KASTAMONU HAYATI (38)
Eklenme: 25.04.2011 00:00:00

Ey şiddet-i zuhûrundan gizlenmiş ve ey azamet-i kibriyasından ihtifâ etmiş olan Kadîr-i Zülcelâl! Ey Kadir-i Mutlak! Kurân-ı Hakîminin dersiyle ve Resul-ü Ekrem Elayhissalâtü Vesselâmın tâlimiyle anladım: Nasıl ki gökler, yıldızlar, Senin mevcudiyetine ve vahdetine şehadet ederler... öyle de: Cevv-i sema, bulutlariyle ve şimşekleri ve radları ve rüzgârlariyle ve yağmurlariyle, Senin vücûb-u vücûduna ve vahdetine şehadet ederler. Evet câmid, şuursuz bulut, âb-ı hayat olan yağmuru, muhtaç olan zîhayatların imdadına göndermesi, ancak Senin rahmetin ve hikmetin iledir. Karışık tesadüf karışamaz. Hem, elektriğin en büyüğü bulunan ve fevaid-i tenviriyesine işaret ederek ondan istifadeye teşvik eden şimşek ise senin fezadaki kudretini güzelce tenvir eder. Hem yağmurun gelmesini müjeleyen ve koca fezayı konuşturan ve tesbihatının gürültüsüyle gökleri çınlatan radat dahi, lisan-ı kal ile konuşarak Seni takdis edip, Rubûbiyetine şehadet eder. Hem, zîhayatların yaşamasına en lüzumlu rızkı ve istifadece en kolayı ve nefisleri vermek, nüfusları rahatlandırmak gibi çok vazifeler ile tavzif edilen rüzgârlar dahi; cevvi âdeta bir hikmete binaen levh-i mahv ve isbat ve yazar, ifade eder, sonra bozar tahtası suretine çevirmekle, Senin faaliyyet-i kudretine işaret ve Senin vücuduna şehadet ettiği gibi, Senin merhametinle bulutlardan sağıp zîhayatlara gönderilen rahmet dahi; mevzun, muntazam katreleri kelimeleriyle Senin vüsat-ı rahmetine ve geniş şefkatine şehadet eder. Ey Mutasarrıf-ı Faal ve ey Feyyaz-ı Müteâl! Senin vücûb-u vücûduna şehadet eden bulut, berk, rad, rüzgâr, yağmur, birer birer şehadet ettikleri gibi, heyet-i mecmuasiyle keyfiyetçe birbirinden uzak, mahiyetçe birbirine muhalif olmakla beraber, birlik, beraberlik, birbiri içine girmek ve birbirinin vazifesine yardım etmek haysiyetiyle, Senin vahdetine ve birliğine gayet kuvvetli işaret ederler. Hem, koca fezayı bir mahşer-i acaib yapan ve bazı günlerde birkaç defa doldurup boşaltan Rubûbiyetinin haşmetine.. ve o geniş cevvi, yazar değiştirir bir levha gibi ve sıkar ve onunla zemin bahçesini sulandırır bir sünger gibi tasarruf eden kudretinin azametine ve her bir şeye şümûlüne şehadet ettikleri gibi; umum zemine ve bütün mahlûkata cevv perdesi altında bakan ve idare eden rahmetinin ve hâkimiyetinin hadsiz genişliklerine ve her şeye yetişmelerine delâlet eder. Hem fezadaki hava, o kadar hakîmane vazifelerde istihdam; ve bulut ve yağmur, o kadar âlimane faidelerde istimal olunur ki; herşeye ihata eden bir ilim ve herşeye şâmil bir hikmet olmazsa, o istimal, o istihdam olamaz. Ey Faâlün Limâ Yürid! Cevv-i fezadaki faaliyetinle her vakit bir nümune-i haşir ve kıyamet göstermek, bir saatte yazı kışa ve kışı yaza döndürmek, bir âlem getirmek, bir âlem gayba göndermek misillü şuunatta bulunan kudretin; Dünyayı Âhirete çevirecek... Ve Âhirette şuunat-ı Sermediyeyi gösterecek işaretini veriyor. Ey Kadîr-i Zülcelâl! Cevv-i fezadaki hava, bulut ve yapmur, berk ve rad; Senin mülkünde, Senin emrin ve havlin ile, Senin kuvvet ve kudretinle musahhar ve vazifedardırlar. Mahiyetçe birbirinden uzak olan bu feza mahlûkatı, gayet süratli ve ânî emirlere ve çabuk ve acele kumandalara itaat ettiren âmir ve hâkimlerini takdis ederek, rahmetini medhü senâ ederler. Ey Arz ve Semâvâtın Hâlik-ı Zülcelâli! Senin Kurân-ı Hakîminin talimiyle ve Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın dersiyle iman ettim ve bildim ki: Nasıl semavat yıldızlariyle ve cevv-i feza müştemilâtiyle Senin vücûb-u vücûduna ve Senin birliğine ve vahdetine şehadet ediyorlar. Öyle de: Arz bütün mahlûkatiyle ve ahvaliyle Senin mevcudiyetine ve vahdetine, mevcudatı adedince şehadetler ve işaretler ederler. Evet, zeminde hiçbir tahavvül ve ağaç ce hayvanlarında her senede urbasını değiştirmek gibi hiçbir tebeddül; -cüzî olsun, küllî olsun- yoktur ki; intizamiyle, Senin vücuduna ve vahdetine işaret etmesin. Hem, hiçbir hayvan yoktur ki, zâfiyet ve ihtiyacının derecesine göre verilen rahîmane rızkiyle ve yaşamasına lüzumu bulunan cihazatın hakîmane verilmesiyle, Senin varlığına ve birliğine şehadeti olmasın. Hem, her baharda gözümüz önünde icad edilen nebatat ve hayvanattan hiçbir tanesi yoktur ki, sanat-ı acibesiyle ve lâtif ziynetiyle ve tam temeyyüziyle ve intizamiyle ve mevzuniyetiyle Seni bildirmesin. Ve zemin yüzünü dolduran ve nebatat ve hayvanat denilen kudretinin hârikaları ve mucizeleri, mahdut ve maddeleri bir ve müteşabih olan yumurta ve yumurtacıklardan ve katrelerden ve habbe ve habbeciklerden ve çekirdeklerden; yanlışsız, mükemmel, süslü alâmet-i fârikalı olarak yaratılışları, Sâni-i Hakîmlerinin vücuduna ve vahdetine ve hikmetine ve hadsiz kudretine öyle bir şehadettir ki, ziyanın Güneşe şehadetinden daha kuvvetli ve parlaktır. Hem; hava, su, nur, ateş, toprak gibi hiçbir unsur yoktur ki, şuursuzluklariyle beraber, şuurkârâne, mükemmel vazifeleri görmesiyle, basit ve istilâ edici, intizamsız, her yere dağılmakla beraber, gayet muntazam ve mütenevvi meyvaları ve mahsulleri hazine-i gaybden getirmesiyle, Senin birliğine ve varlığına şehadeti bulunmasın. Ey Fâtır-ı Kadîr! Ey Fettah-ı Allâm! Ey Faal-i Hallâk! Nasıl Arz, bütün sekenesiyle Hâlikının Vâcibül-Vücûd olduğuna şehadet eder.. öyle de: Senin -ey Vâhid-i Ehad! Ey Hannân-ı Mennân! Ey Vehhâb-ı Rezzâk!- Vahdetine ve Ehadiyetine, yüzündeki sikkesiyle ve sekenesinin yüzlerindeki sikkeleriyle ve birlik ve beraberlik ve birbiri içine girmek ve birbirine yardım etmek ve onlara bakan Rubûbiyet isimlerinin ve fiillerinin bir olmak cihetinde, bedahet derecesinde Senin vahdetine ve Ehadiyetine şehadet, belki mevcudat adedince şehadetler eder. Hem nasıl, zemin bir ordugâh, bir meşher, bir talimgâh vaziyetiyle.. ve nebatat ve hayvanat fırkalarında bulunan dört yüz bin muhtelif milletlerin ayrı ayrı cihazatları muntazaman verilmesiyle, Senin Rubûbiyetinin haşmetine ve kudretinin herşeye yetişmesine delâlet eder; öyle de: Hadsiz bütün zihayatın ayrı ayrı rızıkları, vakti vaktine kuru ve basit bir topraktan, rahîmane, kerîmane verilmesi ve hadsiz o efradın kemal-i musahhariyetle evamir-i Rabbaniyeye itaatleri, rahmetinin herşeye şümûlünü ve hâkimiyetinin herşeye ihatasını gösteriyor.                                             Devam Edecek