Görüş Bildir

MEB harekete geçti: Yüz binleri ilgilendiriyor, dosya Beştepe'de

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk yüz binlerce kişinin beklediği haberi duyurdu. Bakan Selçuk, öğretmen, okul yöneticilerinin atanmaları, çalışma şartları, görevde yükselmeleri, özlük hakları ve benzeri diğer hususları dikkate alan Öğretmenlik Meslek Kanunu'na ilişkin dosyalarını Cumhurbaşkanlığına sunduklarını bildirdi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının bütçesi üzerinde yaptığı  konuşmada, herkesin eğitim ve öğretime eşit, adil şartlar altında erişmesi, çağın  gerektirdiği bilgi, beceri, tutum ve değerlere yönelik davranışlar kazanması,  girişimci, yenilikçi, dil becerileri yüksek, iletişime ve öğrenmeye açık, öz  güven, sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmesinin öncelikleri arasında yer  aldığını söyledi. Eğitimin, kendileri için her zaman bir ülke ve millet ödevi olduğunu  vurgulayan Selçuk, 2020 yılında eğitim bütçesinin, merkezi yönetim bütçesinin  yüzde 16,2'sini oluşturduğunu belirtti.

Selçuk, 2020'nin, okul terklerinin ve öğrenci barınma sorunlarının en  aza indirileceği, güvenli eğitim ortamlarının sağlanmasına, dezavantajlı  kesimlerin eğitimden azami derecede faydalanmasına, eğitimin her kademesinde  niteliğin artırılmasına, tekli eğitime geçilmesine, okul öncesi eğitimin  yaygınlaştırılmasına, mesleki ve teknik eğitim atölye ve laboratuvarlarının  modernizasyonuna, rehberlik hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına, tasarım ve beceri  atölyelerinin kurulmasına, öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesine  yönelik hamle ve yatırım yılı olacağını bildirdi.

"DERS ÇİZELGELERİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI"

Bulundukları çağda öğrencilerin üretken bireyler olabilmesi için temel  bilgi, beceri ve değerleri edindirme sürecinin de bu doğrultuda değiştiğini dile  getiren Selçuk, kendilerinden çok şey beklenen ve büyük umutlar bağlanan genç  nesillerin daha donanımlı bir şekilde yetiştirilmesi için öğretim programlarının  buna uygun değiştirilmesi, dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Selçuk, 2023 Eğitim Vizyonu ve 11. Kalkınma Planı kapsamında öğretim  programlarında değişikliklerin yapısal olarak hayata geçirilmesinin  hedeflendiğini, pilot çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını belirtti.

  Ziya Selçuk, bu hedef doğrultusunda; temel becerilere ilişkin zorunlu  derslerin korunması şartıyla derinleşme, kişiselleştirme, uygulamaya yeterli  zaman sağlamak için zorunlu ders saati ve çeşitlerinin azaltılması, tüm eğitim  kademelerinde ders çizelgelerinin yeniden yapılandırılması, özel eğitim ihtiyacı  olan bireylere yönelik müfredatın zamanın ruhuna uygun olarak tasarlanması, hayat  boyu öğrenme programlarının çeşitliliği ve niteliğinin artırılarak kazanımlarının  belgelendirilmesine ilişkin çalışmalarına kararlılıkla devam edeceklerini  anlattı.

Öğrencilerin dört temel dil becerisi yeterliliklerinin tespit edilmesi  ve bu doğrultuda dil düzeylerinin belirlenmesi çalışmalarının kendileri için ayrı  bir önem ifade ettiğini vurgulayan Selçuk, bundan hareketle 2023 Eğitim  Vizyonu'nda Türkçe dil yeterlilikleri konusuna ayrı bir başlık açarak Türkçenin  korunması ve geliştirilmesini temel eğitimin omurgası olarak ele aldıklarını,  "Türkçe Söz Varlığı Projesi" ile "Dört Beceride Türkçe Dil Yeterliklerinin  Belirlenmesi ve Ölçülmesi Projesini" hayata geçirdiklerini anımsattı.

Selçuk, Dört Beceride Türkçe Dil Yeterliklerinin Belirlenmesi ve  Ölçülmesi Projesi kapsamında öğrencilerin okuma, yazma, dinleme ve konuşma  becerilerine sahip olma durumlarını belirlemek amacıyla ilk kez bir Türkçe sınavı  uyguladıklarını söyledi.   Bakan Selçuk, Türkçe Söz Varlığı Projesi ile yazılı ve sözlü dile  dayalı öğrenci derlemi, çocuk yazını derlemi ve genel Türkçe derlemi oluşturmayı  amaçladıklarını belirtti.

"GÜÇLÜ ÖĞRETMEN, GÜÇLÜ GELECEK"

Eğitim politikaları başta olmak üzere müfredat, materyal, teknoloji  gibi alanlarda yapılan her türlü reform ve iyileştirme çabalarının başarısının,  uygulamada büyük ölçüde öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin mesleki  yeterlilikleri, adanmışlıkları bakımından önemli olduğunu ifade eden Selçuk, bu  çerçevede, odağı çocuğun refahı olan kapsayıcı ve nitelikli bir eğitim hizmetinin  sağlanmasında, öğretmen ve okul yöneticilerinin mesleki becerilerinin  geliştirilmesinin önemli olduğunu kaydetti. Selçuk, eğitime ilişkin hareket noktalarının, "Güçlü öğretmen, güçlü  gelecek" olduğuna işaret ederek değişim ve dönüşümün ancak ve ancak öğretmenle  olacağını söyledi. "Öğretmen Destek Noktaları" ile Türkiye'nin dört bir yanında  mesleki gelişim programlarıyla dünyadaki güncel gelişmeler ışığında öğretmenlerin  yanında olacaklarını belirten Selçuk, şöyle devam etti:

"İl ve ilçe düzeyinde destek noktaları vasıtasıyla Türkiye'nin  öğretmen eğitiminin, okullarındaki, sınıflarındaki her türlü iş ve işlemin nasıl  geliştirileceğine dair ortak bir fikir, dil ve eylem alanı oluşturuyoruz. Destek  noktaları vasıtasıyla sürdürülebilir ve sürekli eğitimi hedefliyoruz.  Üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri gibi  Türkiye'nin birikimi ile öğretmenlerin mesleki gelişimindeki her ihtiyacını anlık  olarak belirleyen, destekleyen bir yapı kurmayı hedefliyoruz.

Ayrıca mevcut insan kaynağının en verimli şekilde kıymetlendirilmesi  ve aidiyetin güçlenmesi için öğretmen ve yöneticilerin hakları konusunda gerekli  duyarlılık gösterilerek öğretmen ve okul yöneticilerimizin atanmaları, çalışma  şartları, görevde yükselmeleri, özlük hakları ve benzeri diğer hususları dikkate  alan Öğretmenlik Meslek Kanunu’na ilişkin dosyamızı Cumhurbaşkanlığına sunduk."

"Genç öğretmen kadrosu"

Bakanlığa bağlı resmi eğitim kurumlarında 946 bin 114 öğretmen  bulunduğunu aktaran Selçuk, hükümetleri döneminde atanan öğretmen sayısının,  mevcut öğretmen sayısının yüzde 69'una karşılık geldiğini bildirdi. Bunun aynı  zamanda genç bir öğretmen kadrosuna sahip olduklarını gösterdiğini ifade eden  Selçuk, 40 yaş ve altındaki öğretmen sayısının, toplam öğretmen sayısının yüzde  65'i olduğunu söyledi. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısının ilköğretimde 16'ya,  ortaöğretimde de 11'e düştüğüne dikkati çeken Selçuk, tüm coğrafi bölgelerdeki  öğretmen doluluk oranlarının birbirine yakın düzeye yükseltildiğini, norm kadro  doluluk oranlarının Doğu Anadolu Bölgesi'nde yüzde 90,61, Güneydoğu Anadolu  Bölgesi'nde yüzde 88,45, ülke genelinde ise yüzde 90,34 seviyesinde olduğunu  bildirdi.

Veriye dayalı yönetim anlayışı

Selçuk, bakanlığın 2023 Eğitim Vizyonu çerçevesinde veriye dayalı  yönetim anlayışını benimsediğini, bu anlayıştan hareketle eğitime ayrılan  kaynakların daha etkin planlanabilmesi ve okul kapasitelerinin belirlenebilmesi  amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemini hayata geçirdiğini  söyledi. Bakan Selçuk, bu sistemle planlaması, izlenmesi, denetlenmesi çok daha  kolay ve sağlıklı hale getirilen eğitim altyapısını,  derslik başına düşen  öğrenci sayısını azaltmak ve ikili öğretime son vererek okullarda tam gün eğitim  ve öğretime geçme hedefleri doğrultusunda güçlendirdiklerini anlattı.  Bu çerçevede 2003'ten bugüne kadar, 51 bin 912'si hayırsever vatandaş  tarafından olmak üzere toplam 315 bin 884 yeni dersliğin yapımının tamamlanarak  eğitim ve öğretimin hizmetine sunulduğunu anlatan Selçuk, bütün bu çalışmalar  sonrasında derslik başına düşen öğrenci sayısının ilköğretimde 24'e,  ortaöğretimde ise 20'ye düştüğünü belirtti.

Türk eğitim sisteminin daha iyi hale gelmesinde hayırseverlerin büyük  katkısı olduğuna işaret eden Selçuk, "Eğitime katkı sağlamak isteyen her bir  yurttaşımızın bu arzusunu daha kolay gerçekleştirebilmesi için yazılımsal bir  altyapı kurduk. Pilot çalışmasını tamamladık. Okul yurttaş iş birliğini  gerçekleştirmek için hazırladığımız bu altyapının pilot çalışmasının ardından  uygulamasına önümüzdeki yıldan itibaren geçilecektir." diye konuştu.

Güvenli eğitim çalışmaları gelecek ay açıklanacak

Ziya Selçuk, geleceğin teminatı çocukların güvenli bir eğitim ve  öğretim hayatı geçirmelerini, muhtemel şiddet olayları ile madde bağımlılığı ve  diğer zararlı alışkanlıklardan korunmalarını sağlamak amacıyla 752 okulun,  Emniyet Genel Müdürlüğü Kent Güvenliği Yönetim Sistemi'ne entegre edildiğini  anımsatarak "1 yıldır süren çalışmaların sonucunu önümüzdeki ay açıklama  imkanımız olacak." dedi. Kültür, sanat, spor, bilim ve hayat becerilerinde çocuklara derinlikli  bir bakış açısı sunmak ve ellerini kullanmalarına fırsat vererek teori ve pratiği  birleştirmeleri için bir ortam oluşturmak için çaba harcadıklarını dile getiren  Selçuk, "Elleriyle, gözleriyle, duygularıyla, zihniyle, parmak uçlarıyla muhteşem  bir sistem olan varlığının her detayını harekete geçirsin, öğrensin diye tasarım  beceri atölyeleri oluşturduk. Son 1 yıl içinde 5 binden fazla atölyeyi hizmete  soktuk." ifadesini kullandı.

700 okula daha etkileşimli tahta

Öğrenme süreçlerinin teknolojik altyapıyla desteklenmesinde önemli  mesafe kaydedildiğini vurgulayan Selçuk, şu bilgileri verdi:    "Bugüne kadar 432 bin 288 adet etkileşimli tahta okullarımıza  kurulmuştur. Yaklaşık 700 okul için 11 bin adet etkileşimli tahtanın sözleşmesi  yapılmış olup 2019 sonuna kadar ilgili okullara kurulumu yapılacaktır. 13 bin 489  okula Sanal Özel Ağ (VPN) üzerinden geniş bant internet erişimi verilmektedir.  Altyapının verimli ve etkili kullanılabilmesi öğretmenlerimizin yetkinliğine ve  özellikle de dijital eğitim içeriklerinin kalitesine, yeterliliğine ve  kullanılabilir olmasına bağlıdır. TÜBİTAK Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi’yle  imzalanan sözleşme ile; milli işletim sistemi Pardus'un okullarda  yaygınlaştırılması sağlayarak Türk yazılım endüstrisine destek de verilmektedir."

Sağlanan destekler

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, 2020 yılı bütçesinden öğrencilere doğrudan  nakdi ve ayni olarak önemli destekler sağlamaya devam edeceklerini bildirdi. Selçuk, ilköğretim ve ortaöğretimde 284 bin 535 öğrencinin  faydalandığı burslar için 1 milyar 20 milyon lira,1 milyon 248 bin 983 öğrencinin  faydalandığı taşımalı eğitim ve yemek yardım programı için 4,5 milyar lira, 385  bin 943 engelli çocuğun faydalanacağı eğitim programları için 3 milyar 680 milyon  lira, destekleme ve yetiştirme kursu çerçevesinde 1 milyar 800 milyon lira, özel  okullara giden 157 bin 32 öğrenciye eğitim öğretim desteği kapsamında 804 milyon  lira, pansiyonlarda barınan 344 bin öğrenciye barınma, harçlık ve giyim-kırtasiye  desteği olarak 1 milyar 480 milyon lira, ücretsiz kitap desteği kapsamında 1  milyar 334 milyon lira, üniversitelerde harcı kaldırmaları sonucunda 2 milyon 186  bin üniversite öğrencisi için üniversitelere 600 milyon lira destek verileceğini  açıkladı.

Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilere sunulan eğitim hizmetlerinin  niteliğini artırmak, sağlıklı ve nitelikli malzemelerden oluşan materyal teminini  sağlamak amacıyla 100 farklı çeşitten toplam 143 bin materyal seti hazırlandığını  söyleyen Selçuk, "Üretilen bu materyaller 81 ilde öğrenim gören özel  çocuklarımızın okullarına gönderilmiştir. Söz konusu materyaller 6 bin özel  eğitim sınıfının ve okulunun materyal ihtiyacını karşılamıştır. Bunun yanında  dijital içerikli özel eğitim materyallerinin oluşturulmasına yönelik olarak  çalışmalara başlanmıştır." diye konuştu.  2019-2020 eğitim ve öğretim yılı itibarıyla tüm eğitim kademelerinde  toplam 14 bin 332 özel okul bulunduğunu belirten Selçuk, 2018-2019 eğitim ve  öğretim yılında açık öğretim öğrencileri hariç tüm özel okullarda kayıtlı  öğrencilerin toplam öğrenci sayısına oranının yüzde 8,72’ye ulaştığını, örgün  eğitim içerisindeki özel okul sayılarının toplam okul sayısına oranının ise yüzde  19,2 olduğunu kaydetti.

Eğitim sisteminde ciddi bir yük üstlenen özel öğretim alanının gelecek  üç yıllık süreçte daha esnek ve amaca dönük bir yapıya kavuşturulacağını ifade  eden Selçuk, "Uluslararası standartlar getirilerek gelişen özel öğretim, tüm  okullar için destekleyici ve geliştirici bir işlev üstlenecektir." dedi.  Özel öğretime teşvik uygulamasını kademeli olarak kaldırma kararı  aldıklarını anımsatan Selçuk, "Bu kapsamda, 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında  eğitim-öğretim desteği kapsamına yeni öğrenci alınmamıştır. 2020 yılı bütçemizde,  henüz öğretim kademesini tamamlamayan 84 bin 964 öğrencinin eğitim ve öğretim  desteği olarak 329 milyon lira ödenek öngörülmüştür." ifadelerini kullandı.

Ölçme ve değerlendirmenin üç temel ilkesi olan "güvenirlik, geçerlik  ve kullanışlılık" ilkelerini göz önüne alarak Ankara'da bulunan sınav evrakının  hazırlandığı ve basıldığı tesisleri yenilediklerini belirten Selçuk, "Çocuğun  sadece adını, soyadını, derste nasıl olduğunu, uslu mu, hareketli mi olduğunu  bilmek bize yetmez. İlgisini, merakını, hayalini, elinin becerisini, evde ne  okuduğunu, ne yaptığını, bütün bu süreçleriyle bilmek gerekir. Bilelim ki  çocuklarımızı izleyelim, değerlendirelim, eksik gördüğümüz yerlere müdahale  edelim istiyoruz. Öğrencilerimizi tanıdığımız haliyle yönlendirmek için  e-portfolyo sistemini geliştirdik." diye konuştu.

PISA sonuçları

PISA 2018 sonuçlarını da değerlendiren Selçuk, Türkiye'nin, okuma  becerileri alanındaki değerlendirme sonuçlarına göre ortalama puanını 428’ten  466’ya, matematik alanındaki sonuçlara göre ortalama puanını 420’den 454’e, fen  alanında ortalama puanını 425’ten 468’e çıkardığını kaydetti. Eğitimin, Türkiye'nin yarınını şekillendiren en önemli unsur ve insana  dair yapılacak yatırımların en değerlisi olduğuna işaret eden Milli Eğitim Bakanı  Selçuk, "Hükümetimiz bu bilinçle hareket etmekte, eğitim alanına yönelik  yatırımlarını bilimsel ve pedagojik gelişmelerle koşut bir şekilde  sürdürmektedir. Eğitimin ortak memleket meselesi olarak görülüp bu desteğin  sürdürülmesi önemlidir." değerlendirmesinde bulundu.  CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Selçuk'un konuşmasından sonra söz  alarak "Saray eğitim bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığının  yetkilerini kullanıyor. Davul kendi elinizde olsa da tokmak sarayda. Gölge saray  eğitim bakanlığı Milli Eğitim Bakanı'nın yetkilerini kullanıyor." eleştirisinde  bulundu.