Görüş Bildir

Uçuşlar iptal edilince İsviçre'de mahsur kalan Türk vatandaşı o anları anlattı

Uçuşlar iptal edilince İsviçre'de mahsur kalan Türk vatandaşı o anları anlattı

Tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüs nedeniyle uçaklar iptal edildiği için İsviçre'de mahsur kalan Türk vatandaşı Şükrü Kılıç, o anları İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı.

Kılıç, normalde sevmediği Recep Tayyip Erdoğan'ın yurt dışındaki vatandaşlarına sahip çıkmasından ve ilgilenmesinden dolayı inanılmaz bir sevgi ve saygı oluştuğunu söyledi. Kılıç, "Dünyada hiç kimse vatandaşıyla ilgilenmezken, Erdoğan, dünyada hiçbir vatandaşını bırakmadan hepsini tek tek Türkiye’ye getirdi ve ilgilendi. Gerçekten de Cumhurbaşkanımız vatandaşlarını önemsiyor. Bern Konsolosluğu, Türkiye Dışişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan ile iletişime geçti, bize uçak ayarlayacaklarını söylediler. Bu arada ben Erdoğan’ı pek sevmiyordum. Ama bu ilgisinden dolayı şimdi Erdoğan’a karşı benim sevgim, saygım kesinlikle değişti” dedi.  

Diyarbakırlı vatandaş Şükrü Kılıç, 2019 Ocak ayında gezi için İsviçre’ye gitti. Dünyayı etkisini altına alan korona virüsün yayılmasıyla birlikte Türkiye dahil tüm dünyada uçuşlar iptal edildi. Yurt dışında sağlık sistemleri çökerken, Türk vatandaşlar kendilerini Türkiye’ye atmak için arayışa girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Türkiye, vatandaşlarını tek teke özel uçaklarla Türkiye’ye getirdi. Yurt dışında mahsur kalan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hiç sevmediğini belirten Diyarbakırlı vatandaş Şükrü Kılıç, Erdoğan’ın bu ilgisinden ve vatandaşına sahip çıkmasından dolayı sevgisi ve saygısının kesinlikle değiştiğini vurguladı.

Şükrü Kılıç, Ocak ayında İsviçre’ye geziye gittiğini, o dönem Türkiye’de pandemi olmadığını söyledi. Hatta dünyada tek tük ölüm olayları olduğunu belirten Kılıç, “İsviçre’ye gittikten sonra martın ortalarına doğru Türkiye’den ölüm haberleri gelmeye başlandı. Türkiye, dünyadaki bütün uçak seferleri askıya aldı. Sınır kapılarını kapattılar. Ben de tereddütte kaldım, burada kaldım. Ne zamana gideceğim diye heyecanlanıyorum. Moralim bozuk. Birkaç gün sonra Bern Konsolosluğuyla iletişime geçtim. Biz burada kaldık, bize yardım edin. Bizi bir an önce Türkiye’ye gönderin dedim. Bern Konsolosluğu, Türkiye Dışişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan’la iletişime geçip bize uçak ayarlayacaklarını söylediler. Bu arada ben Erdoğan’ı pek sevmiyordum. Ama bu ilgisinden dolayı şimdi Erdoğan’a karşı benim sevgim, saygım kesinlikle değişti. Nisanın ortalarında Bern konsolosluğu bizi aradı. Dedi, ‘bu ayda sizi Türkiye’ye gönderiyoruz. Uçağı ayarlamışız. Fakat net bir tarih belli değil’ dedi. Nisan’ın 20’sinde dediler, ‘23 Nisan’da uçak ayarlamışız, sizleri Türkiye’ye gönderiyoruz.’ Yanılmıyorsam toplam 380 kişi Türk vatandaşı vardı İsviçre’de. Bu arada Erdoğan dünyadaki bütün vatandaşlarını yurt dışından Türkiye’ye çekmeye çalışıyor. Haberlerden izliyoruz. 23 Nisan’da saat 12.00 gibi Zürih Havaalanı'na gittim. Zürih Havaalanı'nda Bern Büyükelçiliğinden, konsolosundan, güvenlik elemanlarından Türk Havayolları personeline kadar çok güzel sevk, idare ediyorlar. Sosyal mesafeyi süper sağlamışlar. Ateşimizi ölçtüler uçağımıza bindik, Türkiye’ye geldik. Bursa Emir Kent erkek öğrenci yurduna gönderdiler. Bir odaya bir kişi. Tabii, yorgundum, sabah uyandığımda odamda nescafesinden, sodasından, suyundan, havlusundan terliğine kadar. Yani bir ev için bütün ihtiyaçlar karşılanmış. Gerçekten Erdoğan’a, İçişleri Bakanına, AFAD’a çok teşekkür ediyorum. Bu konuda çok güzel ilgilendiler” dedi.

“Erdoğan, dünyada hiçbir vatandaşını bırakmadan hepsini tek tek Türkiye’ye getirdi ve ilgilendi”

Kaldıkları yurtta seyyar hastane kurulduğunu kaydeden Şükrü Kılıç, sözlerine şöyle devam etti:

 “Her sabah gelip ateşimizi ölçüp, bir sıkıntınız, bir ihtiyacınız var mı diye bakıp ilgileniyorlardı. 14’üncü gün dediler sizi memleketlerinize gönderiyoruz. Diyarbakır’daki otogara otobüs bizi indirdi. Baktık orada emniyet mensupları bizi burada da karşıladılar. Semtimizi söyledik bizi götürüp evimize bıraktılar. 14 günde evimde karantina da kaldım. Erdoğan’a, Dışişleri Bakanlığımıza, İçişleri Bakanımıza, Sağlık Bakanlığımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Dünyada hiç kimse vatandaşıyla ilgilenmezken, Erdoğan, dünyada hiçbir vatandaşını bırakmadan hepsini tek tek Türkiye’ye getirdi ve ilgilendi. Gerçekten de Cumhurbaşkanımız ve Sağlık Bakanımız ilgileniyor vatandaşla. Onların tavsiye ve önerilerini dikkate alalım. Maskesiz gezmeyelim, sosyal mesafeyi koruyalım. Düğünlere, kahvelere, taziyelere hatta akraba toplantılarını, yemeklerini de bırakalım.”




Etiketler: |