SEKİZİNCİ Kısım: ISPARTA hayatı-34
Eklenme: 20.02.2025 00:00:00

Muhterem Üstadımız,

Mücahede-i mneviyenize ve sabr-ı cemilinize mükfaten Cenb-ı Hak tarafından ihsan buyurulan kuds iman dvnızın tahakkukunu, Risale-i Nurun serbest intişarı ile idrak etmiş bulunuyoruz. Senelerden beri devam edegelen bu kuds dv, bu ideal ve bu çetin mücadele, zaferle neticelenmiş, Hakkın istediği olmuş, gönlümüzün emel ve arzusu yerine gelmiş, iman küfre galebe ederek zulmet perdeleri çatır çatır yırtılarak, fk-ı cihan Nurun parlak ziyası ile aydınlanmıştır. Bu neticeye ve bu zafere ulaşmak, iman nimetinin sonsuz saadetine kavuşmak ve dolayısıyla da Hakka yaklaşmak bahtiyarlığını bizlere, Türk milletine ve belki bütün insanlığa bahşeden Risale-i Nur bu muazzam ve korkunç imansızlık savaşının kurtarıcı atomu olmuş, ruhlarımızı tamir, kalblerimizi takviye, gönüllerimizi fetheylemiştir. Bu bakımdan minnet ve şükranlarımızı sevgili ve muazzez Üstadımıza arz ederken, asırlık ömr-ü mübareklerinizin geçirdiği hayat safhalarının her nı mücadele, mücahede, işkence, eziyet, zulüm, menf dolu korkunç bir devrin çile ve ıztıraplarıyla geçmesine rağmen, azminizin, sadakatinizin, feragat ve cesaretinizin ve nihayet o çelikten daha kuvvetli iman ve şuurunuzun, hülsa, İslmiyeti anlayışta, insaniyeti kavrayışta, içte ve dışta örnek insan oluşunuzun ve bilhassa Risale-i Nur Külliyatınızın insanlık lemi üzerine bıraktığı tesir, aksettirdiği mn ile daima izinizden, yolunuzdan gidecek olan, giden, gitmeye azmeden milyonlarca Nur talebeleri size meclb, size müteşekkirdirler.

Muhterem Üstadımız, artık bütün yorgunluğunuza ve ihtiyarlığınıza rağmen çetin imtihanınızın muvaffakiyetle neticelenmesi sayesinde müsterih olunuz. Artık bu kuds dvyı, bu iman ve Kurn dvsını devam ettirecek istikbalin genç Saidleri yetişmiştir. İman nuru ve şuuruyla, onlar bu kuds ve ulv dvyı yürütecekler ve inşaallah kıyamete kadar devam ettirecekler ve nesilden nesile intikal ettirecekler.

Muhterem Efendimiz, yarın tarihin altın sahifelerinde iftihar ve ihtişamla yd edilecek olan yeni ve mufassal Tarihçe-i Hayatınızın Ankarada tab edilip hitama ermesinin sevinci içinde bayram etmekteyiz. Zira bu Tarihçe-i Hayat, ömrünüz boyunca ille-i gaye edindiğiniz imanı kurtarmak dvnız uğrundaki mücadele ve mücahede safhalarınızı, bin türlü mahrumiyetler içerisinde yorulmak bilmeyen bir azimle maksada vsıl oluşunuzu ve leme rahmet olan Risale-i Nurların telif, tanzim ve neşri hakkında tatminkr malmat vermesi bakımından büyük ehemmiyeti haizdir. Bugün milyonlarca insanı coşturup, selmete götüren bu Nur deryası daima kükreyecek, küfrü boğacak, zulmeti yırtacak, insanlığa hmi ve halskr olacaktır.

Size medyun-u şükranız. En derin sevgi ve muhabbetlerimizle selm ve hürmetlerimizi arz eder, dua-i mübareklerinize intizaren ellerinizden öperiz aziz, sevgili Üstadımız.

İstanbul Nur talebeleri

Risale-i Nur Müellifi Üstad Bediüzzaman Said Nurs hazretlerinin, en son defa vasiyetnmesi hükmünde Emirdağ Lhikasının sonunda derc ve neşr edilen bir beyanı ile yeni Emirdağ Lhikasında neşredilen en son sene kaleme aldığı Reis-i Cumhura ve Başvekile diye olan bir hitabesini bu Tarihçe-i Hayatın sonuna ilve ediyoruz.

Nur talebeleri Hazret-i Üstadın bu vasiyetnmesinde beyan ettikleri müsbet hizmet tarzı ile Nurları bütün cihana karşı iln ettiler. Kurn-ı Hakmin bu zamana müteveccih müsbet hizmet telkkisi ve envar-ı imaniyeyi akıl ve kalplere yerleştirdiler.

Hazret-i Üstadın hizmetinde bulunan talebeleri

Umum Nur talebelerine Üstad Bediüzzamanın vefatından önce vermiş olduğu en son derstir

Aziz kardeşlerim,

Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menf hareket değildir. Rıza-yı İlhye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i İlhiyeye karışmamaktır. Bizler syişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti içinde herbir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz.

Mesel, kendimi misal alarak derim: Ben eskiden beri tahakküme ve terzile karşı boyun eğmemişim. Hayatımda tahakkümü kaldırmadığım, birçok hadiselerle sabit olmuş. Mesel, Rusyada kumandana ayağa kalkmamak, Divan-ı Harb-i Örfde idam tehdidine karşı mahkemedeki paşaların suallerine beş para ehemmiyet vermediğim gibi, dört kumandanlara karşı bu tavrım, tahakkümlere boyun eğmediğimi gösteriyor. Fakat bu otuz senedir müsbet hareket etmek, menf hareket etmemek ve vazife-i İlhiyeye karışmamak hakikati için, bana karşı yapılan muamelelere sabırla, rıza ile mukabele ettim. Cercis aleyhisselm gibi ve Bedir, Uhud muharebelerinde çok cefa çekenler gibi, sabır ve rıza ile karşıladım.

DEVAM EDECEK