BEDİÜZZAMAN'IN MÜNÂZARAT'I
Eklenme: 31.10.2025 00:00:00

Kurn-ı Mucizül-Beynı öğretene and olsun ki, beşr ve nezr olan ztın nazarı ve herşeyi inceden inceye tetkik eden basireti, hakikati hayale karıştırmak veya benzetmekten yüce, dakik ve parlak; hak olan mesleği ise, insanları aldatmak veya yanıltmaktan müstağni, münezzeh ve yücedir.

Zira hakikat-bin göz aldanmaz; hakperest kalb aldatmaz.

Gıybetin derece-i şenaati, Kurn der:

Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Hucurt Sresi, 49:12.

Altı kelime ile, altı derece şiddetle gıybeti takbih ediyor. Yani, hemze ile der:

Aklına bak, böyle şeye cevaz verir mi? Müstakim aklın yoksa kalbine bak, böyle şeye muhabbet eder mi? Selim kalbin yoksa vicdanına bak, böyle dişinle kendi etini parçalamak gibi hayat-ı içtimaiyeyi bozmaya rıza gösterir mi? Vicdan-ı içtimaiyen olmazsa insaniyetine bak, böyle canavarvar iftirasa iştah gösterir mi? Mnen insaniyetin olmazsa, rikkat-i cinsiye ve karabet-i rahmiyene bak, böyle kendi belini kıracak harekete meyleder mi? Rikkat-i cinsiyen olmazsa hiç sağlam tabiatın yok mu ki, ölüyü dişlerinle parçalıyorsun?

Demek akıl, kalb, vicdan, insaniyet, rikkat-i cinsiye, tabiat, şeriat nazarında gıybet merduttur, matruddur.

Teavün ve yardımlaşma sırrını idrak edemeyen insan gerçekten taştan daha camiddir. çünkü bir taş, taşlığıyla birlikte kardeşine muavenet için eğilip bükülür. Eğimli bir binnın dam ve kubbesinde mahir bir ustanın elinden çıkar çıkmaz, kardeşinin başına yaslamak için başını eğer, sımsıkı sarılır t ki, düşme tehlikesinden kurtulsunlar. (İşrtül-İcz, sh. 66)

Yani, kubbelerde taşlar başbaşa vururlar, ta düşmesinler.

Cüz-ü lyetecezza zerresinden insana, insandan şems-i şumusa müteselsil mahrut silsilenin vasatındaki cevher-i feridi, insan-ı mükerremdir.

İnsanın meşhur havassından başka havassı vardır. Zaika gibi bir hiss-i saika, hem bir hiss-i şaika vardır. Hem insanda gayr-ı meşur hisler çoktur.

Bazan arzu fikir sretini giyer. Şahs-ı muhteris, arzu-yu nefsaniyesini fikir zanneder.

Gariptir ki, bazı adam pis bir çamura düşer, kendini aldatmak için misk ü anber diye yüzüne gözüne bulaştırır.

Şehid velidir. Cihad farz-ı kifaye iken farz-ı ayn olmuştur. Belki muzaaf bir farz-ı ayn hükmüne geçmiştir. Hac ve zekt gibi, cihadda da niyetin tasarrufu azdır. Hatta adem-i niyet dahi asıl nokta-i nazarından niyet hükmündedir. Demek zıdd-ı niyet yaknen tebeyyün etmezse, cihad şahadet-i hakikiyeyi intaç eder. Zira vücub tezuf etse taayyün eder. İhtiyarı tazammun eden niyetin tesiri azalır. Şu günahkr millete, birden bire on binler evliya inkişaf ve tezahür etse, az bir mükfat değildir.

Bizde biri fasık olsa, galiben ahlksız ve vicdansız olur. Zira arzu-yu msiyet, vicdandaki imanın sadasını susturmakla inkişaf edebilir. Demek vicdanını ve mneviyatını sarsmadan, istihfaf etmeden tam ihtiyar ile şerri işlemez. Onun için, İslmiyet, fsıkı hain bilir, şehadetini reddeder. Mürtedi zehir bilir, idam eder. Hıristiyan bir zimmyi ve kfir muahidi ibka eder. Hanef mezhebi zimmnin şehadetini kabul eder.

İcr-yı adalet, din namına olmalı, ta akıl ve kalb ve ruh müteessir olsunlar, imtisal etsinler. Yoksa yalnız vehim müteessir olur. Yalnız hükmetin cezasından korkareğer tahakkuk etse. Nsın itabından çekinireğer tebeyyün etse.

Bir cni yüzünden çok msumları ihtiva eden bir gemi batırılmaz. Bir cni sıfat yüzünden, çok evsaf-ı msumeyi muhtev bir mümine adavet edilmez.

Lsiyyema, sebeb-i muhabbet olan iman ve tevhid, Cebel-i Uhud gibidir. Sebeb-i adavet olan şeyler çakıl taşları gibidir. çakıl taşlarını Cebel-i Uhuddan daha ağır telkki etmek ne kadar akılsızlıksa, müminin mümine adaveti, o kadar kalbsizliktir. Müminlerde adavet, yalnız acımak mnsında olabilir.

Elhasıl: İman muhabbeti, İslmiyet uhuvveti istilzam eder.

Söz mala benzer, onda yapılan israf ciz olmaz.

Said Nurs

Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allahın adıyla. Allahın selmı, rahmeti ve bereketi ebediyen, daima üzerinize olsun.

Aziz, sıddık kardeşlerim,

Evvel: Hem geçmiş, hem gelecek, hem madd, hem mnev bayramlarınızı ve mübarek gecelerinizi bütün ruh u canımla tebrik ve ettiğiniz ibadet ve duaların makbuliyetini rahmet-i İlhiyeden bütün ruh u canımızla niyaz edip, isteyip, o mübarek dualara min deriz.

DEVAM EDECEK