Görüş Bildir

'Anaokulu öğretmenleri bakıcı durumuna düştü’

'Anaokulu öğretmenleri bakıcı durumuna düştü’

Uzaktan eğitim kararının ardından ebeveynlerin çalışması dikkate alınarak anaokullarında yüz yüze eğitimin devam edilmesine tepki gösteren Eğitim Sen Diyarbakır 2 No'lu Şube Eşbaşkanı Zuhal Sezer, "Anaokulu öğretmenlerimiz çocuk bakıcısı konumuna düşürülemez" dedi.

Koronavirüs vakalarındaki artış nedeniyle okulların yüz yüze eğitime kapanması ve uzaktan eğitime geçilmesi ve çalışan ebeveynler dikkate alınarak anaokullarında yüz yüze eğitimin devam etmesi kararını değerlendiren Eğitim Sen Diyarbakır 2 No'lu Şube Eşbaşkanı Zuhal Sezer, bu durumun eşitsizlik yarattığını dile getirdi.

Yeterli tedbirlerin alınmaması nedeniyle okulların tekrar kapatıldığını hatırlatan Sezer, dezavantajlı grupların eğitime erişememesi gibi bir eşitsizliği beraberinde getirdiğini dile getirdi. Sezer, yaşanan bu eşitsizliğin derinleşmemesi için gerekli tedbirlerin alınarak yüz yüze eğitime geçilmesi gerektiğini kaydetti. Eğitimin anayasal bir hak olmasına rağmen sadece Diyarbakır’da 500 bin öğrenciden 200 bin öğrencinin EBA’ya giremediğini kaydeden Sezer, "8 ay boyunca hiçbir önlem alınmadı, önlem alındı algısı yaratıldı. Yüz yüze eğitime geçilmeyen her günde eğitim eşitsizliği devam edecek. Öğrencilerimizin sosyo-ekonomik durumunun kötü olması eğitim hakkından mahrum bırakılmasını gözler önüne sermektedir" ifadelerini kullandı.

'İDARİ İZİN VERİLMELİ’

Ebeveynlerin çalışması dikkate alınarak anaokullarında yüz yüze eğitimin devam edilmesi kararının da bu okullarda çalışmak zorunda kalan öğretmenlerle diğer branşlardaki öğretmenler arasında eşitsiz bir durumun ortaya çıktığını dile getiren Sezer, "Anne babası saat 08.00 ve 17.00 arası çalışan anaokulu çağındaki çocukların okula devam etmesi ön görüldü. Fakat bu şekilde olmamalı, çünkü anaokulu öğretmenlerimiz çocuk bakıcısı konumuna düşürülemez. Bu asla kabul edilir bir durum değildir. Anne ve baba her ikisi de eşit mesai çalışıyorsa farklı kurumlar dahi olsa ya dönüşümlü mesai ya da ikisinden biri idari izinli sayılabilmeliydi. Okul öncesi yüz yüze eğitimin devam etmesiyle de salgının aratarak devam edeceği aşikardır" diye konuştu.

'DİNDAR NESİL YARATMA'

Uzaktan eğitimde ders saatlerinin Cuma namazları saatine göre ayarlanması kararını da değinen Sezer, "Dindar nesil yaratma yaklaşımının bir parçasıdır. Bugün eğitim alanı içler acısı durumundadır. Sağlık ve hukuk alanları da aynı şekilde, ülke olarak bir kaosun içerisindeyiz. Bunları göz ardı ederek sanki tek derdimiz online ders saatinin Cuma namazına göre ayarlanması konusu bilimsellikten uzak bir yaklaşım. Öğrencilerimizin saatlerce dijital ortamda derslere maruz bırakılması da kabul edilemez. Öğrencilerimizin zamanından çalıyoruz" şeklinde konuştu.

‘EK ATAMALAR YAPILSIN’

Uzaktan eğitimin eğitim çağındaki çocukları, çocuk işçiliğine sevk ettiği uyarısında bulunan Sezer, "Uzaktan eğitime erişim çok kısıtlı olmasından ötürü çocuk işçilik artıyor, öğrenciler farklı illere mevsimlik işçi olarak gitmeye maruz bırakılıyor. Ek atamalar yapılsın, sınıf sayıları seyreltilsin, bina inşa edilemez ama prefabrik evler yapılarak eğitim alanları oluşturabilir" diye belirtti.