EMİRDAĞ HAYATI (2)
Eklenme: 30.05.2011 00:00:00

Evet, Sait Nursî, gayet câmî bir istidada mâlik bir zattı.r Bu istidatların hepsinde çok ileri gitmiştir. Cüz ile küllü, âfâkın ne geniş dairesi ile enfüsî dairesini, meselâ zerre ile samanyolunu beraberce dikkatle tetkik eder, onlardaki envâr-ı tevdihi görür, gösterir ve isbat eder. Bir yandan lem-i İslâm ve insaniyete uzanan küllî hizmet-i imaniyye ile meşgul, bir yandan inziva hayatı geçirerek kalem-i kudretin mektubatı olan fıtratın antika eserlerini, sanat-ı İlâhiyyenin muczielerini temaşa ve tefekkür ile kitab-ı kâinatı mütalâa eder ve böylece her gün bu müteaddit ulvî vazifeleri yaparak marifet-i İlâhiyye ve huzurun nihayetsiz ezvak ve envarında terakki eder. İşte bu hâlet-i ruhiyye ve ahval-i kudsiyye Üstadın hayatının her safhasında müşahade edildiği gibi, Emirdağında geçirdiği hayatı da hep bu mezkûr mâna ile doludur. Lâhikalardaki mektublarda bir derece beyan edilmişse de nakıstır. Bu tarihçede ancak denizden bir katrecik ile iktifa edilmiştir.

* * *

SAİD NURSİNİN DENİZLİ HAPSİNDEN TAHLİYESİ VE EMİRDAĞINA NEFYİ Denizli Ağır Ceza Mahkemesinin Haziran 1944 tarihli beraet kararı ile hapisten tahliye olunan Nur talebeleri, memleketlerine gitmişler; Üstad ise, Ankaradan bir emir alıncaya kadar Denizlide Şehir Otelinde kalmıştır. Risale-i Nur talebelerinin hapsi ve muhakemeleri münasebetiyle, Denizli halkı Risale-i Nurla alâkadar olmuştur. Adliyede iki-üç zat, mahkeme safahatı esnasında Nurlara yakından alâkadarlık göstermişler ve Denizlide neşrine çalışmışlardır. Bilâhare Nur dairesinde Hâkim-i âdil ünvaniyle anılan mahkeme reisi ve âzaları ve hizmetleri dokunan hamiyetperverler, âdilâne karar ver gayretleri ile bütün ehl-i imanın süruruna vesile olmak gibi mânevî ve ebedî parlak bir makam kazanmışlardır.

* * *

Said Nursî, Denizlide iki ay kaldıktan sonra, Afyon Vilâyetnin Emirdağ kazasında ikamete memur edilir. Emirdağına 1944 senesi Ağustos ayında nefyedilir. İlk önce onbeş gün kadar bir otelde kalır, sonra kira ile bir eve yerleşir; ev kirasını da kendisi verir. Emirdağındaki hayatı şöyle hülâsa olunabilir: Daimî tarassut altındadaır. Mahkemeden beraat kazanması ve eserlerinin iade edilmesine rağmen, serbest bırakılmış değildir. Eskisinden daha ziyade kontrol ve mütemadiyen pencere ve kapısından nezarete mâruzdur. Mektublarında da beran ettiği gibi: Denizli hapsinin bir aylık sıkıntısını bazan bir günde Emirdağında çekiyordu. Üstada yapılan bed muameleler ve takınılan tavır, Emirdağ ahalisince yakından bilinmektedir. Denizli Mahkemesinin beraatı üzerine, mahkeme eliyle Nurların intişarına ve Said Nursînin hizmet-i imaniyyesine sed çekemeyen gizli dinsizlik komiteleri, bu defa başka yollardan, idarî makamları evhamlandırıp aleyhe geçirererk hattâ imhasına kadar çalışıyorlardı. Bu plân katî idi. Bir bekçi, kapısı önünden ayrılmazdı. Üstad ile görüşebilmek pek müşküldü. Emirdağında ilk defa Üstadla yakından alâkadar olan Çalışkanlar Hânedanı, kasabalarına nefyedilen bu âlim ve fâzıl ihtiyar zâta yakından dostluk göstermişler, hizmetine koşmuşlar, sırf Lillâh için olan bu irtibatlarını sû-i tefsir edenlerin yalan ve tezviratına aldırmayarak alâkalarını gevşetmemişlerdi. Çalışkanlarla beraber Emirdağında birçok sâdık müminler Nura talebe olmuşlar, Üstadın hizmet-i Nuriyesine iştirak etmişler (Hâşiye 1) Nur risalelerini okuyup yazmağa ve etrafa neşre başlamışlardı. Üstadın Emirdağında ikametinden sonra, Risale-i Nurun dersleriyle halkın mühim bir kısmının ilim, iman, ahlâk ve fazilet bakımından terakki ettiği herkesçe malûm olduğu gibi, resmî zatların ikrariyle de sâbittir. (Hâşiye 2) (Hâşiye 1: Bugün Emirdağ halkı, umumiyetle, Nurlara dost ve tarafdardır. Pek çok talebesi vardır. Emirdağında ve civar köylerde Nur dersleri okunmaktadır. Hâşiye 2: Üstad Said Nursî, Emirdağını bir Dershane-i Nuriye mânâsında kabul ettiğini söyler. Sav, Barla, Emirdağ, Eflâni gibi Nurların ekseriyetle yayılıp okunduğu kasaba ve köyleri, birer Dershane-i Nuriye ünvaniyle yâdeder. Ve kendi Nurs köyü gibi sağ ve ölü umum ahalisine, masum çocuklar ve mübarek hanımlarına dua eder, mânevî kazancına hissedar eder.) Emirdağ talebeleri, Üstadın Emirdağındaki hayatına dair diyorlar ki: Üstad Emirdağında daimî tarassut altında bulunuyordu. Açık havalarda gezmeye çıkardı. Üstadın, bahar ve yaz mevsimlerinde mutlaka kırlara çıkmak âdeti idi. Yalnız başına gider, bir kaç saat kalır, sonra evine dönerdi.                              Devam Edecek