KASTAMONU HAYATI (9)
Eklenme: 22.03.2011 00:00:00

Hem, Risale-i Nurun has talebeleri, bâki elmaslar hükmünde olan hakaik-ı imaniyenin vazifesi içinde iken zalimlerin satranç oyunlarına bakmakla vazife-i kudsiyelerine fütur vermemek ve fikirlerini bulaştırmamak gerektir. Cenab-ı Hak bize nur ve nurani vazife vermiş, onlara da zulümlü ve zulümatlı oyunları vermiş. Onlar bizden istiğna edip yardım etmedikleri ve elimizdeki kudsi nurlara müşteri olmadıkları halde, onların karanlıklı oyunlarına vazifemizin zararına bakmaya tenezzül etmek, hatadır. Bize ve merakımıza, dairemiz içindeki ezvak-ı maneviye ve envar-ı îmaniye kâfi ve vâfidir. Said Nursî

* * *

Bugünlerde Risale-i Nura sûikasd edenlerin ve sizlere sıkıntı verenlerin, haklarında bana verdiği bir hiddet neticesinde bedduaya teşebbüs ettim. Birden Ispartaya kıyamadım, beddua yerine: "Ya Rab! Isparta, Risale-i Nurun bir Medresetüzzehrasıdır. Oradaki fena memurları dahi ıslah eyle, hüsn-ü âkibet ver" diye dua eyledim ve ediyorum. Said Nursî

* * *

Aziz Sıddık Fedakâr Kardeşlerim, Nurlar; bilakis Isparta tevakkufuna karşı buralarda inkişafat ile tezahür etti. En ziyade bize nezaretle bizimle ve siyasetle alâkadar mühim bir zat geldi. Ona dedim ki: "Bu onsekiz senedir sizlere müracaat etmedim ve hiç gazete okumadım. Bu sekiz aydır bir defa, Cihanda ne oluyor? diye sormadım. Üç senedir burada işitilen radyoyu dinlemedim, tâ ki kudsi hizmetimize mânevi zarar gelmesin. Bunun sebebi şudur ki: İman hizmeti, iman hakaiki, bu kâinatta her şeyin fevkindedir. Hiçbir şeye tâbi ve âlet olamaz! Fakat bu zamanda ehl-i gaflet ve dalâlet ve dinini dünyaya satan ve bâki elmasları şişeye tebdil eden gafil insanlar nazarında o hizmet-i imaniyeyi hariçteki kuvvetli cereyanlara tâbi ve âlet telâkki etmek ve yüksek kıymetlerini umumunun nazarında tenzil etmek endişesiyle, Kuran-ı Hakimin hizmeti bize kati bir surette siyaseti yasak etmiş. Sizler ey ehl-i siyaset ve hükümet! Evham edip bizlerle uğraşmayınız. Bilakis teshilat göstermeniz lâzım. Çünki hizmetimiz, emniyet ve hürmet ve merhameti tesis ile, hem asayişi, hem inzibatı, hem hayat-ı içtimaiyeyi anarşilikten kurtarmağa çalışıp sizin hakiki vazifenizin temel taşlarını tesbit ediyor, takviye ve teyid ediyor." Said Nursî

* * *

Aziz Sıddık Kardeşlerim, Şimdi bundan on dakika evvel cesurca fakat kalemsiz iki adam, Risale-i Nur dairesine biri birisini getirdi. Onlara dedim ki: Bu dairenin verdiği büyük neticelere mukabil, sarsılmaz bir sadakat ve kırılmaz bir metanet ister. Isparta kahramanlarının gösterdiği harikalar ve cihan-pesendane hidemat-ı Nuriyenin esası, harika sadakatleri ve fevkalâde metanetleridir. Bu metanetin birinci sebebi, kuvvet-i imaniye ve ihlâs hasletidir. İkinci sebebi, cesaret-i fıtriyedir. Onlara: "Siz, cesaretle ve efelikle tanınmışsınız.. ve dünyaya ait ehemmiyetsiz şeyler için fedakârlık gösterseniz, elbette Risale-i Nurun kudsî hizmetinde cihana değer uhrevi neticelerine mukabil, merdane ve fedakârane cesaret gösterip sadakatinizi muhafaza edersiniz." dedim. Onlar da tam kabul ettiler." Said Nursî

* * *

Alem-i İnsaniyette ve İslâmiyette üç muazzam mesele olan iman ve şeriat ve hayattır. İçlerinde en muazzamı iman hakikatları olduğundan, bu hakaik-i imaniye-i Kuraniye başka cereyanlara, başka kuvvetlere tâbi ve âlet edilmemek ve elmas gibi o Kuranın hakikatlarını, dini dünyaya satan veya âlet eden adamların nazarında cam parçalarına indirmemek ve en kudsi ve en büyük vazife olan imanı kurtarmak hizmetini tam yerine getirmek için Risale-i Nurun has ve sâdık talebeleri gayet şiddet ve nefretle siyasetten kaçıyorlar. Hatta sizin bu kardeşiniz, siz de bilirsiniz, bu onsekiz senedir, o kadar muhtaç olduğum halde siyasete, hayat-ı içtimaiyeye temas etmemek için hükümete karşı bir tek müracaatım olmadığı gibi, bu sekiz-dokuz aydır, Küre-i Arzın bu herc ü mercini bir tek defa ne sual ve ne de merak ettim.                                             Devam Edecek