Beddiüzzaman Said Nursînin ders ve irşadiyle hakikata ulaşan ve Nur hizmetinde çok kıymettar ve yüksek hizmetleri sebkat eden kahraman ve halis bir talebenin, Üstadın mâhiyetini tarif eden ayn-ı hakikat bir ifadesidir.
Bir günde, Mele-i lânın Arzda medar-ı süruru. Bu günde, sekene-i Arzın Mele-i lâda medar-ı iftiharı Bu günde, Habibullahın medar-ı nazarı. Bu günde, müslümanlığın sertacı.
Bu günde, hak tariklerin şahı. Bu günde, hakikatların imamı. Hem bu günde, Mahbub-u Hüda. Hem bu günde, allâme-i asır.
Hem bu günde, zulmetin nuru. Hem bütün günlerde serdar-ı hidayet. Hem Molla Said-in Nursî.. Hem Beddiüzzaman-el-Fahrüddevranî... HUSREV
* * *
MERHUM HASAN FEYZİNİN RİSALE-İ NUR HAKKINDAKİ MANZUMESİ Ayetinin Veraset-i Ahmediye (A.S.M.) cihetinde, mâna-yı işarî noktasında, bu asırda o Rahmetenlilâleminin bir âyinesi ve hakikat-ı Kuraniyenin bir hakikî tefsiri olan Risale-i Nur, o küllî rahmetin bir cilvesi, bir nümunesi olmasından; hakikat-ı Muhammediyenin (A.S.M.) bir kısım evsafı, mânâ-yı mecâzî ile cüzî bir vârisene verilebilir diye, bu parlak kasideye ilişmedim. Yalnız hakikat-ı Ahmediye (A.S.M.) âyinesinin farkına işareten bazı kelimeler ilâve edildi. Said Nursî
Huzur bulur bu gün seninle âlem; Ey bu asırda rahmet-i âlem Risale-i Nur! Sürur bulur bu gün seninle âdem, Ey bir rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Bu hasta gönüller çoktan perişan; Varsa sende eğer Lokmandan nişan; Bir şifa sun, gel ey mahbub-u zişan, Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Gelmez mi sonu bu uzun hicenin, Geçmez mi gamı bu yaslı gecenin, Zâri arttı, sabrı bitti nicenin, Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Fahr-i lem, Arştan bu yere indi; Şâh-ı velâyet gelip Düldüle bindei; Zülfikara bugün, artık nur dendi, Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risale-i Nur!
* * *
Derdlere dermansın, mahbub-u cansın; Hem câmi-ül-esma vel-Kuransın; Hem de Nur-u Hakdan bize ihsansın, Ey bir rahmet-i âlem Risale-i Nur! Bu âlemde madde değil, bir özsün; Her zerreden bakan bütün bir gözsün; Kâinatı hayran eden bütün bir yüzsün, Ey misal-i rahmet-i âlem Risale-i Nur!
* * *
Çünki sensin bu asırda Rahmetenlilâleminin cilvesi, Çünki sensin şimdi Şefi-ül-Müznebînin vârisi, Ağisna ya gıyas-el-müstağisin, bir duası Ey şule-i rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Şifa bulsun şimdi biraz yaramız, Revaç bulsun geçmez olan paramız; Saç nurunu, aka dönsün karamız, Ey ziya-ı rahmet-i âlem Risale-i Nur!
* * *
Meylimiz yok yalancı bir dünyaya, Son verdik biz bidalara, riyaya; Kapılmayız öyle kuru hülyaya, Ey bir hakikat-ı rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Yok bizde cemiyet kurma hülyası, Yok başka bir yola gitme sevdası; Olduk, ancak nurun derdli şeydâsı, Ey derdlilere rahmet-i âlem Risale-i Nur!
* * *
Geçmişiz hep medihlerden senadan, Yüz çevirdik servetlerden gınâdan; Nur isteriz, geçmeden bu fenadan, Ey bu asırda rahmet-i âlem Risale-i Nur!
* * *
şıkların, arşa çıkan feryadı Ağlatıyor o pâk ruhlu ecdadı; Allah için eyle bize imdadı, Ey muhtaçlara rahmet-i âlem Risale-i Nur!
Devam Edecek