118 yıldır babadan oğula geçen meslek

Gaziantep’te babasından devraldığı yemeniciliği tasarladığı modellerle yeniden canlandıran Orhan usta, oğlunu da yanına çırak aldı. Yemeni ustası Çakıroğlu: "Babama yemeniciliği bıraktırmak için dükkana geldim ancak meslek beni içine çekti" dedi.

118 yıldır babadan oğula geçen meslek

Babasına bıraktırmak isterken kendisi yemeniciliğe başlayan Gaziantepli Orhan usta,  yeni modeller üreterek yeniden canlandırdığı mesleği oğluna da öğretiyor.

Yeni model ve desenlerle günümüze uyarlanan yemeniler, hem tasarımı hem de sağlıklı olması nedeniyle tercih ediliyor. Sergilendiği tezgahlarda yurt dışından gelenlerin yanı sıra yerli turistlerin de ilgisiyle karşılanan yemeniler, bazı tarihi filmler için de talep ediliyor.

4. KUŞAK TEMSİLCİLİĞİ

Yemeniciliğin 4. kuşak temsilciliğini yaklaşık 118 yıl önce faaliyete geçen büyük dedesine ait iş yerinde sürdüren Orhan Çakıroğlu, yeniden canlandırdığı mesleği gelecek kuşaklara aktarıyor.

Çakıroğlu'nun Gaziantep'te yaptığı yemenilerin ünü sınırları aşarak Hollywood'a kadar uzanırken, tezgahlardaki yeni model ve renkleriyle her kesimden ilgi görüyor.

Çakıroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yemeniciliğin geçmişinin yaklaşık 800 yıl öncesine kadar dayandığını söyledi.

Mesleğe, "Yemenici Hayri Usta" olarak "nam salan" babasının bıraktırmak isterken başladığını belirten Çakıroğlu, şöyle konuştu:

O DÖNEMDE PEK TERCİH EDİLMİYORDU

"Babam o dönemde yemeniler pek tercih edilmediği için beni bu meslekten hep uzak tuttu. Bu nedenle çeşitli sektörlerde çalıştıktan sonra kendi işimi kurmaya karar verdim. Bir gün babama bu konuyu açınca iş yerinin anahtarını verip 'ne istiyorsan yap' dedi. Bir süre kırtasiyecilik yaptıktan sonra gelen talep üzerine yemeniciliğe döndüm. Neticede babama yemeniciliği bıraktırmak için dükkana geldim ancak meslek beni içine çekti. Bir vesileyle başladığım yemeniciliği geliştirerek devam ettim. Kaybolmaya yüz tutan meslekler arasında yer alan yemeniciliğe 30 yaşında başlayarak yeniden canlandırdım. Şimdi de çocuklarıma öğretiyorum."

‘YENİLİKLER GETİREREK İLGİYİ ARTIRDIM’

Yemeniciliğe yenilikler getirerek ilgiyi artırdığına işaret eden Çakıroğlu, "Geçmişte unutulmuş bir takım şeyleri yeni ürettiğimiz yemenilere kattık, renkleri ve modelleri çoğalttık. Amacımız, hem gençlere hem de bu kültürün değerini bilecek insanlara hitap etmek" diye konuştu.

GAZİANTEP’TEN HOLYWOOD’A UZUN YOLCULUK

Ürünlerin ilgi görmesi üzerine turistik bölgelere yemeni göndermeye başladıklarını anlatan Çakıroğlu, şöyle devam etti:

"Her geçen gün artan ilginin ardından Türkiye'de çekilen yerli dizi ve filmlere yemeniler yaptık. Yurt dışında gelen talep üzerine Truva, Harry Potter, Eragon, Kral Henry gibi yabancı filmlere ayakkabı yapıp gönderdik."

TAMAMEN DERİ

Yemeninin tamamen deriden yapıldığını anlatan Çakıroğlu, yapım aşamasında hiçbir sentetik ürün, yapay boya ve cila kullanmadıklarını ifade etti.

Yemeninin iç ve alt tabanlarında manda derisi, boyalı olan yüzlerinde dana derisi, iç astarlarında ise koyun derisi kullandıklarını belirten Çakıroğlu, böylelikle de ayaktaki terin emildiğini, koku ve mantar oluşmadığını kaydetti.

‘EN AZ BİR KERE GİYİN’

Herkese en az bir kere yemeni giymeyi öneren Çakıoğlu, "Yemeniyi giyen rahatlığına alışınca yeniden giymek istiyor. Geçmişte yaşların ve köylülerin tercih ettiği yemeni, şimdi her kesimden ilgi görüyor. Bunda doğallığının yanı sıra görselliği de etkili oluyor" dedi.

Kaynak: Diyarbakır Söz