Görüş Bildir

Mahsun Kırmızıgül’ü Başbakan’a zalim dediğine bin pişman ettiler, Burhan Aydemir’den Kırmızıgül’e vatan haini…

Mahsun Kırmızıgül’ü Başbakan’a zalim dediğine bin pişman ettiler, Burhan Aydemir’den Kırmızıgül’e vatan haini…

Mahsun Kırmızıgül’ün Türkiye’nin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na zalim dediği için eleştiri yağmuruna tutuldu. Usta sanatçı Mahsun Kırmızıgül’ü eleştirenler arasında eski ortağı Burhan Aydemir’de vardı. Mahsun Kırmızıgül’ün eski ortağından Mahsun Kırmızıgül’e darbe üstüne darbe geldi. Burhan Aydemir usta sanatçı için vatan haini dedi.

Mahsun Kırmızıgül’ün Türkiye’nin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na zalim dediği için eleştiri yağmuruna tutuldu. Usta sanatçı Mahsun Kırmızıgül’ü eleştirenler arasında eski ortağı Burhan Aydemir’de vardı. Mahsun Kırmızıgül’ün eski ortağından Mahsun Kırmızıgül’e darbe üstüne darbe geldi. Burhan Aydemir usta sanatçı için vatan haini dedi.

Takvim’de yer alan habere göre: Burhan Aydemir; Mahsun Kırmızıgül'ün resmi Twitter sayfasında yazdığı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu hedef alan 'Yaralı olan çocukları ve yaşlı insanları ölüme terk etmek hangi dinde yazar. Bu kadar zalim, bu kadar merhametsiz nasıl oldunuz ey Başbakan?' sözlerini gördükten sonra konuşmaya karar verdiğini söyledi ve "Tüm halkımızdan özür diliyorum, bir vatan haininin kamuoyuna kazandırılmasına bilmeden katkıda bulunduğum için" dedi.

Mahsun Kırmızıgül’ün eski ortağı Burhan Aydemir'in şok suçlamaları şu şekelide…

"Mahsun Kırmızıgül'ü, Diyarbakır değil, Türkiye 'Mahsun Kırmızıgül' yaptı. Bu memleketin, bu ülkenin ekmeğini yiyeceksin, sonra bu ülkeye ihanet edeceksin. O yüzden sizinle konuşmak istedim. Bu röportajın sebebi, Mahsun Kırmızıgül'ün hainliğidir. Ülkeye hainlik yapmasaydı, konuşmazdım. Çünkü bana yaptığı hainliklerin sayısı bile belli değil...

"Mahsun Kırmızıgül'ü 1991-1992 yıllarında tanıdım. O dönemde Yenikapı'da çay bahçelerinde şarkıcılık yapan gariban bir çocuktu. Rahmetli ortağım Hilmi Topaloğlu vasıtasıyla tanıştım. Mahsun Kırmızıgül o tarihlerde Karagümrük'ten gariban bir hanımla evlenmiş, bir çocuğu olan birisiydi. Karısına, çocuğuna sahip çıkmayan bir arkadaştı."

"Mahsun, yurt dışında amatörken çıktığı konserlerde Abdullah Öcalan posteri önünde konser vermiş. Bu dedikodular çıkınca rahmetli Hilmi Topaloğlu, onu evladı gibi sevdiği için bu iddiaları temizlemeye çalıştı. Ancak Yaysat Kavgası sırasında Cem Uzan ile Aydın Doğan grubunun arasında büyük bir sıkıntı olmuştu. O sıkıntı sırasında Cem Uzan, bizim açığımızı aramaya başladı. O tarihlerde Mahsun Kırmızıgül'ün Almanya'daki o konserlerinin kasetini buldu. O zamanlar Öcalan'ın fotoğrafının önünde çıkan kişiyi linç ediyorlardı. Mahsun Kırmızıgül'ün o tarihlerde PKK konserindeki videsunu Cem Uzan, sahibi olduğu Interstar televizyonunda yayınladı. Ortalık karıştı."

"Rahmetli MHP İstanbul eski Milletvekili Mehmet Gül vardı o dönem. Hilmi Topaloğlu ona gidip ağladı, sızladı. Mahsun Kırmızıgül için 'Bu çocuk genç, kandırıldı; ne olur bunu aklayalım' dedi. O görüntüler televizyonda yayınlanmasına rağmen, rahmetli Mehmet Gül, televizyona Reha Muhtar'ın programına çıktı. Mahsun Kırmızıgül'e sahip çıktı, 'Mahsun, Türkiye Cumhuriyeti'nin evladıdır. Gençken hata yapmış' dedi ve Mahsun'u Türk halkına tekrar sevdirdi. Ve bugün Mahsun Kırmızıgül'ün var olma sebebi, rahmetli MHP İstanbul eski Milletvekili Mehmet Gül'dür. Hilmi Topaloğlu ağlayarak, 'Bu çocuk cahildi, gençti, kandırıldı' diyerek onu ikna etti."

"Bu olay sonrası Mahsun'da değişiklikler oldu. Rahmetli Hilmi Topaloğlu'na 'baba' diyor olmasına rağmen, el altından, Prestij Müzik'i yıkma operasyonlarına başladı. Bu olay öyle iki satırla anlatılacak bir şey değil. Bu arada bir anda Prestij Müzik'e TMSF'den icralar gelmeye başladı. Oysa Prestij Müzik'in en ufak bir borcu yoktu. Daha sonra bu durum Yargıtay ve mahkeme kararları ile de kanıtlandı zaten."

"TMSF'nin haraç mezat sattığı Prestij'in tüm mallarının yüzde 95'ini, Mahsun Kırmızıgül'ün yanındaki (eski Prestij Müzik'te sigortalı elemanımız) Murat Tokat aldı. Ki Tokat daha evvel Show TV'de kameramanlık yapıyordu... Asgari ücretle çalışan, müziğin m'sini bilmeyen Murat Tokat'ın adına muhtelif şirketler kuruldu; A1 Müzik ve Boyut Film gibi... Murat Tokat'ın ticari sicilinde ne kadar firma varsa, aslında tamamı Mahsun Kırmızıgül'ündü... O tarihte Murat Tokat'ın olan firmaların bugün Yusuf Bazencir'in yani Mahsun Kırmızıgül'ün kardeşinin üstüne geçtiği konuşuluyor; bu da zaten dediklerimi teyit eder."

"Bu arada Mahsun Kırmızıgül'ün kardeşinin ayağı sakattı, Allah yardımcısı olsun... Biz gözümüzle görmedik, kesin bir bilgimiz yok ama o tarihte rahmetli Hilmi Topaloğlu'ndan duyduğum kadarıyla, dağda asker ile çatışırken yaralanıp sakat kalmış. Onun da Terörle Mücadele'den ismini yalvar yakar sildirttiklerini duymuştum. Bilmiyorum, bilmediğim bir şey için de 'Bu böyledir' demiyorum ama duyum bu! Araştırılması zor bir şey değil."

"Prestij Müzik'in Unkapanı'ndaki üç tane mülkü ve Beşiktaş'taki bir tane arsası Murat Tokat'ın üzerine olan firmalar tarafından yok paralara alınmıştır. Prestij Müzik'in tarihinde yaptığı, sayısını hatırlayamadığım tüm kataloglar ve sanatçı albümleri; yine Mahsun Kırmızıgül'ün yanındaki o zat tarafından alınmıştır. Hatta benim altımdaki arabaya kadar TMSF'ye haczettirip sattırmıştır. Ben tüm davaları kazandığım halde, TMSF'ye dava açıp satılan malların parasını, 'Bu devlet benim devletim' diye düşünüp utandığım için geri almadım. Ancak Mahsun Kırmızıgül'ün iş birliği yaptığı ve Prestij Müzik'in yeni sahibi İbrahim Genç'in 'Malları haksız yere haraç mezat sattırdınız' diye TMSF'ye dava açtığını biliyorum. Bununla ilgili dosya numaralarını verebilirim; dava Çağlayan Adliyesi'nde..."

"Ben Mahsun Kırmızıgül'ün dinle pek alakasının olmadığını biliyorum. Belki vardır, gizli yapıyordur bilmem. Fethullah Gülen cemaatini biz de bir zamanlar 'hizmet' olarak bilirdik. O tarihte Mahsun Kırmızıgül, Fethullah Gülen cemaatine arkasını yaslamıştı; ki o tarihte TMSF'yi yönetenlerin de Gülenci olduğu söyleniyor. Ee Mahsun Kırmızıgül PKK'lıysa, o zaman Fethullah Gülen ile PKK'yı yöneten patron aynı kişi... Böyle bir vatan hainini, bilmeden meşhur ettiğimiz için tüm halkımızdan özür dilerim."

"Mahsun Kırmızıgül insan kandırma sanatında ustadır. Kendini efendi gibi gösterip her ortama girer. Siyasilere de her ortamda yakın durmaya çalışmıştır ama artık maskesi düştü. Bizi de çok iyi kandırdı. Kendini evlat gibi gösterip sevdirdi. 1996 yılında onu tek kuruş almadan şirkete ortak ettik ama bizi kandırdı."

Mahsun Kırmızıgül kimdir?

Mahsun Kırmızıgül’ün gerçek adı Abdullah Bazencir’dir. Zaza kökenli Mahsun Kırmızıgül 26 Mart 1969 tarihinde 22 çocuklu bir ailenin ferdi olarak Diyarbakır'ın Han ilçesinin Vezir köyünde dünyaya geldi. Annesi Fahriye Hanım, babası Mahmut Bazencir’dir. Mahsun Kırmızıgül doğduktan sonra babası imam nikahlı annesini ve kardeşlerini bırakıp Bingöl'e gitmiş. Mahsun, ilkokul çağına gelince, aile Diyarbakır'a göç eder. Diyarbakır'ın Kore Mahallesi'nde geçer çocukluğu.

İlk ve Orta okulları Diyarbakır'da okudu. Babası gittikten sonra eve bakan abisinin iş kazasında ölümünden sonra annesi bir kiremit ocağında çalışmaya başladı, Mahsun Kırmızıgül’de Çiğ köftecide çalıştı, çaycılık yaptı, boyacılık yaptı, kaçak sigara sattı evin geçimine katkıda bulunmak için.

Önce Diyarbakır Karpuz Festivali'nde duyurur adını, sonra düğünlerde türküler söylemeye başlar.

Öz Diyarbakır seyahat şirketinde çalışan Hacı Tahir adlı bir şoför vasıtası ile İstanbul’a doldurduğu bir kaseti gönderir. ‘Güneş Plak’tan plak doldurmak için 1984 yılında İstanbul’a çağırılır. Bu arada İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Şan Bölümü'nde eğitim görmeye başlar. Ve 1989'da Fatih'te oturan Gölgem Hanım'la evlenir, birkaç yıl sonra ayrılır. Bu evlilikten bir oğlu olur. Yitirdiği ağabeyinin adını verir ona: Mahmut. Ama babasının ona yaptığını yapmaz ve oğlu annesinin yanında kalsa da onu hiç yalnız bırakmaz; özellikle bayram günlerinde.

1980 yılında müzik çalışmalarına başlayan Mahsun Kırmızıgül amatörce 8 albüm yaptı. Profesyonel anlamda ilk albümü “Alem Buysa Kral Sensin” le 1993'te müzik dünyasına bomba gibi düştü ve listelerin zirvesine oturdu.

1994' ün ikinci yarısında Prestij Müzik şirketine Hilmi Topaloğlu ve Burhan Aydemir' den sonra üçüncü ortak olarak girdi. Ve yapımcı olarak da müzik sektörü içindeki yerini aldı.

1998 Kral Tv Video Müzik ödüllerinde halkın verdiği oylarla üç ayrı dalda ödül aldı. Mahsun Kırmızıgül, “Güneşi Gördüm” filminde, sosyal ve ekonomik sıkıntılar yüzünden başka ülkelere iltica edenlerin dramını anlattı.

Mahsun Kırmızıgül 1998 yılında Bade İşçil ile birlikte olmaya başladı. 2005 yılında ayrıldılar. Ardından 2,5 yıl birlikte olduğu çello sanatçısı Mine Cangal ile 2011 yılında nişanlandı, 2011 yılında ayrıldılar.

2010 yılında Mahsun Kırmızıgül’ün senaryosunu yazıp yönettiği “New York'ta Beş Minare” adlı sinema filminde başrollerde Haluk Bilginer, Mustafa Sandal, Mahsun Kırmızıgül Robert Patrick, Gina Gershon, Danny Glover rol almıştır.

1 Ocak 2015 tarihinde vizyona giren, senaryosunu yazan ve yönetmenliğini Mahsun Kırmızıgül'ün yaptığı "Mucize" adlı sinema filminde Talat Bulut başrolde olarak bir öğretmeni canlandırırken Mahsun Kırmızıgül, Mert Turak, Erdem Yener, Büşra Pekin ile birlikte rol aldı.

Ödülleri

2012 - 3.Antalya Televizyon Ödülleri - En İyi Dizi (Dram) (Hayat Devam Ediyor 1. Sezon) /

2008 - 41.Houston Film Festivali - En İyi Film (Beyaz Melek)

2008 - 41.Houston Film Festivali - En İyi Yönetmen (Beyaz Melek)

Albümleri

1984 - Yürek Yarası

1985 - Buda Yeter

1986 - Terkedildim

1987 - Sarışınım

1988 - Paylaşamam

1989 - İstanbul Geceleri

1990 - Şimdiki Zaman

1991 - Nilüfer

1993 - Alem Buysa Kral Sensin

1994 - 12'den Vuracağım

1995 - Dünden Bugüne

1995 - Mutlu Ol

1995 - İnsan Hakları

1996 - Sevdalıyım - Hemşerim

1997 - Nostalji 1

1998 - Yıkılmadım

2000 - Yoruldum

2001 - Ülkem Ağlar & Yoruldum

2002 - Yüzyılın Türküleri

2003 - Bir Demet Kırmızıgül

2004 - Sarı Sarı - Başroldeyim

2006 - Dinle

2011 - Küçük Gelin

Filmleri ve Dizileri

Yönetmen

2014 - Mucize (Sinema Filmi)

2011 - 2012 - Hayat Devam Ediyor (Genel Yönetmen) (TV Dizisi)

2010 - Newyork'ta Beş Minare (Sinema Filmi)

2009 - I Saw The Sun (Güneşi Gördüm) (Sinema Filmi)

2007 - Beyaz Melek (Sinema Filmi)

Senaryo

2014 - Mucize (Sinema Filmi)

2013 - Firuze (TV Dizisi)

2012 - Benim İçin Üzülme (TV Dizisi)

2012 - Babalar Ve Evlatlar (TV Dizisi)

2010 - Newyork'ta Beş Minare (Sinema Filmi)

2009 - I Saw The Sun (Güneşi Gördüm) (Sinema Filmi)

2009 - Gecenin Kanatları (Sinema Filmi)

2007 - Beyaz Melek (Sinema Filmi)

Oyuncu

2014 - Mucize (Bozat) (Sinema Filmi)

2010 - Newyork'ta Beş Minare (Fırat) (Sinema Filmi)

2009 - I Saw The Sun (Güneşi Gördüm) (Ramo) (Sinema Filmi)

2007 - Beyaz Melek (Keke Ali) (Sinema Filmi)

2005 - Aşka Sürgün (Hazar Azizoğlu) (TV Dizisi)

2002 - Zalim (Ayaz) (TV Dizisi)

1999 - Yıkılmadım (Yılmaz) (TV Dizisi)

1997 - Acı Günler (TV Dizisi)

1996 - Hemşerim (Davut) (TV Dizisi)

1996 - Bu Sevda Bitmez (Mahsun) (TV Dizisi)

1994 - Alem Buysa (Mahsun Kırmızıgül) (TV Dizisi)

1987 - Sarışınım / Yaşamak Haram Oldu (Mahsun) (Sinema Filmi)

Müzik

2011 - 2012 - Hayat Devam Ediyor (TV Dizisi)

2010 - Newyork'ta Beş Minare (Sinema Filmi)

2009 - I Saw The Sun (Sinema Filmi)

2009 - Gecenin Kanatları (Sinema Filmi)

2007 - Beyaz Melek (Sinema Filmi)

2002 - Zalim (TV Dizisi)

1999 - Yıkılmadım (TV Dizisi)

1997 - Acı Günler (TV Dizisi)

Yazım Ekibi

2011 - 2012 - Hayat Devam Ediyor (TV Dizisi)

Müzik ekibi

2010 - Newyork'ta Beş Minare (Şarkılar) (Sinema Filmi)

Ahmet Davutoğlu Kimdir?

Türk siyasetçi, uluslararası siyaset uzmanı ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı.

Ahmet Davutoğlu, 26 Şubat 1959 tarihinde, Taşkent, Konya’da dünyaya geldi. Annesi Memnune Hanımdır. Babası Mehmet Bey tekstil ve ticaretle uğraşıyordu. Annesi Memnune Hanım o 4 yaşındayken öldü. Annesinin vefatı üzerine babasıyla birlikte İstanbul Fatih'e taşındı. Babası kısa zamanda Sefure hanım ile ikinci evliliğini yaptı. Ahmet Davutoğlu yeni annesini kısa zamanda benimsedi. İlkokulun ilk dört yılını İstanbul'da Hacı Süleyman Bey İlkokulu'nda okudu, ardından ilkokulu İstanbul Bahçelievler'de bitirdi. Orta öğrenimini İstanbul Erkek Lisesinde, yüksek öğrenimini ise Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Siyaset Bilimi alanlarında tamamladı. 1984 yılında, üniversite eğitimini bitirmesinin ardından, gene Boğaziçi’nde Kamu Yönetimi alanında yüksek lisans, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler’de ise doktorasını tamamladı.

Doktorasını tamamladıktan sonra 1990 yılında Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi’nde yardımcı doçent olarak çalışmaya başladı. Bu üniversiteye kazandırdığı Siyaset bölümünde, bölüm başkanı olarak göreve atandı ve de 1993 yılına kadar bu görevi sürdürdü. Ahmet Davutoğlu, Eşi Sare hanım ve iki kızı ile beraber 1990`ın ilk aylarında gittikleri Malezya’da Kuala Lumpur`da, Çin mahallesinde bir ev tutup yerleştiler. 1995 yılında Türkiye`ye döndüler.

1993 yılında doçent oldu, 1995 – 1999 yıllarını Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde akademik eleman olarak geçirdi.

1998-2002 arasında, Harp Akademisi’nde misafir öğretim üyeliği yaptı. 1999–2004 yılları arasında Profesör unvanı ile Beykent Üniversitesi’nde senato üyeliği ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanlığı görevlerinde bulundu. Aynı yıllarda Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde de misafir öğretim üyeliği yaptı.

1980lerde tanıştığı Abdullah Gül başbakan olmasıyla Başbakanlık Başdanışmanı oldu. Yine İstanbul Belediye başkanlığından tanıştığı Recep Tayyip Erdoğan Başbakan olduktan sonra da bu görevine devam etti. O dönemde `gölge dışişleri bakanı` gibi dış temaslarda etkili olmaya başladı. AB ile temaslar, Kıbrıs müzakereleri, Irak savaşı gibi her alanda rol aldı.

Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve dönemin Başbakanı Abdullah Gül tarafından, 18 Ocak 2003'te Resmî Gazete'de yayımlanan kararla büyükelçi ünvanı verildi. 11 Mayıs 2009 tarihinde, meclis dışından yapılan bir atama ile T.C. Dışişleri Bakanı ünvanını kazandı.

İngilizce, Arapça ve Almanca bilen Davutoğlu, aynı zamanda pek çok akademik eseri olan bir yazardır.

Ahmet Davutoğlu, 1984 yılından beri Kadın doğum uzmanı Dr. Sare Davutoğlu ile evlidir. Sefure, Memnune (d.1986), Mehmet, Hacer Büke adlarında 4 çocuğu vardır. Kızı Sefure, Yıldız Holding'in kurucusu Sabri Ülker'in kızı Ahsen Özokur’un oğlu olan 3. torunu Ahmet Özokur ile evlidir. Ahmet Özokur ile Sefure Davutoğlu 9 Mart 2015 tarihinde boşandılar. Ortanca kızı Meymune ise İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Dursun Topçu'nun oğlu Talha Topçu ile evli.

12 Haziran 2011'de yapılan genel seçimler sonucunda 24. Dönem Konya AKP. Milletvekili olarak TBMM'ye girdi. Dışişleri Bakanlığı görevine devam etti.

10 Ağustos 2014 tarihinde yapılan seçimde 12. Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan'dan boşalan AK parti genel başkanlığına ve Başbakanlığa aday olarak 21 Ağustos 2014 tarihinde yine Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ahmet Davutoğlu'nun aday olduğu açıklandı.

27 Ağustos 2014'te, Adalet ve Kalkınma Partisi 1. Olağanüstü Büyük Kongresinde Genel Başkan seçildi. 28 Ağustos 2014'te cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 62. Türkiye Hükûmetini kurmakla görevlendirildi. 6 Eylül 2014 Cumartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılan güven oylaması sonucunda 133 ret oyuna karşılık alınan 306 kabul oyuyla göreve başladı.

7 Haziran 2015 tarihinde yapılan genel seçimlerde Konya'dan AKP milletvekili seçildi. Seçimlerden sonra Başbakan olarak istifasını Cumhurbaşkanına sundu. Cumhurbaşkanın Hükümet kurmakla görevlendirdiği Ahmet Davutoğlu, CHP ve MHP ile koalisyon kuramaması neticesinde görevi iade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçici Hükümeti kurması için görevlendirmesi sonrasında 28 Ağustos 2015 tarihinde yeni Bakanlar Kurulu üyelerinin listesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sundu ve onaylanarak 63. Türkiye Hükûmetini kurmuş oldu.

12 Eylül 2015 tarihinde yapılan Adalet ve Kalkınma Partisi 5. Olağan Kongresi'nde Parti Genel Başkanı seçildi. Kayıtlı 1445 delegeden 1360'ının oy kullandığı seçimde sandıktan 1353 geçerli, 7 geçersiz oy çıktı. Ahmet Davutoğlu geçerli oyların tamamını alarak yeniden genel başkanlığa seçildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Kasım seçiminin ardından yeni hükümeti kurma görevini, seçimden birinci çıkan Ak Parti'nin Genel Başkanı ve Konya milletvekili Ahmet Davutoğlu'na 17 Kasım 2015 tarihinde verdi.

17 Kasım 2015 tarihinde aldığı görev üzerine Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan 64. Hükümet kabinesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 24 Kasım 2015 tarihinde onaylandı.

Eserleri

Alternative Paradigms: The Impact of Islamic ve Western Weltanschauungs on Political Theory. University Press of America, 1993

Civilizational Transformation and the Muslim World. K.L., Quill, 1994

Tarih idraki oluşumunda metodolojinin rolü: Medeniyetlerarası etkileşim açısından dünya tarihi ve Osmanlı. Divan Dergisi, 1999/2

Rewriting of Muslim Politics in the 20th Century: A Retrospective. Border Crossings (ed. Fred Dallmayr, Lexington, 2000, 91-112)

Stratejik derinlik: Türkiye'nin uluslararası konumu. Küre Yayınları, 2001

Küresel Bunalım. Küre, 2002.

Osmanlı Medeniyeti: Siyaset İktisat Sanat. Klasik, 2005

"Teoriden Pratiğe:Türk Dış Politikası Üzerine Konuşmalar". Küre Yayınları, 2013

Recep Tayip Erdoğan Kimdir?

Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin 2003 yılından beri (59., 60. ve 61. Dönem) başbakanı ve 2002 yılından beri Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurucusu ve genel başkanıdır.10 Ağustos 2014 tarihinden itibaren de Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanıdır.

Aslen Rizeli olan Recep Tayip Erdoğan 26 Şubat 1954 yılında, Kasımpaşa’da ailesinin üçüncü çocuğu olarak doğdu. Babası Ahmet Erdoğan, annesi ise Tenzile Erdoğan'dı. Babası, deniz yollarında kıyı kaptanı olarak çalışırdı. Babası Ahmet Erdoğan ailesiyle birlikte 13 yaşında Rize’nin Güneysu ilçesinden İstanbul’a göç ettiğinde Kasımpaşa semtine yerleşmişlerdir. Recep ayında doğduğu için Recep adı ve dedesinin adını verdikleri Tayyip Erdoğan'ın 3'ü erkek ve 1'i kız olmak üzere 4 kardeşi daha bulunmaktaydı.

Hayatının önemli bir bölümü İstanbul’un en eski yerleşim yerlerinden biri olan Kasımpaşa’da geçti. İlkokulu Piyale Paşa İlkokulu’nda okudu. Okul yıllarında okul harçlığını temin etmek için kağıtlı şeker satardı. 1965 yılında Piyale Paşa İlkokulu’nu bitirip, İstanbul İmam Hatip Okulu'na başladı. Okuldaki şiir okuma yarışmalarına, liseler arası münazaralardan, kompozisyon yarışmalarına, atletizmden, futbol turnuvalarına kadar pek çok sportif, sosyal ve kültürel etkinliklere katıldı. Yatılı okudu. Babası haftada 2,5 TL. verirdi. Hafta sonlarında top sahalarına gider, su satardı. Yol parası vermemek için Kasımpaşa’dan Eminönü’ne yürüyerek gider, nane, limon ve okaliptüs şekerlemeleri alıp satardı.

Spor çalışmalarını ilerleten Erdoğan 1969 yılında, 15 yaşındayken Camialtı Spor Kulübünden transfer teklifi alarak bu kulupte spor etkinliklerine devam etti.

İmam Hatip Okulu’ndan 1973 yılında mezun oldu. Fark dersleri sınavını vererek Eyüp Lisesi'nden de diploma aldı. Ardından 1973 -1974 sezonunda Vatan Caddesi ile Aksaray Caddesi’nin kesiştiği Gürani Sokak’ta bulunan ve 12 Mart 1971’deki askeri darbeden sonra 25 Ağustos 1971 tarihinde yasayla özelleştirilen aslında adı “İstanbul Tuna İktisadi ve Ticari Bilimler Yüksek Okulu” olan Aksaray İktisat ve Ticaret Yüksek Okuluna kaydını yaptırarak girdi. Recep Tayyip Erdoğan’ın okul numarası 2443 olmasına rağmen Marmara Üniversitesi’nden verilen diplomasında ise öğrenci numarası, 8345 olarak görülmektedir. Okulun devam mecburiyeti olmayan gece bölümünde okudu ve gündüzleri başka işlerde çalıştı.

1977-1978 öğretim yılında “Ekonomi”, “İşletme” ve “Siyasal Bilimler Fakültesi”ni açan İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi, bünyesindeki “Aksaray İktisat ve Ticaret Yüksek Okulu” gibi kimi yüksek okulları; “Ticari Bilimler Fakültesi” adı altında birleştirdi. Böylece Recep Tayyip Erdoğan, Aksaray İktisat ve Ticaret Yüksek Okulu’nda başladığı öğrenimi, Şubat 1981’de İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi, Ticari Bilimler Fakültesi’nde bitirdi. Recep Tayyip Erdoğan'ın mezuniyetinden sonraki yıl okulun adı 1982 yılında gerçekleştirilen düzenlemelerle de Marmara Üniversitesi adına çevrildi. 23 Mart 2012 tarih ve 28242 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararıyla, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi kapatıldı ve yerine İşletme, İktisat ve Siyasal Bilgiler fakülteleri kuruldu.

Bu arada Camialtı Spor Kulübünden, İ.E.T.T'ye transfer oldu. 1976 yılında İ.E.T.T futbol takımı İstanbul şampiyonu oldu. 12 Eylül 1980 sonrası İ.E.T.T’den ayrılmak zorunda kaldı. 16 senelik futbol hayatını da böylece noktalamış oldu.

Üniversite yıllarında aktif sosyal ve siyasi hayatın içinde yer almaya başladı.. Milli Türk Talebe Birliği'ndeki görev yıllarından sonra, 1976 yılında Milli Selamet Partisi Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığına ve aynı yıl MSP İstanbul İl Başkanlığı'na seçildi. 1977 yılında bir konferans münasebetiyle tanıştığı Emine Hanım’la 4 Temmuz 1978’de evlendi. Evliliklerinden 2 erkek, 2 kız olmak üzere 4 çocukları oldu. (Ahmet Burak, Necmeddin Bilal, Esra ve Sümeyye.)

12 Eylül 1980’de İ.E.T.T’den ayrılınca özel sektörde çalışmaya başladı. Bir müddet özel sektörde çalıştıktan sonra 1982 yılında askere gitti. Yedek subay eğitimini Tuzla’da yaptı. İstanbul Hastal’da 77. piyade alayında askerliğini tamamladı. Askerlik sonrası daha önce çalıştığı özel şirkette yaklaşık 1,5 sene çalıştı. Daha sonra başka bir şirkette Genel Müdür olarak göreve başladı..

12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra 1983 yılında kurulan Refah Partisi ile siyasi hayatı tekrar başlamış oldu. 1984 yılında Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında da İl Başkanı ve M.K.Y.K üyesi seçildi. 1984-1994 yılları arasında partisi ile bir çok seçime girdi. 1986 ara seçimlerinde milletvekili adayı oldu. 1989 yılında Beyoğlu ilçesinden belediye başkan adayı oldu. Partisi 1989 seçimlerinde 2. parti oldu. 1991 senesinde tekrar milletvekili adayı oldu. Seçimi kazandı ve milletvekili oldu.Daha sonra tercihli oy sistemi nedeniyle yüksek seçim kurulu mazbatasını iptal etti.

27 Mart 1994 seçimlerine kadar İstanbul İl Başkanlığı görevini sürdürdü. 27 Mart 1994 seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu ve %25,19 oy alarak seçimi kazandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde hakkında çok sayıda dava açıldı. Akbil, İsfalt ve İdo hakkında açılan yolsuzluk davaları, milletvekili seçildiği dönemde geçici olarak donduruldu.

Fazilet Partisi'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılması üzerine, parti içindeki iki farklı görüşü oluşturan milli görüşçüler ve yenilikçiler hareketleri kendi partilerini kurdular. Recai Kutan, milli görüşçüler ile birlikte Saadet Partisini kurarken, Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki yenilikçiler 14 Ağustos 2001 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi (A.K.P.)'yi kurdular.

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ilk genel kongresinde Erdoğan başkan seçildi. A.K.P., 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan genel seçimlerde %34.29 oy alarak birinci oldu. Partisinin genel seçimleri kazanmış olması ve de iktidar partisi konumunda yer alması Erdoğan'ı meclise sokmak için yeterli olmadı; çünkü seçim yasağı bulunmaktaydı. Parti başkanlığı ve başbakanlık görevine, bir süre Abdullah Gül baktı.

Siirt milletvekili Fadıl Akgündüz'ün milletvekilliğinin düşürülmesi ve ardından yapılan 9 Mart 2003'te Siirt seçimleri sonucunda Erdoğan, Siirt Milletvekilliği'ni kazandı ve 22. Dönem Siirt Milletvekili olarak parlamentoya girdi. A.K.P.'nin başkanlığına ve 58. hükümetin istifasını sunması üzerine koltuğundan çekilen Abdullah Gül'den boşalan başbakanlık makamına geçti ve 59. Hükümeti kurarak Türkiye Cumhuriyetinin 59. Başbakanı oldu.

22 Temmuz 2007 tarihinde, meclisin 23. döneminde yapılan seçimlerde A.K.P. %46.6 oy alarak tekrar iktidar partisi oldu. Türkiye Cumhuriyeti'nin 60. Hükümeti'ni kurdu ve tekrar güvenoyu aldı. Erdoğan da ikinci kez başbakanlık koltuğuna oturdu. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan Anayasa değişiklerine ilişkin referandumda evet oylarının %58 oranına ulaşmasıyla Başbakan Tayip Erdoğan'ın öncülük ettiği kampanya tarihi bir başarı gösterdi.

12 Haziran 2011 tarihinde meclisin 24. döneminde yapılan Türkiye genel seçimleri sonucu Ak Parti oyların yüzde 49,8'ini alarak tekrar büyük bir zafer kazandı.

Davaları

Recep Tayyip Erdoğan ilk olarak 1989 yılında, Beyoğlu Belediye Başkanlığı seçimini kaybettikten sonra, seçim sonuçlarına itiraz için başvurduğu mahkemede hakime "sarhoş" diye hitap etti, bu nedenle bir hafta göz altında tutuldu ve para cezası aldı.

12 Aralık 1997 yılında, Siirt'te yaptığı bir konuşmada ünlü şair Ziya Gökalp'in 1912 yılında Balkan Savaşı için yazdığı Asker Duası adlı şiirini değiştirerek "Minareler süngü, kubbeler miğfer / Camiler kışlamız, mü'minler asker / Bu iláhi ordu dinimi bekler / Allahu Ekber, Allahu Ekber." şeklinde okudu ve ülke Atatürk'ün reformlarını takip edenler ve İslam'a inananlar arasında ikiye bölünmüştür anlamına gelen açıklamalar yaptı. Bu eylemin sonucunda "Halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek" suçundan dolayı hakkında dava açıldı. Dava sonucunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine son verildi ayrıca bir yıl hapse ve 860 milyon Türk Lirası para cezasına çarptırıldı. Mahkeme bu cezayı dört ay hapis cezası ve 176 milyon Türk Lirası'na düşürdü; Erdoğan Kırklareli’nin Pınarhisar İlçesi Cezaevinde 4 ay mahkum olarak cezasını tamamlayıp 24 Temmuz 1999 tarihinde cezaevinden çıktı.

14 Ocak 2000 tarihinde, Avustralya Melbourne'de yayın yapan SBS radyosunun programında kendisine yönetilen soruları yanıtlarken kendisini terör örgütü lideri Abdullah Öcalan ile karşılaştıran bir kişiye "Sayın Öcalan şu an, düşüncelerinin değil, almış olduğu kellelerin hesabını veriyor. Bense düşüncelerimden dolayı 4 ay hapis yattım, aramızdaki fark çok büyük." şeklinde cevap verdi. Şehitlerden ve hayatını kaybeden mağdurlardan "kelle" ve yasa dışı silahlı örgüt lideri Öcalan'dan "sayın" diye söz etmesi nedeniyle eleştirildi.. Şehit Anaları Derneği'nin bu sözden dolayı kendisine açtığı davada İstanbul Kartal 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından söylediği sözün kasti olduğu kararı verildi ve sembolik olarak "3 kuruş" tazminat ödemeye mahkum edildi. İtirazı, temyiz mahkemesince kabul edilmedi.

Musa Kart'ın, Cumhuriyet Gazetesi'ndeki köşesinde çizdiği ve Erdoğan'ı ip yumağına dolanmış bir kedi olarak tasvir ettiği karikatür için çizere dava açtı. İlk duruşmasını Erdoğan'ın kazandığı dava, sonraki duruşmalarda Ankara Sekizinci Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından iptal edildi ve Erdoğan'ın tazminat isteği reddedildi. Bu olayı protesto etmek için Penguen adlı mizah dergisinin 24 Şubat 2005 sayılı nüshasında yayınlanan kapak çiziminde Tayyipler Alemi adı altında farklı hayvanların vücutlarına kafası çizilen Erdoğan, Penguen dergisine 40.000 YTL'lik bir tazminat davası açtı. Fakat bu dava da Ankara Birinci Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, 14 Şubat 2006 tarihinde reddedildi.

Recep Tayyip Erdoğan’ın 1 Mart 2010 tarihinde Başbakanlık Basın Merkezi internet sitesinde yayınlanan yeni mal beyanına göre banka hesaplarında 2 milyon 366 bin 109 TL’si, haricinde 500 bin TL tutarında alacağı bulunduğu bildirilmiştir. Erdoğan’ın bu mal varlığının nedeni olarak ise şirket hisselerinin satış geliri, emekli ikramiyesi, emekli maaşı ve milletvekili maaşlarının toplamı gösterilmiştir.

Recep Tayyip Erdoğan’ın yurt dışında bursla okuyan büyük oğlu Ahmet Burak 4 yılda Yüzde 50 ortağı olduğu “MB Denizcilik” adlı şirket, 6 Şubat 2007’de 95.7 metre uzunluğunda Safran 1 adında bir kuru yük gemisi aldı. Gemiyi satan Gürgem Deniz Nakliyat’tan Hasan Doğan, satış fiyatının 2 milyon 325 bin dolar olduğunu söyledi. Burak, gemiyi ortağı ile birlikte 500 bin doları peşin 36 ay taksitle satın aldı. Ayda 72 bin YTL ödeyecekler.

Rize'de, 11 Nisan 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nun aldığı kararla Rize Üniversitesi'nin adı Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi oldu.

Recep Tayyip Erdoğan, 4 Temmuz 1978 tarihinden beri Emine Erdoğan (Gülbaran) ile evli olup Ahmet Burak Erdoğan (d.1979) , Sümeyye Erdoğan (d.1985), Esra Erdoğan (d.1981), Necmettin Bilal Erdoğan (d.1980) adında 4 çocuğu vardır.

10 Ağustos 2014 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olan Recep Tayyip Erdoğan, oyların %52 sini alarak birinci turda Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanı seçildi.