Görüş Bildir

Bakırcıda çekiç değil, açlık sesi!

Bakırcıda çekiç değil, açlık sesi!

Bakırcılar Çarşısı esnafı: Açığız ama aslında kapalıyız

Sur ilçesindeki tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda sokağa çıkma yasakları, ekonomik kriz ve pandemi sürecinden etkilenen esnaflar, çarşının bomboş olduğuna işaret ederek, “Açığız ama aslında kapalıyız” dedi.

Diyarbakır’ın tarihi çarşısı olan ve Osmanlı dönemlerinden bu yana varlığını koruyan Bakırcılar Çarşısı, eski canlılığını ilk olarak sokağa çıkma yasakları, ardından ekonomik kriz ve son olarak koronavirüs (Kovid-19) salgının kapsamında getirilen kısıtlamalar nedeniyle kaybetmiş durumda. 1975 ila 1980 yılları arasında çarşıda yaklaşık 200’e yakın zanaat ustası bulunurken, bugün teknolojinin gelişmesi ile bu zanaat ustaları parmak sayısını geçemez noktaya geldi. 2000’li yıllara kadar çarşıda yaklaşık 50 esnaf bulunurken, bugün bu sayı 6 ila 7 arasında. Her işyerinde bir bakırcı zanaatçısı bulunurken, bu zanaatçılar bakıra şekil vererek tepsi, çaydanlık, cezve, fincan ve süs eşyası gibi birçok ürün üreterek satışa çıkarıyor.

ÇARŞI BOMBOŞ

Bugün çarşı esnafı ve bakırcı zanaatçılarının azlığından kaynaklı uğrak yer olmaktan çıkan çarşı, adeta sinek avlıyor. Çarşı esnafı, bakırcılık mesleğinin gün geçtikçe bitme noktasına geldiğini belirterek, çarşının eski canlılığını özlediklerini ifade etti. 

Yaklaşık 20 yıldır bakırcılıkla geçimini sağlayan Süleyman Satıcı, pandemi sürecinin satışları kötü etkilediğini belirterek, “Kirası olanda olmayan da sıkıntıda, süreç herkes için sıkıntılı. Cepten yiyoruz. Çıkan krediler tatmin etmiyor. Bizim şu an taze kana ihtiyacımız var. Yasakların gelmesi bizi durdurdu, çarşımız bomboş. Açığız ama aslında kapalıyız” diye belirtti.

ESKİ CANLILIK KALMADI

Eskiden çarşının çok canlı olduğunu anımsatan Satıcı, “Sur aslında çok güçlü bir bölge, çabuk kendini toparlıyor. 2014-15’lere gidersek, o dönem çok canlıydı. Ta ki savaşa kadar. Savaştan sonra zedelendi. Öyle günler hatırlıyorum, sabah kahvaltısı yapamıyorduk, çalışmaktan oturamıyorduk. O günleri özledik. Çarşıda kazananlar eskiden kazandı, şu an kazanamıyoruz” şeklinde konuştu.

‘GİZLİ KRİZ’

Ülkedeki krizi “gizli kriz” olarak tanımlayan Satıcı, şunları söyledi: “Fiyatlarımız yükseldi, kar marjımız daha da düştü. Bunu gel de müşteriye ifade et. Eskiden 100 liraya sattığımız ürünü, bu sene 200 liraya satıyoruz. Ama o 100 lira bize kalmıyor. Ham madde dövize bağlı ve bu durum bizi etkilemeye devam ediyor.”

SATIŞLARDA DÜŞÜŞ

Bir diğer bakır ustası İbrahim Sevük de 4 yıldır bu meslekle geçimini sağlıyor. Satışlarda aşırı bir düşmenin gerçekleştiğine işaret ederek Sevük, Sur’da sokağa çıkma yasağının etkilerinden yeni çıktıklarını ancak pandemi süreciyle tekrar etkilendiklerini söyledi. Sevük, pandemi nedeniyle bakır fiyatlarında düşüşün olması gerekirken, sürekli zam yapıldığına dikkat çekerek, “Biz bunu müşteriye yansıtınca da müşteri geride durmayı tercih ediyor. Tekrar kapalılık süreci olursa, işçi sayısı yüksek olan, kirada olan arkadaşlarımız daha da zorlanacak. Ben de kira ödemiş olsaydım, bu durum bana da yansıyacaktı” ifadelerini kullandı.

ÇIRAK YETİŞTİRİLEMİYOR

Kentte bakırcılığın önemine değinen Sevük, yasaklar, ekonomik kriz ve devamında pandemi sürecinin yarattığı olumsuz etkilerinden dolayı usta sayısında yaşanan düşüş, çırak yetiştirilmesini de etkilediğini sözlerine ekledi. Sevük, Diyarbakır’ın “bakır” ismini almasının bakırcılığın yaygın olmasından kaynaklandığını ifade ederek, “Fakat şu an toplasanız 6-7 dükkan kalmış kalmamış” dedi.

YAPAYCILIK ARTTI, EMEK AZALDI

25 yıldır bakır ustası olan Cihat Satıcı ise çarşıda yapay işlerin emeği azalttığını dile getirerek, “Diyarbakır’ın kaderinde bakır var, isminde var. Diyarbakır’a hitap edecek malzemeleri kullanıyoruz. Önemli olan Diyarbakır’da bakırın kaybolmaması. Esnaflar kendilerini daha çok geliştirmeli” diye konuştu.