız. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Faruk Balıkçı,Diyarbakırdaki STKlar, yerel yönetimler ve devlet erkanının desteğiyle Bursa-Diyarbakır Dostluk Projesinin ikinci ayağını Diyarbakırda gerçekleştireceklerini bildirdi. Bunun ne zaman yapılacağı ise önümüzdeki günlerde belli olacak.