Mektup: 220’nin Devamıdır
Eklenme: 20.01.2024 00:00:00

Hatt burada, Gençleri elde ediyor, matbu Gençlik Rahberi ile mektep talebelerinin nazarlarını dine çeviriyor diye ihbar edilmiş. Bunun üzerine hem bana, hem ekser Risale-i Nur şakirtlerine bazı vilyetlerde ilişilmiş. Halbuki ben, medreseden çıktığım için hocalardan istimdad etmek lzımken, bütün kuvvetimle Maarif dairesine ve mekteplilere itimad edip onlara dayanmak istiyordum. çünkü Nur dairesine girenlerin çoğu mekteplilerdir, hocalar azdır; çoğu çekindiği halde, mektepliler keml-i takdirle Nurlara sahip çıktığından, kalbimden derdim: İnşaallah Maarif dairesi Nur şakirtlerini himaye edecek. Ve yardımları beklerken birden bize bu yeni taarruzun sebebi matbu Gençlik Rehberinin hirinde Nur şakirtleri, hükmetin müsaadesine binaen, mümkün olduğu kadar Nur dershaneleri açılmak münasiptir diye bizim gizli düşmanlarımız Maarif dairesini aleyhimize çevirmeye çalışması bir vesile oldu.

Şimdiye kadar o düşmanlarımız, desiselerle kaç defa adliye cihetiyle bizi perişan etmek istediler, muvaffak olamadılar, birşey de çıkaramadılar. Sonra mutaassıp ve enaniyetli ve resm makamlardaki hocaları aleyhimize sevk etmeye çalıştılar, onda da birşeye muvaffak olamadılar. Şimdi en ziyade bana yardıma güvendiğimiz Maarif idaresini aleyhimize istimal etmekle, bu hükmetin bazı memurlarını üç mahkemede kat beraat kazandığımız cemiyetçilik ve tarikatçılık bahanesiyle geniş bir dairede biçare msum Nur şakirtlerine ve beni Risale-i Nurun mütalasından mahrum etmeye çalıştıkları bir zamanda ve benim acınacak dört buçuk saat istintakımın aynı vaktinde Maarif dairesinin sebepsiz yanması ve söndürülmesine hiçbir imkn bulunmaması ve tamamen yanması tesadüfe benzemiyor, bir eser-i hiddet görünüyor.

O ifademin hirinde ve aynı zamanda demiştim ki: Beni bu gurbette, yalnızlıkta kitaplarımın mütalasından mahrum etmeyiniz. Yoksa hem bana, hem bu vatana yazık olur. HAŞİYE-1 Belki zemin, yine zelzeleyle hiddet eder dediğimden üç dakika sonra üç saniye devam eden zelzele ve o fıkrayı mahkemede tekrar ettiğim aynı zamandaya gece veya gündüzdezemin ateşle Maarif dairesine saldırması ve mahkemece dört defa ispat edilen çok defa zelzelenin Risale-i Nura ve şakirtlerine taarruzun aynı zamanında gelmesi-elbette bunda tesadüf olamaz. Demek bu vatanın ve milletin ve syişin büyük bir temel taşı olan Risale-i Nurun hakikatleridir ki, böyle vukuatlı tokatlarla, bu milletin nazar-ı dikkatini Kurnın hakik ve hakikatli ve kuvvetli bir tefsiri olan Risale-i Nura çeviriyor; milleti ona teşvik edip murızlarına şefkat tokadı vuruyor.

Şimdi nasıl sadaka belyı def ediyor; öyle de, Risale-i Nur, bu memlekette belnın define vesile olduğu çok hadiselerle tahakkuk etmiş. Bu defa da Risale-i Nura hücum edildiğinin aynı zamanda bu yangın belsının gelmesi, Risale-i Nur belnın define vesile olduğunu ispat ediyor.

Mektup: 221

Aziz sıddık kardeşlerim,

Nasıl ki Eğirdirde As-yı Msyı müsadere eden ve mahkemeye veren adam kendisi iki sene hapis cezasıyla tokat yedi. Ve Hüsreve hiddetle bir ay ceza veren hkimin istifaya mecbur olmasıyla ve refikasının oradan mufarakatıyla bir nevi tokat yemesi gibi, aynen burada dahi size leffen gönderdiğimiz pusulada yazılan tokatlar kat gösteriyorlar ki, biz bir himayet ve inayet altındayız; bize ilişenler, hirette şiddetli tokatlar yiyecekleri gibi, dünyada dahi bir kısmı çabuk çarpılır.

Hem bu defa, bize hücumların aynı zamanında kış çok hiddet etti, şiddetli soğuk ve fırtına ile havanın kızdığını gösterdiği gibi, hücumları durmasıyla ve Nurcuların ferahlanmasıyla bu zemherir günleri nevruz günleri gibi gülmeye başladı. O tebessüm, devamla mnev bir müjde ve teselli veriyor kanaatindeyiz.

Bu defa pusulada yazıldığı gibi, hiçbir şeytanın da kimseyi kandıramadığı acip ve maskaraca bir iftira etmekle teveccüh-ü mmeyi hakkımızda kırmaya çalışan resm polisler, aynı zamanda tokatlarını yemesiyle gösteriyor ki, bize hücum edenler, iftiradan başka hiç çare bulamıyorlar, başka çareleri kalmamış. Hem biz de çok dikkat ve ihtiyat etmeye, böyle şyialara ehemmiyet vermemeye mecbur oluyoruz.