Görüş Bildir

Bu iddianame Tahir Elçi değil polisler için'

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin öldürülmesiyle ilgili beş yıl sonra hazırlanan iddianameye avukat Mahsuni Karaman şöyle tepki gösterdi: "Açıkça ifade etmek gerekir ki bu iddianame, T. Elçi cinayeti iddianamesi değildir. İki polis memurunun öldürülmesi ve birinin yaralanmasına ilişkin bir iddianame olabilir."

Tahir Elçi Cinayeti Soruşturma Komisyonu üyesi ve aile avukatı Mahsuni Karaman, Tahir Elçi cinayetiyle ilgili beş yılın sonunda hazırlanan iddianamenin hukuksal tutarlılık ve ciddiyetten uzak olduğunu belirterek tepki gösterdi. Diyarbakır Barosu avukatı Karaman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla iddianameyi şöyle değerlendirdi:

1- Hazırlanan iddianame ile, örgüt mensubu U.Y.’nin, 2 polis memurunu kasten öldürme, 1 polise memuruna yönelik öldürmeye teşebbüs; Tahir Elçi’yi ise olası kast ile öldürmeden cezalandırılması,

2- Üç polis memurunun ise, T. Elçi’yi bilinçli taksirle öldürmekten cezalandırılması talep edilmiştir.

3- Açıkça ifade etmek gerekir ki bu iddianame, T. Elçi cinayeti iddianamesi değildir. İki polis memurunun öldürülmesi ve birinin yaralanmasına ilişkin bir iddianame olabilir.

4-Elçi’nin tek kurşunla öldürüldüğü gerçeği karşısında, aynı iddianame ile Tahir Elçi’nin, hem bilinçli taksirle 3 polis tarafından öldürüldüğü, hem de bir örgüt mensubu tarafından olası kast ile öldürüldüğü iddiası hukuksal tutarlılık ve ciddiyetten uzaktır.

5-İddianame, iki polis memurunun öldürülmesi, birinin ise yaralanması ile ilgili dava açma mecburiyeti nedeniyle, hazır bu açılmışken, Elçi cinayetini de aradan çıkartma saikiyle yazılmış olup faillerin cezasızlıkla ödüllendirilmesine hizmet etmektedir.

6- İddianame, kameralar önünde gerçekleşen bu cinayeti kaza olarak nitelemiş ve Asliye Cezalık taksirli bir suça indirgemiştir. Davanın, hukuk dışı bir manipülasyon ile Ağır Cezada açılmış olması da bu yaklaşımı değiştirmemektedir. Bu, kamu ajanlarını taammüden aklama pratiğidir.

7- Kamu vicdanında Elçi cinayetinin failleri tespit edilmiş, mahkumiyetleri de cinayetten hemen sonra gerçekleşmiştir. Ortaya konulan bu soruşturma pratiği, kamu vicdanındaki fail tespiti ile mahkumiyet hükmünün doğruluğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

‘KIRMIZI IŞIKTA ÖLÜME NEDEN OLAN KİŞİ KADAR KUSURLU’

Avukat Karaman, bir takipçisinin “Bilinçli taksirle öldürmek ne demek? Polisler böyle suçlanmış çünkü” sorusuna da şu yanıtı verdi:

“Hocam bilinçli taksir, ateş ederken ölüm sonucunu öngörmekle birlikte, o sonucu istememek olarak tarif edilebilir. Yani Tahir Elçi cinayeti failleri, kırmızı ışıkta geçip ölüme neden olan kişi kadar kusurlu demiş oluyorlar.”


Etiketler: